Diyabetik Nefropati Nedir?

Diyabetik Nefropati Nedir?



Böbrekler vücudumuz için hayati ola birtakım görevleri yerine getiren çok önemli organlardır. Vücudun sıvı ve mineral dengesinin sağlanması, kan basıncının düzenlenmesi, vücuda zararlı maddelerin uzaklaştırılması gibi fonksiyonları olan böbrekler çeşitli kronik hastalıkların seyrinde vücutta ilk etkilenen organlar arasında yer alır. Kronik hastalıkların seyrinde böbrek dokularının zarar görmesiyle birlikte önemli sağlık problemleri ortaya çıkar. Bu bakımdan klinik sık görülen böbrekle ilişkili sağlık problemlerinden biri şeker hastalığı seyrinde görülen diyabetik nefropatidir.

Diyabetik Nefropati Nedir?

Diyabetik nefropati, şeker hastalığı olan hastalarda kan şekeri düzeyinin uzun süre düzenli gitmemesi ve kan şekerinin kontrolsüz şekilde yükselmesine bağlı olarak böbrek dokularının zamanla hasar alması nedeniyle böbrek fonksiyonlarında bozuklukların gelişmesidir. Böbrek fonksiyonlarının ilerleyici şekilde bozulması sebebiyle zamanla böbreğin önemli fonksiyonlarında aksamalar meydana gelir. Bu fonksiyonlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Zehirli maddelerin uzaklaştırılması
  • Vücuttaki fazla suyun atılması
  • Tansiyon kontrolünün sağlanması

Düzenli diyaliz uygulaması gerektirebilen böbrek yetmezliği tablosunun en sık sebeplerinden biri diyabetik nefropatidir. Diyabet tanısı konan her üç kişiden birinde kan şekerinin düzensiz gitmesine bağlı olarak diyabetik nefropati görülebilir. Diyabetik nefropati şeker hastalığının en önemli komplikasyonlarından biridir. Uzun vadede yaşam kalitesini olumsuz etkilediği gibi hayatı tehdit edici bir hal de alabilir. Diyabetik nefropatinin önlenmesinde en önemli etken hastada sıkı kan şekeri ve kan basıncı kontrolünün sağlanmasıdır.

Diyabetik Nefropati Neden Olur?

Böbrekler glomerül ve nefron adı verilen mikroskobik düzeydeki fonksiyonel yapıları sayesinde kanın sıvı ve mineral kısmını süzerek zehirli maddelerin ayrıştırılmasını sağlar, fazla sıvı ve mineralleri idrara aktararak uzaklaştırır ve kan basıncının kontrol edilmesini temin eder. Bunun yanında eritropoetin, renin gibi vücut için önemli hormonların üretim merkezi böbreklerdir. D vitaminin kemiklerde etki gösterebilmesi için aktif forma dönüştürülmesi de böbreklerde gerçekleşir.

Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi durumunda nefron ve glomerül yapılarında bozulmalara neden olur. Böbrek kılcal damarlarının fonksiyon kaybına uğraması sonucunda böbreğin kan süzme yetisi geriler. Sonuçta vücutta toksik maddeleri biriktiği gibi, fazla sıvı ve mineraller atılamaz. Sonuçta böbrek hastalığına bağlı klinik belirtiler hastalarda gelişebilir. Fazla sıvının atılmamasına bağlı vücutta yüksek tansiyon ortaya çıkabilir. Kan basıncının yüksek seyretmesi böbrek damarlarında daha fazla hasara yol açabilir ve böbrek hastalığının ilerlemesiyle sonuçlanabilir.

Diyabetik nefropati kan şekerinin yüksek seyretmesiyle ilişkili olduğundan, kan şekeri düzenlemesi için tedavinin yetersiz kaldığı tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarında ortaya çıkabilir. Hastalarda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, obezite, sigara kullanımı gibi ek faktörlerin varlığında diyabetik nefropati gelişme riski artar.

Diyabetik Nefropatinin Belirtileri Nelerdir?

Diyabetik nefropati uzun dönemde böbrek dokularının zarar görmesiyle ilişkili olduğu için hastalığın erken dönemlerinde hastalar herhangi bir belirti hissetmeyebilir. Böbrek fonksiyonlarının geri dönüşümsüz şekilde bozulmasıyla birlikte klinik tablo ortaya çıkar. Diyabetik nefropati gelişen hastalarda aşağıdaki semptomlar izlenebilir:

  • Ellerde, ayaklarda, yüzde veya göz çevresinde ödem
  • İdrar yapma ihtiyacında artış
  • Şeker hastalığı için ihtiyaç duyulan insülin dozunda azalma
  • Yüksek tansiyon ve buna bağlı baş ağrısı, baş dönmesi
  • Nefes darlığı, öksürük
  • Bulantı – kusma
  • Vücutta yaygın kaşıntı
  • Halsizlik, yorgunluk

Diyabetik nefropati gelişen hastalarda ilerleyici düzeyde böbrek hastalığı gelişebildiği için hastaların tedavisiz kalması durumunda böbrek yetmezliği çıkabilir. Bu duruma bağlı olarak aşağıdaki sağlık problemlerinin yaşanma riski yükselir:

  • Vücut genelinde, özellikle ayaklarda, kollarda veya akciğerlerde sıvı birikimine bağlı ödem, akciğer ödemine bağlı ciddi nefes darlığı, öksürük, solunum sıkıntısı
  • Kandaki mineral düzeylerinde bozulmaya bağlı problemler, potasyum birikimine bağlı kalp ritim bozuklukları
  • Kalp damar hastalıklarının gelişme riskinde artış, artmış kalp krizi riski
  • Diyabete bağlı gözün retina bölgesinin etkilenmesine bağlı görme bozuklukları
  • Diyabet bağlı sinir dokularının zarar görmesine bağlı özellikle ellerde ve ayaklarda eldiven-çorap tarzında his kaybı, uyuşma veya üşüme gelişmesi, kabızlık-ishal atakları, cinsel fonksiyon bozuklukları yaşanması
  • Kemik iliğinden kan üretimini uyaran eritropoetin hormonunun azalmasına bağlı kansızlık
  • Gebelik varlığında anne karnındaki bebekte büyüme-gelişme gelişmesi, yapısal bozukluk riskinde artış


Diyabetik Nefropati Tanısı Nasıl Konur?

Diyabet tanısı konulan hastalarda uzun dönem hastalığa bağlı komplikasyonların erken teşhis ve tedavisinin sağlanması amacıyla aralıklı takiplerin yapılması gerekir. Hastalarda sıkı kan şekeri düzenlenmesini sağlamak için ilaç tedavisi belirlenirken diyabete bağlı göz, böbrekler ve sinir dokusu gibi doku ve organların hasarına yönelik incelemelerde bulunulur.

Diyabetik nefropati tanısı diyabete yönelik yapılan incelemeler sırasında planlanan biyokimyasal testler sayesinde belirlenebilir. Tip 1 diyabet hastalarında diyabetik nefropati açısından takip hastalığın 5.yılından sonra başlar. Tip 2 diyabet hastalarında ise tanı konduğu anda nefropati açısından incelemelere başlanır. Buna yönelik olarak hastalarda aşağıdaki tetkiklerden yararlanılır:

  • İdrar tetkikleri: İdrarla atılan albümin ve kreatinin düzeyi incelemesi ilk tarama testini oluşturur. Albumin ve kreatinin vücutta üretilen önemli proteinler olup, fazla miktarda olması halinde idrar yoluyla atılımları sağlanır. Diyabet nefropati varlığında kandan süzülen proteinlerin kana geri emilimi bozulduğundan idrarla protein atılımı artar. İdrardaki protein kaçağı idrar albümin ve kreatinin düzeyleri ölçülerek değerlendirilir. İdrar protein miktarı rutin idrar testinin yanında, hastalardan 24 saat boyunca toplatılan idrar örneğinde de incelenebilir.
  • Böbrek fonksiyon testleri: Kanda böbrek fonksiyonları açısından önemli veriler sunan kan kreatinin düzeyi, üre düzeyi, GFR düzeyi, kan mineralleri gibi böbrek fonksiyon testleri böbreklerde gelişen hasarın değerlendirilmesinde önemlidir.
  • Radyolojik incelemeler: Böbreklerde anatomik bozuklukların varlığının araştırılmasında ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans (MR) inceleme gibi yöntemlerden yararlanılır.
  • Böbrek biyopsisi: Böbrek hasarı düşünülen hastalarda altta yatan nedenin kesin tanısının konulması için böbrekten parça alınarak patolojik incelemesinin yapılması gerekebilir. Böbrek biyopsisi genellikle klinik şartlarda lokal anestezi altında, ultrasonografi eşliğinde yapılabilir.


Diyabetik Nefropati Tedavisinde Neler Yapılır?

Diyabetik nefropatinin tedavisinde en temel unsur kan şeker düzeyinin ve kan basıncının optimal düzeylerde kalacak şekilde düzenlenmesidir. Bunun sağlanmasında ilaç tedavisinin yanında hastanın günlük yaşam alışkanlıklarının uygun hale getirilmesi önemlidir. Diyabete uygun diyet alınması, tuz kullanımının kısıtlanması, tütün kullanımına son verilmesi, kilo verilmesi gibi tedbirler örnek verilebilir.

Diyabetik nefropatiye bağlı gelişen ödem, yüksek tansiyon gibi durumların tedavisinde ilaç tedavilerinden yararlanılmaktadır. Diyabetle birlikte gelişme riski artan yüksek kolesterol, kan şekeri düzenlenmesinin bozulması gibi durumlar için de ilaç tedavileri reçeteye eklenebilir. Diyabetik nefropati varlığında kan şekeri düzenlenmesi zorlaştığından insülin tedavisi veya oral antidiyabetik ilaçların dozları yakın takip edilerek yeniden düzenlenmelidir.

Nefropatiye bağlı ileri düzey böbrek hastalığı durumunda hastalarda diyaliz tedavisi uygulanması gerekebilir. Son dönem böbrek yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biri diyabetik nefropati olup ömür boyu diyaliz tedavini gerektirebilir. Uygun vakalarda böbrek nakil yapılması gündeme gelebilir. Böbrek yetmezliğine bağlı gelişen kemik erimesi, kansızlık gibi komplikasyonların giderilmesinde uygun ilaç tedavileri planlanabilir.

Diyabetik Nefropati Nedir? Hakkında Sık Sorulan Sorular

Diyabetik nefropati, şeker hastalığı olan hastalarda kan şekeri düzeyinin uzun süre düzenli gitmemesi ve kan şekerinin kontrolsüz şekilde yükselmesine bağlı olarak böbrek dokularının zamanla hasar alması nedeniyle böbrek fonksiyonlarında bozuklukların gelişmesidir.

Uzm. Dr.
Füsun Salgür
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR
Profili Gör
Oluşturma: 22.05.2024 11:27
Son Güncelleme: 22.05.2024 11:27
Oluşturan: Füsun Salgür
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri