SAĞLIK REHBERİ


+A A-

Karaciğer Yağlanması Neden Olur? Belirtileri & Tedavisi



Hem kadınlarda hem erkeklerde hemen hemen aynı sıklıkta görülen karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinin olması gerekenden daha fazla yağ biriktirmesiyle oluşan bir hastalıktır. Bu yazıda karaciğer yağlanmasının ne olduğu, çeşitleri, evreleri, belirtileri ve tedavisi hakkında genel bilgiler edinebilirsiniz.

Karaciğer Yağlanması Nedir?

Karaciğerin temel hücreleri hepatositlerdir. Karaciğer yağlanmasında hepatosit adı verilen hücrelerde yağ, damlacıklar halinde birikir. Tıp terminolojisinde hepatik steatoz olarak adlandırılan karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde depolanan ya da biriken yağın normalden fazla olması durumudur. Çünkü yaş ilerledikçe saçın ağarması cildin kırışması gibi doğal bir süreç olarak beslenme alışkanlıklarına da bağlı olarak karaciğer yağlanabilir. Genellikle karaciğer ağırlığının yüzde 5’inden fazlasının yağ olması, karaciğer yağlanması olarak kabul edilir.

Başlangıçta hastalarda herhangi bir belirti ortaya çıkmayabilir çünkü genellikle karaciğerdeki yağlanma oranı yüzde 30’dan fazla olursa klinik belirti vermeye başlar. Klinik belirtilere ek olarak tanı yöntemleriyle hastalık teşhis edilebilir.

Karaciğer hücrelerinde de diğer hücrelerde olduğu gibi yağ bulunmaktadır ancak fazla bulunması çeşitli problemlere yol açmaktadır.  Karaciğer yağlanması vücudun fazla yağ üretmesinden veya ürettiği yağı metabolize edememesinden dolayı gelişir. Bu fazla yağ karaciğerde depolanır ve karaciğerde çeşitli hastalıklara yol açabilir. Bunların başında karaciğer iltihaplanması (hepatit), karaciğerde skar oluşumu, karaciğer fibrozu geldiği gibi ilerleyen aşamalarda siroz hatta karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen ciddi sağlık sorunları görülebilir.

Yağ birikmesinin ise farklı sebepleri olabilir. Bu sebeple karaciğer yağlanması neden olur sorusunun tek bir cevabı yoktur. Alkol kullanan kişilerde alkole bağlı karaciğer yağlanması görülebilirken, alkol kullanmayan kişilerde obezite, kanda yüksek kan şekeri bulunması, insülin direnci, trigliserit, yağ ve kolesterolün yüksek olması gibi sebeplerden karaciğer yağlanması ortaya çıkabilir.

Daha az sıklıkta ise hamilelik, hepatit-c vb. enfeksiyonlar, ilaçların yan etkileri, toksik maddelere maruziyet ve genetik yatkınlık karaciğer yağlanması sebepleri arasında gösterilebilir. Bazen de bu etkenlerden hiçbiri yokken yağlanma görülebilir.

Karaciğer yağlanması temel olarak iki gruba ayrılır:

  • Alkolik karaciğer yağlanması (AFLD: Alcoholic Fatty Liver Disease)
  • Non-alkolik karaciğer yağlanması (NAFLD: Nonalcoholic Fatty Liver Disease)

Kronik alkol tüketiminin birçok olumsuz etkisi vardır. Bunlardan en önemlisi alkolik karaciğer yağlanmasıdır. Aşırı alkol tüketenlerin yüzde 90’ından fazlasında karaciğer yağlanması gelişmekte; bunların yüzde 10 ila yüzde 35’inde alkole bağlı hepatit gelişebilmektedir. Siroz ise kronik alkoliklerin yüzde 8 ila yüzde 20’sinde görülmektedir. Alkolik sirozların yüzde 10 ila yüzde 20’sinde hepatoselüler karsinom olarak adlandırılan karaciğer kanseri görülür. Dolayısıyla karaciğer yağlanması ve diğer karaciğer hastalıklarının ortaya çıkmasında alkol tüketimi en temel faktörlerden biridir.

Her gün 40-80 gram arasında değişebilen miktarlarda alkol alınması, ağır karaciğer hasarının gelişmesi için sınırda bir risk faktörü olarak kabul edilir.

Alkol kullanmayan kişilerde de karaciğer yağlanması görülebilir.  Non-alkolik karaciğer yağlanması, alkol dışındaki sebeplerden kaynaklanır. Alkolsüz steatohepatit (NASH) karaciğer yağlanmasının agresif türüdür ve karaciğer yetmezliğine neden olabilir.  Buna obezite, hipertansiyon, tip-2 diyabet, metabolik sendrom eşlik edebilir.

Karaciğer yağlanması 4 evrede gerçekleşir. İlk evrede herhangi bir belirti ortaya çıkmazken ikinci evrede bazı durumlarda inflamasyon görülebilir. Fibrozis olarak da adlandırılan üçüncü evrede ve son evrede karaciğer ve diğer dokular zarar görür.

Karaciğer Yağlanması 3. Evre Nedir?

Karaciğer yağlanmasının üçüncü evresi olan fibrozis evresinde karaciğer dokularında sertleşme görülür. Fibrozis basit bir şekilde yara iyileşmesinde oluşan doku olarak tanımlanabilir. Hastalığın ilerlemesi durumunda son evre olan 4. evreye geçilebilir. Dördüncü evrede ise karaciğer sirozu yaşanır. Hastaların yaşam biçimine bağlı olarak hızlı da seyredebilir. Bu nedenle hastalığın erkenden teşhisi ve gerekli önlemlerin bir an önce alınması önem taşır.

Karaciğer Yağlanması Belirtileri

Karaciğer yağlanması genellikle asemptomatiktir. Özellikle ilk aşamalarda herhangi bir belirti görülmeyebilir ve sadece öyküdeki hususlardan hekimin kuşkulanması ile tanı konabilir.  Hastalık ilerledikçe sağ üst kadranda baskı ve dolgunluk ile birlikte künt ve ağrı kesici kullanmayı gerektirmeyen ama varlığını da sürekli hissettiren bir ağrı oluşturabilir. Karaciğer yağlanması ciltte belirtileri ile de rahatsızlık verebilir. Ciltte kaşıntı, kızarıklık ve pullanma yapabilir. Toplumda en çok bilinen cilt belirtileri ortaya çıktığında çoğunlukla karaciğer yağlanması ileri evrelere ulaşmıştır. Bunun haricinde hastalığın derecesine bağlı olarak aşağıdaki semptomlar oluşabilir.

  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Sarılık
  • Karın ağrısı
  • Karında şişlik

Karaciğer Yağlanması Tedavisi

Karaciğer yağlanmasında doğru bir tedavinin uygulanabilmesi için öncelikle doğru tanının koyulması gerekir. Bunun için öncelikle ailede karaciğer hastalığı öyküsü bulunup bulunmadığı, alkol kullanımı, obezite ve diğer sağlık problemleri sorgulanır. Eğer ani gelişen iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, mide bulantısı, kusma, sağ üst kadranda ağrı gibi şikâyetler varsa fizik muayeneye ek olarak karaciğer yağlanması testi yapılarak tanı koyulabilir. Karaciğer kabul fonksiyon testleri olan ALT, AST ve GGT, karaciğer enzimlerinin düzgün çalışıp çalışmadığı hakkında fikir verir, ancak sadece bu değerlerin yüksekliği tanı koydurucu değildir. Değerlerin yüksekliğinin başka sebepleri de olabilir. GGT hücre membranında (zarında) yerleştiği için ilk yükselen enzimdir. Özellikle kuşku verici özellikler taşıyan öyküsü olanlarda ilk veri olabilir.

Tıbbi görüntüleme yöntemleri de tanıya destek için kullanılabilir. Bunlar ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) gibi yöntemlerdir. Bunların haricinde karaciğer sertliğini ölçen fibroscan testi uygulanabilir. Fibroscan kısmen olmak üzere tüm görüntüleme yöntemleri öznel yani yorumlayan hekime bağlı olarak değişir. O nedenle deneyimli bir merkezin değerlendirmesi önemlidir.

Karaciğer biyopsisi karaciğer hastalıklarının tanısının konmasında en önemli yöntemlerden biridir. Karaciğerdeki hastalığı, hastalığın derecesi hakkında bilgi verir. Biyopsi lokal anestezi ile uyuşturulan bölgeden doku örneği alınarak incelenir ve buna göre tanı konulur. Bu bir ameliyat olmayıp riski gündelik yaşam riski kadardır. Kanama eğilimi dışında sorunsuz olarak günübirlik yatışlar ile yapılabilir.

Karaciğer yağlanması tedavisi için ilaç tedavisi bulunmamaktadır, sadece parankim adı verilen dokunun desteklenmesi ve zararlı etkenlerden uzak tutulması gerekir. Dolayısıyla karaciğer yağlanması nasıl geçer sorusuna verilebilecek en önemli cevap, hastalığın yaşam tarzı değişikliği ve varsa etkenden uzaklaşmak ile geçeceğidir. Kişinin yaşam tarzında yapacağı değişiklikler karaciğer yağlanmasını durdurup geriletebilir; örneğin alkol kullanıyorsa alkolü bırakabilir, fazla kilolu veya obez ise kilo verebilir.

Bunların haricinde egzersiz yapmak, diyete dikkat etmek, yeterli dengeli beslenmek karaciğer sağlığına olumlu etkiler.

Karaciğer yağlanmasına eşlik eden hastalıkları tedavi ederek destek tedavisi oluşturulabilir. Örneğin kolesterol yüksekse kolesterol ilacı kullanmak, yüksek kan şekeri varsa insülin kullanmak, N- asetil sistein ya da ornitin aspartat içeren ilaçlar gibi destekleyici tedaviler uygulanabilir.

Eğer karaciğer yağlanması ilerleyip siroza dönüşmüşse % 10-12 hastada karaciğer nakli yapılabilir.

Karaciğer Yağlanması Nasıl Geçer?

Daha önce de belirtildiği gibi bir ilaç tedavisi olmayan karaciğer yağlanmasının önüne ancak sağlıklı ve düzenli beslenmeyle ve egzersizle geçilebilir. Alkol kullanmak karaciğerde yağlanmaya sebep olarak karaciğer hücrelerine ciddi bir zarar vereceğinden, alkol kullanılıyorsa bırakmak karaciğer hasarını geri döndürebilir.

Egzersiz yapmak fazla kiloların atılmasını sağlar ve karaciğer yağlanmasını önler. Etkili egzersizler arasında yürüyüş yapma, yüzme, fitness sayılabilir. Karaciğer sağlığı için spor yapmak önemlidir.

Sağlıklı beslenme de genel sağlık ve karaciğer sağlığı açısından önemlidir; az yağlı ve az kolesterollü yiyeceklerin tercih edilmesi gerekir. Sebze ve meyve tüketimi önerilir. Sağlıksız çok yağlı ve çok şekerli gıdalardan uzak durulmalıdır. Her çeşit besinden faydalanılmalıdır.

Karaciğer Yağlanmasına Ne İyi Gelir?

Karaciğer yağlanmasında sağlıklı ve dengeli beslenmenin doğru ve kontrollü bir biçimde sağlanabilmesi adına diyetisyen ve doktor kontrolünde özel bir beslenme planı oluşturulması etkili olabilir. Endüstriyel / rafine şekerden uzak durmak, tek tip beslenmeden kaçınmak, Kan şekeri kontrolüne yönelik bir beslenme planı ve kötü beslenme alışkanlıklarının giderilmesi karaciğer yağlanmasına iyi gelecektir. Diyetisyen ve Hepatolog / Gastroenteroloji Uzmanı eşliğinde yapılacak olan diyette örneğin sadece meyve ile şeker tüketmek de fruktoz (meyve şekeri) nedeniyle zarar verebilir. O nedenle profesyonel destek önemlidir. Benzer şekilde, spor için de profesyonel destek alınarak kişiye uygun düzenli egzersizlerle sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirilebilir. Alkol tüketiminin sınırlandırılması da gerekmektedir.

Prof. Dr.
Ahmet Coker
Genel Cerrahi Uzmanı
Karaciğer, Safra, Pankreas Cerrahisi
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR HASTANESİ
Oluşturma: 29.07.2020 02:22
Son Güncelleme: 29.07.2020 02:34
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu