Sülük tedavisi nedir? Sülük tedavisi ne işe yarar?

Sülük tedavisi (hirudoterapi), Hirudo medicinalis adı verilen, yaklaşık 10 cm uzunluğunda halka solucanları grubuna ait 800'den fazla türü bulunan sülüklerin, cilde yerleştirilerek kan emmesine dayanan ve çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir tedavi tekniğidir. Sülük tükürüğü, kanın pıhtılaşmasını önleyen ve kan akışını iyileştirmeye yardımcı olan antikoagülan adı verilen maddeler içerir. Bu özelliği sayesinde venöz tıkanıklığın tedavisinde mükemmel bir çözümdür. Ayrıca, dejeneratif eklem hastalıkları (osteoartrit), varis ve plastik cerrahide doku flebinin hayatta kalma oranını artırmak için kullanılır.

entry image

Sülük tedavisi nedir?

Sülük tedavisi (Hirudoterapi), canlı tıbbi sülüklerin cilde yerleştirilerek kan emmesi yoluyla uygulanan geleneksel bir tedavi yöntemidir. Sülük tıbbi tedavide kullanılan birçok kimyasal bileşik üretir. Sülükler deriyi ısırarak kan emerken, pıhtılaşmayı önleyen (antikoagülan) ve bölgeyi uyuşturan (anestezik) tükürüklerini enjekte ederler. Lokal anestezik maddeler, şişliği azaltan kimyasallar, kan akışını artıran ve pıhtılaşmayı önleyen kan sulandırıcılar ve aynı zamanda zararlı bakterileri öldüren ve yaraları iyileştiren antibiyotikler de ürettikleri önemli bileşenlerdir. Bu tedavide kullanılan sülükler doğada bulunanlarla aynı değildir, özellikle tıbbi kullanım için yetiştirilirler.

Sülük tedavisi ne işe yarar?

Hirudoterapi, tıbbi sülüklerin kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Hirudo medicinali türü sülükler, yüzyıllardır hastaların tedavisinde kullanılmaktadır. Geçmişte, sülüklerin savaş yaralarının tedavisi de dâhil olmak üzere birçok rahatsızlığın tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Günümüzde sülükler, apse, artrit, glokom, miyastenia gravis, tromboz ve bazı venöz bozuklukların tedavisinde yardımcı olarak kullanılmaktadır. Tıbbi sülükler ayrıca plastik cerrahide ve bazı kan dolaşımı sorunlarında da kullanılabilir.

Sülük tedavisi hangi hastalıklarda kullanılır?

Sülük tedavisi, tıpta kullanılan en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Kan pıhtılaşmasını azaltmak, kan birikmesinden kaynaklanan venöz basıncı hafifletmek (venöz yetmezlik) ve rekonstrüktif cerrahide kritik kan akışına sahip organların yeniden birleştirme operasyonlarında dolaşımı uyarmak için etkili bir yöntem sağlarlar.

Sülük geleneksel ve tamamlayıcı tedavi alanlarında aşağıdaki durumlarda kullanılabilir:

  • Artrit kaynaklı eklem hastalıkları
  • Tenisçi dirseği olarak bilinen dirsek ağrısı
  • Hareket kısıtlamasına neden olan ortopedik rahatsızlıklar
  • Kan dolaşımı bozukluğu
  • Beyin sinir sistemi bozuklukları (MS, baş ağrıları ve migren)
  • Retinayı etkileyen bazı göz hastalıkları
  • Meniere hastalığı
  • Varis ve hemoroidler
  • Plastik cerrahi sonrası damar tıkanıklığı riskini azaltmak
  • Bazı cilt hastalıkları
  • Ayrıca bacaklardaki varis hastalıklarından kaynaklanan ağrıyı azaltmak için de kullanılır.

Sülük tedavisi faydaları nelerdir?

Tıbbi sülüklerin tükürük bezlerinin salgısı 100'den fazla biyoaktif madde içermektedir. Bu salgılar arasında vazodilatörler, bakteriyostatikler, analjezikler, antiinflamatuar ve antikoagülanlar, ödem gidericiler bulunur; bunlar mikrosirkülasyon bozukluklarını ortadan kaldırır, doku ve organların hasar görmüş vasküler geçirgenliğini onarır, hipoksiyi ortadan kaldırır, kan basıncını düşürür, bağışıklık sistemi aktivitesini artırır, ağrının nedenini çözer ve organizmanın biyoenerjetik durumunu iyileştirir. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), 2004 yılında sülüklerin ameliyat sonrası lokalize venöz tıkanıklık tedavisinde kullanımını onaylayarak, onları canlı, nefes alan tıbbi cihazlar olarak tanımıştır.

Sülük tedavisi zararlı mıdır?

Hirudoterapi, uzman bir hekim veya sağlık personeli tarafından uygun şekilde kullanıldığında büyük olasılıkla güvenlidir. Hirudoterapi genellikle iyi tolere edilir. Yan etkileri arasında kaşıntı, kızarıklık, şişme ve kanama olabilir. Ancak sülük tedavisi, şiddetli anemi, hemofili, antikoagülan kullananlar, cerrahi işlem öncesinde aktif kanama odağı olanlar, şiddetli alerjisi olanlar, hamileler, emziren anneler, tedaviye uyum sağlayamayan ağır psikiyatrik hastalar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, sirozlu hastalar, HIV taşıyıcıları, kemoterapi ve radyoterapi görenler için uygulanmamalıdır.

Sülük tedavisi kimlere uygulanmaz?

  • Kanama diyatezi (örneğin hemofili), aktif kanama odağının varlığı, şiddetli anemi
  • Ameliyat öncesinde kan sulandırıcı kullanımı
  • Hamilelik ve emzirme, sülük veya diğer canlılara karşı alerji
  • Tedaviye uyumu etkileyen ciddi psikiyatrik bozukluklar
  • Lösemi, kemik iliği baskılanması ve kanser vakalarında
  • Gastrointestinal kanama vakalarında
  • Kontrol altına alınmamış diyabeti veya kalp yetmezliği olanlar
  • Kısa bir süre önce mide-bağırsak kanaması gibi bir hastalık geçirmiş olanlar
  • Cerrahi işlemler öncesinde ve sonrasında
  • Karaciğer sirozu varlığında, enfeksiyon (HIV pozitifliği, vb.)
  • Diyaliz hastalarında
  • Kalp pili takılı olan çocuklarda (18 yaş altı)
  • Adet döneminde, kemoterapi ve radyoterapi sırasında uygulanmaz.

Sülük tedavisi sonrası nelere dikkat edilmeli?

Sülük tedavisi (Hirudoterapi) sonrasında bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerekir. Sülüklerin salgıladığı Hirudin adlı madde kanın pıhtılaşmasını geciktirdiği için uygulama yapılan bölgede birkaç saat hatta bazen 24 saate kadar hafif kanama görülebilir. Bu durum genellikle normal kabul edilir. Ancak kanamanın kontrol altında tutulması için uygulama yerindeki bandaj bir süre çıkarılmamalı ve gerekirse temiz bir gazlı bezle hafif baskı uygulanmalıdır. Kanama 24 saatten uzun sürerse bir sağlık uzmanına başvurulması önerilir.

Uygulama sonrası ilk 24 saat boyunca yara bölgesinin suyla temas etmemesi önemlidir. Bu nedenle duş alınmaması, sonrasında ise çok sıcak su kullanılmaması ve yaranın sert şekilde ovulmaması gerekir. Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için uygulama bölgesi temiz ve kuru tutulmalı, bandajlar düzenli olarak değiştirilmelidir. Bölgede aşırı kızarıklık, şişlik, kötü koku, şiddetli ağrı veya ateş gibi belirtiler görülürse mutlaka doktora danışılmalıdır.

Sülük tedavisinden sonra vücudu zorlayacak aktivitelerden de kaçınılmalıdır. İlk 24 saat ağır egzersiz yapılmaması, hamam ve sauna gibi çok sıcak ortamlardan uzak durulması ve alkol tüketilmemesi önerilir. Ayrıca uygulama yapılan bölgede birkaç gün sürebilen hafif kaşıntı oluşabilir; bu durumda bölgenin kaşınmaması ve gerekirse doktorun önerdiği bir krem kullanılması uygun olur. Bu kurallara dikkat edilmesi, tedavi sonrası iyileşme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Hızlı Randevu Al
Sizi Arayalım
Bize Ulaşın