Eklem ağrısı: Nedenleri, belirtileri ve tedavi süreci

Eklem ağrısı veya artalji, yaralanma, artrit (osteoartrit, romatoid artrit), gut, bursit veya enfeksiyonlardan kaynaklanan, hafif rahatsızlıktan şiddetli, kronik ağrıya kadar değişen yaygın bir semptomdur. Birçok farklı sağlık sorununun belirtisi olabilir. Artrit, eklem ağrısının en yaygın nedenidir. Genellikle eller, ayaklar, kalçalar, dizler veya omurgada hissedilir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre kas-iskelet sistemi hastalıkları, dünya genelinde engelliliğe yol açan en yaygın durum grubu olup eklem ağrısı bu tablonun merkezinde yer almaktadır.

entry image

Eklem ağrısının yaygın nedenleri

Eklem ağrısı, vücudunuzdaki bir veya daha fazla eklemi etkileyen rahatsızlıktır ve birçok olası nedeni vardır. Ayrıca viral enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar (örneğin lupus) veya fibromiyalji gibi durumlar sonucunda da ortaya çıkabilir. Eklem ağrıları özellikle yaşlandıkça daha yaygın olarak görülür. Nedenin doğru belirlenmesi, tedavinin etkinliği açısından belirleyici öneme sahiptir.

Eklem ağrısına neden olabilecek bazı hastalıklar ve durumlar şunlardır:

  • Romatoid artrit ve lupus gibi otoimmün hastalıklar
  • Bursit
  • Kondromalazi patella
  • Eklemlerde kristaller (gut hastalığı ve CPPD artriti (yalancı gut))
  • Virüs kaynaklı enfeksiyonlar
  • Kırık gibi yaralanmalar
  • Osteoartrit
  • Osteomiyelit (kemik enfeksiyonu)
  • Septik artrit (eklem enfeksiyonu)
  • Tendinit
  • Olağan dışı zorlanma veya aşırı kullanım, kas gerilmesi veya burkulması dâhil

Eklem ağrısında belirtiler ve eşlik eden bulgular

Eklemde lokalize ağrı, sertlik (özellikle sabahları), şişlik, sıcaklık, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerle kendini gösterir. Eklem ağrısının yaygın belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Keskin, künt veya sızlayıcı olabilen, genellikle hareketle artan ve dinlenmeyle azalan ağrı.
  • Genellikle sabahları veya hareketsizlik dönemlerinden sonra ortaya çıkan sertlik (Genellikle 30 dakika veya daha uzun sürer).
  • Eklem çevresinde sıcaklık
  • Eklem çevresinde şişlik
  • Eklemi hareket ettirmede zorluk veya eklemin kilitlenmiş ya da "sıkışmış" gibi hissedilmesi.
  • Eklem içinde duyulan, genellikle osteoartrit ile ilişkili olan, gıcırdama, tıklama veya patlama sesi.
  • Eklemde gevşeklik, güçsüzlük veya "bozulma" hissi.
  • Şiddetli vakalarda, eklemde gözle görülür şekilde deformasyon veya şekil bozukluğu.

Eklem ağrısının tanısında kullanılan yöntemler

Eklem ağrısının nedenini teşhis etmek, genellikle klinik değerlendirme ile başlayıp iltihaplı ve iltihapsız nedenleri ayırt etmek için laboratuvar testleri ve görüntüleme çalışmalarıyla devam eden kapsamlı bir yaklaşım gerektirir. Tam kan sayımı, eritrosit sedimentasyon hızı (ESR), C-reaktif protein (CRP), romatoid faktör (RF), anti-CCP antikoru ve ürik asit düzeyi, tanıya yönelik temel kan testleri arasında yer alır.

Eklem ağrısının tanısında kullanılan görüntüleme yöntemleri arasında şunlar yer alır:

Röntgen

Kemik hasarını, kıkırdak kaybını (eklem boşluğunun daralmasıyla belirtilir) ve kemik çıkıntılarını (osteofitler) tespit etmek için kullanılan standart ilk görüntüleme aracıdır.

Ultrason

Tendonlar ve bağlar dâhil olmak üzere yumuşak dokuları iltihaplanma (sinovit) veya sıvı birikimi açısından değerlendirir; genellikle sıvı çekimi sırasında iğne yerleştirme işlemine rehberlik etmek için kullanılır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)

Yumuşak dokuların, kıkırdağın ve kemik iliğinin son derece ayrıntılı görüntülerini sağlayarak, eklem hasarlarını veya yaralanmalarını erken ve hafif düzeyde tespit etmede hassas bir yöntemdir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Özellikle MR mümkün olmadığında kemik yapılarının ayrıntılı bir görünümünü elde etmek veya gut hastalığında ürik asit birikimini tespit etmek için kullanılır.

Kemik taraması

Kemik aktivitesinin yüksek olduğu bölgeleri belirlemek için kullanılan bir nükleer tıp testidir; enfeksiyon, tümör veya gizli kırıkların yerini tespit etmede yardımcı olur.

Özel işlemler:

Artroskopi

Eklem içine küçük bir kamera (artroskop) yerleştirilir ve bu sayede içyapıların doğrudan, gerçek zamanlı olarak görüntülenmesi sağlanarak hasar veya hastalık teşhis edilir.

Biyopsi

Nadir görülen, teşhisi zor vakalarda enfeksiyon (tüberküloz veya mantar gibi), sarkoidoz veya belirli iltihaplı hastalıkları kontrol etmek için sinovyal biyopsi gerekebilir.

Eklem ağrısında tedavi yaklaşımları

Eklem ağrısı için tedavi yaklaşımları, yaşam tarzı değişiklikleri (kilo verme, düşük etkili egzersiz), fizik tedavi ve NSAID'ler, asetaminofen veya topikal kremler gibi ilaçların bir kombinasyonunu içerir. Sürekli ağrı için seçenekler arasında ortez kullanımı, enjeksiyonlar (kortikosteroidler, hyaluronik asit) ve sıcak/soğuk terapi yer alır. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri

Sağlıklı bir kiloyu korumak eklemler üzerindeki stresi azaltırken, egzersiz hareketliliğe yardımcı olur. Yürüyüş, yüzme veya bisiklet sürme gibi düşük etkili aktiviteler önerilir.

Fizik tedavi

Eklemlerin etrafındaki kasları güçlendirmek, dengeyi artırmak ve zorlanmayı azaltmak için kişiye özel egzersizler.

Topikal NSAİİ'ler

Ağrıyı gidermek için doğrudan ekleme uygulanan ve yan etkileri minimum düzeyde olan kremlerdir.

Ağızdan alınan ilaçlar

Ağrı yönetimi için steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ'ler) veya asetaminofen.

Enjeksiyonlar

Kortikosteroid enjeksiyonları, iltihaplanmadan anında ve kısa süreli rahatlama sağlayabilir.

Alternatif terapiler

Akupunktur ve masaj gibi teknikler hareket kabiliyetini artırabilir ve ağrıyı azaltabilir.

Destekleyici cihazlar

Eklemleri stabilize etmek ve basıncı azaltmak için kullanılan ortezler, ateller veya yürüme yardımcıları (bastonlar).

Cerrahi seçenekler

Şiddetli, kronik veya yaşamı olumsuz etkileyen eklem hasarları için diz veya kalça protezi gibi işlemler.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Eklem ağrısı yaşlılığın kaçınılmaz bir parçasıdır, tedavi gerekmez." (Yaygın yanılgı)

Hayır, eklem ağrısının yaşlanmanın kaçınılmaz ve tedavi edilemez bir parçası olduğu fikri bir yanılgıdır. Eklemler zamanla doğal değişikliklere uğrayarak sertleşmeye veya osteoartrit gibi aşınma ve yıpranma durumlarına daha yatkın hale gelse de, sürekli veya şiddetli eklem ağrısı yaşlanmanın normal bir parçası değildir ve genellikle altta yatan, tedavi edilebilir bir rahatsızlığın göstergesidir. (Gerçek)

"Eklem ağrısında egzersiz yapmak eklemleri daha fazla yıpratır." (Yaygın yanılgı)

Eklem ağrısı sırasında egzersiz yapmanın eklemleri daha da yıprattığı iddiası genellikle, orta düzeyde ve düzenli egzersiz için yanlıştır. Aslında, kronik eklem ağrısı (örneğin osteoartrit) olan çoğu insan için, hareketsizlik eklemlere egzersizden daha fazla zarar verir. Ağrıyan bir eklemi hareket ettirmenin "aşınma ve yıpranmaya" neden olması mantıklı görünse de, araştırmalar eklemlerin sağlıklı ve yağlı kalabilmek için harekete ihtiyaç duyan canlı dokular olduğunu göstermektedir. (Gerçek)

"Kireçlenme (osteoartrit) sadece yaşlılarda görülür." (Yaygın yanılgı)

Hayır, osteoartrit sadece yaşlılarda görülmez. 50 yaş üstü kişilerde daha yaygın olmakla birlikte, daha genç yetişkinleri ve bazı durumlarda ergenleri de etkileyebilir; bu durum genellikle önceki eklem yaralanmaları, obezite veya genetik faktörlerden kaynaklanır. İleri yaş en büyük risk faktörü olsa da, osteoartrit yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir. (Gerçek)

"Ağrı kesici kullanmak eklem hastalığını tedavi eder." (Yaygın yanılgı)

Ağrı kesiciler (analjezikler) ve NSAİİ'ler (steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar), osteoartrit ve romatoid artrit gibi eklem hastalıklarında ağrı, şişlik ve sertliği azaltarak semptomları yönetmek için tasarlanmıştır. Bu tedaviler altta yatan nedeni tedavi etmez, hastalığı iyileştirmez veya özellikle otoimmün rahatsızlıklarda eklem hasarının ilerlemesini durdurmaz.  Romatoid artrit gibi inflamatuvar hastalıklarda hastalık modifiye edici ilaçların kullanılması gerekir. (Gerçek)

"Glukozamin ve kondroitin takviyeleri her eklem ağrısında etkilidir." (Yaygın yanılgı)

Glukozamin ve kondroitin üzerine yapılan çalışmaların sonuçları çelişkili olsa da, bazı kanıtlar bunların osteoartrit kaynaklı eklem ağrısını ve sertliğini hafifletmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.  (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Romatoloji, ortopedi veya iç hastalıkları polikliniğine başvurun:

  • Belirtilerin 3 günden fazla sürmesi veya sık, tekrarlayan ataklar şeklinde ortaya çıkıyorsa.
  • Eklem çevresinde gözle görülür şişlik, kızarıklık veya sıcaklık artışı varsa.
  • Eklemi hareket ettirememe, hareket açıklığının azalması veya ağırlık taşıyamama.
  • Travmatik bir olay sonucu oluşan ağrı veya eklemin deforme olmuş gibi hissediliyorsa.
  • Uyku düzeni bozan, günlük aktiviteleri engelleyen veya yaşam tarzınızı değiştirmeye neden olan ağrı.
  • Bilinen bir romatizmal hastalık nedeniyle ilaç kullanılıyorsa ve şikâyetler artıyorsa.

Acile başvurun:

  • Eklemde ani gelişen, şiddetli ağrı, belirgin şişlik ve ateş birlikte varsa (septik artrit şüphesi)
  • Travma sonrası eklemde hareket edememe, şekil bozukluğu veya aşırı şişlik gelişmişse
  • Kırmızı, sıcak ve ağrılı bir eklem varlığında ateş 38,5 °C'nin üzerindeyse
  • Eklem ağrısına göğüs ağrısı, nefes darlığı veya ciltte döküntü eşlik ediyorsa

Sık sorulan sorular (SSS)

Özellikle önceden bir yaralanma olmamışsa, eklem ağrısı çekmeniz durumunda aile hekimi veya iç hastalıkları uzmanına başvurulabilir. Şüpheli otoimmün hastalıklarda (örneğin, romatoid artrit, lupus gibi) romatoloji, mekanik veya travmatik bir neden söz konusuysa ortopedi ve travmatoloji, ağrının hareketi ciddi biçimde kısıtladığı durumlarda ise fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına yönlendirilmek uygun olur.
Akut iltihaplanma, şişlik ve şiddetli ağrı (örneğin artrit atakları veya yaralanmalar) için kan akışını azaltarak soğuk uygulayın. Kronik ağrı, sertlik veya eklemleri aktivite öncesinde ısıtarak esnekliği artırmak için sıcak uygulayın. Genellikle, sabahları oluşan sertlik için ısı, akşamları oluşan şişlik için ise soğuk uygulama kombinasyonu en iyi sonucu verir.
Evet, eklem ağrısı doğrudan beslenmeyle ilişkilidir. İşlenmiş gıdalar, rafine şekerler, sağlıksız yağlar ve aşırı tuz tüketimi iltihaplanmayı tetikleyerek artrit semptomlarını kötüleştirebilir. Tersine, Akdeniz diyeti gibi bir diyet benimsemek, iltihabı azaltarak eklem ağrısını hafifletebilir.
Osteoartrit ve romatoid artrit arasındaki temel fark, eklem semptomlarının altında yatan nedendir. Osteoartrit (OA), genellikle 'aşınma ve yıpranma' artriti olarak adlandırılır çünkü esas olarak eklem kıkırdağının kademeli olarak parçalanması ve tekrarlayan hareketlerden kaynaklanır. Romatoid artrit (RA) ise, bağışıklık sistemimizin yanlışlıkla eklem zarını hedef alarak iltihaplanmaya ve hasara neden olduğu otoimmün bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkları birbirinden ayıran bir diğer faktör ise belirtileridir. Osteoartrit genellikle belirli eklemlerde sertliğe ve ağrıya neden olur (bu ağrı genellikle aktiviteyle daha da kötüleşir), romatoid artrit ise tipik olarak aynı anda birden fazla eklemi etkiler.
Evet, egzersiz eklem ağrılarında güvenlidir ve tavsiye edilir. Genellikle sertliği azaltmak ve destekleyici kasları güçlendirmek için önemli bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Düşük etkili aktiviteler en iyisidir, çünkü eklem yağlanmasını artırmaya ve kronik ağrıya neden olmaktan ziyade azaltmaya yardımcı olurlar. Yüksek yoğunluklu egzersizler yerine düzenli ve orta düzeyde hareket tavsiye edilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın