Hepatit B: Nedenleri, belirtileri ve tedavi süreci

Hepatit B, Hepatit B Virüsü (HBV) kaynaklı, akut (kısa süreli) veya kronik (uzun süreli) hastalığa yol açabilen ciddi bir karaciğer enfeksiyonudur. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verileri dünya genelinde yaklaşık 296 milyon kişinin kronik hepatit B ile yaşamakta ve her yıl yaklaşık 820.000 kişinin de siroz ve karaciğer kanseri başta olmak üzere hepatit B'ye bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koymaktadır.

Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre hepatit B taşıyıcılık oranı toplumda yüzde 2-4 arasında seyretmektedir. HBV bulaşıcıdır ve enfekte kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla yayılır. Aşı, enfeksiyonu önlemenin en iyi yoludur.

entry image

Hepatit B nasıl bulaşır?

Hepatit B, öncelikle HBV ile enfekte olmuş bir kişiden gelen kan, meni veya diğer bazı vücut sıvıları (mikroskobik miktarlarda bile olsa) enfekte olmamış bir kişinin vücuduna girdiğinde yayılır. Hepatit B; el sıkışma, sarılma, öksürme, hapşırma, ortak kap kullanma veya anne sütüyle günlük temas yoluyla bulaşmaz.

HBV şu yollarla da bulaşabilir:

  • HBV virüsü taşıyan bir kişiden doğum.
  • Hepatit B virüsü taşıyan bir kişiyle cinsel ilişki.
  • HBV virüsü taşıyan bir kişinin kanıyla kirlenmiş ekipmanların, örneğin iğne, şırınga ve hatta glikoz ölçüm cihazı gibi tıbbi ekipmanların paylaşılması.
  • Diş fırçası veya tıraş bıçağı gibi kişisel eşyaların paylaşılması (daha az yaygın olsa da).
  • Hepatit B hastası bir kişinin kanıyla veya açık yaralarıyla doğrudan temas.
  • Sağlık kuruluşlarında enfeksiyon kontrolünün yetersizliği.
  • Virüs tükürükte bulunabilse de öpüşme veya ortak kullanılan eşyalar yoluyla bulaşmaz. Hepatit B, hapşırma, öksürme, sarılma, emzirme veya yiyecek ya da su yoluyla bulaşmaz.

Herkes hepatit B'ye yakalanabilir ancak bazı yaşam şartları, meslek ve davranışlar riskinizi artırabilir. Bunlara şunlar dâhildir:

  • Hepatit B hastası olan kişilerden doğan bebekler.
  • Hepatit B'nin yaygın olduğu belirli ülkelerde doğan insanlar.
  • Bebekken aşılanmamış ve ebeveynleri hepatit B oranlarının yüksek olduğu ülkelerde doğmuş kişiler.

Ayrıca aşağıdaki gibi tıbbi rahatsızlıkları olan kişileri de içerir:

  • Hepatit C hastası olan kişiler.
  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara sahip kişiler, örneğin insan immün yetmezlik virüsü (HIV).
  • Diyaliz tedavisi gören kişiler.
  • Karaciğer hasarı veya iltihabı olan kişiler.
  • Hapishanede veya cezaevinde bulunmuş kişiler.
  • Uyuşturucu madde enjekte eden veya iğne, şırınga ya da diğer uyuşturucu ekipmanlarını paylaşan kişiler.

Diğer bulaş riski bulunan durumlar:

  • Hepatit B hastası kişilerin cinsel partnerleri.
  • Hepatit B hastası biriyle aynı evde yaşayan kişiler.
  • İş yerinde kana maruz kalan sağlık ve kamu güvenliği çalışanları.

Akut ve kronik hepatit B: Fark nedir?

Akut hepatit B, HBV'ye maruz kaldıktan sonraki ilk 6 ay içinde ortaya çıkan kısa süreli bir hastalıktır. Akut hepatit B'li bazı kişilerde hiçbir belirti görülmez veya hastalık hafif seyreder. Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 95'i bağışıklık sistemi aracılığıyla virüsü kendiliğinden temizler. Diğerlerinde ise akut hepatit B kronikleşir, hastaneye yatmayı gerektiren daha ciddi bir hastalığa neden olabilir. Kronik hepatit B ise, akut hepatit B, olarak bilinen ömür boyu süren bir enfeksiyondur. Tedavi edilmediği takdirde, kronik hepatit B, karaciğer hasarı, siroz, karaciğer kanseri ve hatta ölüm de dâhil olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Hepatit B belirtileri

Hepatit B virüsü ile enfekte olan birçok kişi belirti göstermez. Akut enfeksiyon sırasında belirtiler ortaya çıkarsa, genellikle maruz kalmadan 90 gün sonra başlar. Akut HBV enfeksiyonu ve kronik HBV enfeksiyonunun belirtileri benzer olsa da kronik enfeksiyonu olan çoğu kişide belirtiler genellikle maruz kalmadan on yıllar sonra, yaşamın çok daha ileriki dönemlerinde ortaya çıkar. Hepatit B'nin belirtileri şunlardır:

  • Koyu renkli idrar veya kil renginde dışkı
  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Eklem ağrısı
  • İştah kaybı
  • Mide bulantısı, karın ağrısı, kusma
  • Sarı cilt veya gözler (sarılık)

Tanı ve izlem

Hepatit B enfeksiyonu tanısı kan testleri kullanılarak konulur. HBsAg (yüzey antijeni) pozitifliği aktif enfeksiyona işaret ederken, anti-HBs pozitifliği geçirilmiş enfeksiyon veya aşılamaya bağlı bağışıklığı gösterir. HBeAg, viral replikasyon aktivitesini yansıtır. HBV DNA düzeyi ise virüs yükünü ölçer ve tedavi kararında kritik rol oynar. Ancak Hepatit B'ye yakalanan birçok kişide belirti görülmediği için teşhis konulmayabilir. Bu nedenle, aşağıdaki kişiler de dâhil olmak üzere bazı kişilerde hepatit B taraması önerilir:

  • Yüksek risk altındaki kişiler
  • Uyuşturucu kullanan kişiler
  • Hepatit B'nin yaygın olduğu bölgelerde doğan insanlar
  • Kemoterapi veya bağışıklık sistemini baskılayabilecek başka bir tedavi görecek kişiler
  • HIV veya hepatit C'li kişiler
  • Hamile kadınlar

Hepatit B tedavisi

Çoğu durumda, doktorlar hepatit B'yi kronik hale gelmedikçe tedavi etmezler. Akut hepatit B'nin büyük çoğunluğunda destekleyici tedavi yeterlidir; dinlenme, yeterli sıvı alımı ve karaciğere yük bindiren alkol ile ilaçlardan kaçınmak temel yaklaşımdır. Ancak, kronik hepatit B'si olan herkesin tedaviye ihtiyacı yoktur.

Kan testleri hepatit B'nin karaciğer hasarına neden olabileceğini gösterirse, doktorlar antiviral ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçlar karaciğer hasarı ve diğer sorunların oluşma olasılığını azaltabilir ancak tamamen tedavi etmez. Hepatit B ilaçları yan etkilere neden olabilir, ancak bunlar son derece nadirdir. Tedavinin olası yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşun. Hepatit B antiviral ilaçları kullanıyorsanız, doktorunuzla konuşmadan ilaçları bırakmayın.

Hepatit B aşısı ve korunma

Hepatit B aşısı, hastalığa karşı yüzde 95 üzerinde koruma sağlayan, güvenli ve etkili bir aşıdır. Türkiye'de ulusal aşı takviminde yer alan hepatit B aşısı yenidoğanlara ilk 24 saat içinde uygulanmakta; ardından belirli aralıklarla tamamlanmaktadır. Aşılanmamış çocuklar, adölesanlar ve risk grubundaki yetişkinlerin de aşılanması önerilmektedir. Risk grupları arasında sağlık çalışanları, kronik karaciğer hastalığı olanlar, hemodiyaliz hastaları, birden fazla cinsel partneri bulunanlar ve damar içi uyuşturucu kullanıcıları sayılabilir.

Enfekte bir kişinin kanıyla temas gibi yüksek riskli bir maruziyet durumunda, 24 saat içinde hepatit B immünoglobulini (HBIG) ve aşı birlikte uygulanması önerilmektedir.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Hepatit B belirtisi yoksa tehlikeli değildir." (Yaygın yanılgı)

Hayır, Hepatit B'nin belirti göstermediği takdirde tehlikeli olmadığı iddiası yanlış ve tehlikelidir. Hepatit B'li birçok kişinin (özellikle kronik evrede) hiçbir belirti göstermediği doğru olsa da bu "sessiz" evre enfeksiyonun tehlikeli olmasının tam nedenidir. Virüs, yıllarca fark edilmeden karaciğere sessizce saldırabilir ve ciddi hasara yol açabilir.  (Gerçek)

"Hepatit B olan biriyle aynı ortamda bulunmak bulaş riski taşır." (Yaygın yanılgı)

Evet, Hepatit B (HBV) taşıyan biriyle aynı ortamda bulunmak, özellikle ev ortamında, gerekli önlemler alınmadığı takdirde enfeksiyon riski taşıyabilir. Hepatit B, sıradan temas yoluyla (sosyal temas, el sıkışma, sarılma) bulaşmasa da, oldukça bulaşıcıdır. (Gerçek)

"Hepatit B tedavi edilemez." (Yaygın yanılgı)

Kronik Hepatit B genellikle tedavi edilemez olarak kabul edilir ve genellikle ömür boyu yönetim gerektirir. Akut enfeksiyonlar genellikle kendiliğinden iyileşir. Bununla birlikte, antiviral tedaviler, virüsü baskılamada, karaciğer hasarını önlemede oldukça etkilidir. (Gerçek)

"Aşı yaptırdıysam hiçbir önlem almama gerek yok." (Yaygın yanılgı)

Hayır, Hepatit B aşısı olanların herhangi bir önlem almasına gerek olmadığı iddiası tamamen doğru değil. Aşı, çoğu insan için hepatit B virüsüne (HBV) karşı uzun vadeli ve potansiyel olarak ömür boyu koruma sağlama konusunda oldukça etkili olsa da, bazı bireylerde yeterli antikor yanıtı oluşmayabilir. Aşı sonrası anti-HBs düzeyi ölçülmesi, özellikle risk grubundaki kişilerde önerilmektedir. (Gerçek)

"Hepatit B yalnızca karaciğeri etkiler." (Yaygın yanılgı)

Hepatit B öncelikle bir karaciğer enfeksiyonu olmakla birlikte, bu durum yalnızca karaciğerle sınırlı değildir. Virüs vakaların %1-10'unda karaciğer dışı (karaciğer dışında) semptomlara neden olabilir. Virüs, membranöz glomerulonefrit gibi böbrek rahatsızlıklarıyla ve bazı durumlarda, poliarteritis nodosa olarak bilinen kan damarlarının iltihaplanmasıyla ilişkilidir.  (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Gastroenteroloji, enfeksiyon hastalıkları veya iç hastalıkları polikliniğine başvurun:

Son 24 saat içinde Hepatit B'ye maruz kaldığınıza inanıyorsanız ve sarılık (ciltte/gözlerde sararma), koyu renkli idrar veya şiddetli yorgunluk gibi belirtiler yaşarsanız tıbbi yardım alın. Ayrıca antiviral tedavi kullanıyor ve yan etki şüphesi taşıyorsanız hemen bir doktora görünün.

Acile başvurun:

  • Kafa karışıklığı, kişilik değişiklikleri, konsantre olamama veya uyanık kalmada zorluk.
  • Şiddetli karın ağrısı: Özellikle sağ üst kısımda.
  • Şiddetli veya sürekli kusma
  • Ani veya şiddetli sarılık
  • Kusmada kan görülmesi veya dışkıda kan tespit edilmesi.
  • Çok az idrar yapma, ağız kuruluğu ve aşırı susama.
  • Baş dönmesi, sersemlik veya bilinç kaybı.
  • Yüksek ateş, şiddetli yorgunluk veya koyu, çay renginde idrar.
  • Ayrıca Hepatit B'ye kan veya vücut sıvıları yoluyla (iğne batması, cinsel temas) maruz kaldığınıza inanıyorsanız ve aşılanmadıysanız, aşı veya immünoglobulin almak için derhal tıbbi yardım almalısınız.

Sık sorulan sorular (SSS)

Evet, kronik Hepatit B taşıyıcısı olan kişiler normal ve aktif bir yaşam sürdürebilirler. Antiviral tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte, alkol tüketiminden uzak durmak kritik önem taşır.
Evet, kronik hepatit B hastası olan kişiler güvenle sağlıklı çocuklar dünyaya getirebilirler. Virüs, doğum sırasında anneden bebeğe veya cinsel temas yoluyla eşlere bulaşabilir, ancak bu önlenebilir bir durumdur. Eşin ve yenidoğanın aşılanması da dâhil olmak üzere uygun tıbbi yönetim, çocuğu enfeksiyondan korumada oldukça etkilidir.
Hayır, hepatit B (HBV) ve hepatit C (HCV) aynı hastalık değildir. Her ikisi de karaciğer iltihabına neden olan viral enfeksiyonlardır, ancak farklı virüslerden kaynaklanırlar, farklı tedavileri vardır ve bulaşma yöntemleri de farklılık gösterir. Hepatit B, genellikle vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir DNA virüsüdür, hepatit C ise esas olarak kan yoluyla bulaşan bir RNA virüsüdür. Hepatit C günümüzde yeni nesil antiviral ilaçlarla yüksek oranda iyileştirilebilmektedir.
Hepatit B aşısı uzun süreli koruma sağlar ve bu koruma uzun süreler boyunca devam eder. Çalışmalar, bebekken veya yetişkinken aşılanan bireylerde 30 yıl veya daha uzun süreli koruma sağladığını doğrulamaktadır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın