Şizoaffektif bozukluk nedir? Belirtileri, tanı kriterleri ve tedavi yaklaşımı
Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.
Şizoaffektif bozukluk; psikoz belirtileri ile duygudurum dönemlerinin aynı hastalık sürecinde birlikte görüldüğü, uzun süreli bir ruhsal hastalıktır. Psikoz belirtileri sanrı, varsanı, dağınık konuşma ve davranış değişikliklerini; duygudurum belirtileri ise depresyon veya mani dönemlerini kapsar. Şizoaffektif bozukluk, şizofreni ve bipolar bozuklukla bazı özellikleri paylaşır; ancak ayrı bir klinik tablodur. Tanı yalnızca tek bir belirtiye göre değil, belirtilerin zaman içindeki seyri ve birbirleriyle ilişkisi değerlendirilerek psikiyatri uzmanı tarafından konur.
Şizoaffektif bozukluk belirtileri
Belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve dönemler hâlinde ortaya çıkabilir. Genellikle üç ana grupta incelenir.
Psikoz belirtileri
- Başkalarının paylaşmadığı, gerçeğe uymayan ancak kişi için kesin doğru olan inançlar.
- Sesler duyma veya gerçekte olmayan görüntüler görme.
- Konuşmanın dağınık, anlaşılması zor veya konu dışı olması.
- Davranışların belirgin biçimde düzensizleşmesi.
- İçe kapanma ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma.
- Duyguları ifade etmede azalma.
- Günlük işlere, öz bakıma ve sorumluluklara ilgide azalma.
Sanrılar kıskançlık, takip edilme, zarar görme veya özel bir güce sahip olma temaları içerebilir. Varsanılar çoğunlukla işitseldir; kişi kendisiyle konuşan, yorum yapan veya emir veren sesler duyabilir.
Depresif belirtiler
- Çökkün, boş veya umutsuz hissetme.
- Daha önce keyif veren etkinliklere ilginin azalması.
- Uyku ve iştah değişiklikleri.
- Enerji kaybı ve yorgunluk.
- Dikkat toplamakta zorlanma.
- Değersizlik veya aşırı suçluluk düşünceleri.
- Ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri.
Manik belirtiler
Bipolar tipte şizoaffektif bozuklukta mani belirtileri görülebilir:
- Aşırı neşeli, taşkın veya huzursuz ruh hâli
- Uyku ihtiyacında belirgin azalma
- Çok hızlı konuşma ve düşüncelerin hızlanması
- Kendine aşırı güven
- Gerçekçi olmayan planlar ve hedefler
- Kontrolsüz harcama veya riskli davranışlar
- Dikkatin kolayca dağılması
- Artan hareketlilik ve dürtüsellik
Mani sırasında kişi kendisini hasta olarak görmeyebilir ve tedaviyi reddedebilir. Bu nedenle aile üyelerinin gözlemleri, doktor değerlendirmesinde önemli olabilir.
Şizoaffektif bozukluk tanısı
Şizoaffektif bozukluk tanısı, belirtilerin süre ve zamanlamasına dayanır. DSM-5-TR ölçütlerine göre tanı açısından önemli noktalar şunlardır:
- Şizofreni belirtilerini karşılayan aktif bir dönemle birlikte majör depresif veya manik bir dönem bulunması
- Duygudurum belirtileri olmadan en az iki hafta boyunca sanrı veya varsanı görülmesi
- Depresif veya manik belirtilerin hastalık sürecinin önemli bir bölümünde bulunması
- Belirtilerin madde kullanımı, ilaç etkisi veya başka bir tıbbi hastalıkla daha iyi açıklanamaması
Duygudurum belirtileri yalnızca psikoz sırasında ortaya çıkıyorsa, depresyon veya bipolar bozukluğa eşlik eden psikoz düşünülür. Psikoz belirtileri duygudurumdan bağımsız dönemlerde de sürüyorsa şizoaffektif bozukluk olasılığı değerlendirilir. Bu ayrım klinik olarak önemlidir ve bazen uzun süreli takip gerektirir.
Tanı sürecinde psikiyatri görüşmesi, aileden alınan bilgiler, ruhsal durum muayenesi ve gerektiğinde şu incelemeler kullanılabilir:
- Kan testleri
- Tiroit, B12 ve folat değerlendirmesi
- İdrar toksikoloji testi
- Gebelik testi
- Beyin görüntüleme
- Nörolojik muayene
- Kullanılan ilaçların ve madde kullanımının değerlendirilmesi
Şizoaffektif bozukluk türleri
Bipolar tip
Mani dönemleri görülür. Depresif dönemler de hastalığın seyri içinde bulunabilir. Tedavide psikoz belirtilerine yönelik antipsikotik ilaçların yanı sıra duygudurum dengeleyici ilaçlar değerlendirilebilir.
Depresif tip
Yalnızca majör depresif dönemler eşlik eder; mani veya hipomani öyküsü bulunmaz. Antipsikotik tedaviye depresif belirtilere yönelik psikoterapi veya uygun hastalarda antidepresan tedavi eklenebilir. Antidepresan kullanımı, bipolar özellikler dışlandıktan sonra psikiyatri uzmanı tarafından planlanmalıdır.
Şizoaffektif bozukluk neden olur?
Tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki değişiklikler, erken yaşam stresleri, travmalar, uyku düzensizliği ve madde kullanımı birlikte rol oynayabilir. Ailede şizofreni, bipolar bozukluk veya şizoaffektif bozukluk bulunması riski artırabilir; ancak aile öyküsü olmayan kişilerde de hastalık gelişebilir. Esrar, uyarıcı maddeler ve bazı ilaçlar psikoz belirtilerini başlatabilir veya kötüleştirebilir. Bu nedenle madde kullanımı tanı değerlendirmesinde mutlaka sorgulanır.
Şizoaffektif bozukluk tedavisi
Tedavinin amacı psikoz ve duygudurum belirtilerini azaltmak, yeni atakları önlemek, kişinin günlük işlevselliğini artırmak ve güvenliği sağlamaktır. Tedavi çoğunlukla uzun süreli takip gerektirir.
İlaç tedavisi
Antipsikotik ilaçlar sanrı, varsanı, ajitasyon ve düşünce dağınıklığının tedavisinde temel seçeneklerdir. İlaç seçimi kişinin belirtilerine, önceki tedavi yanıtına, yan etkilere, kilo ve metabolik risklere göre yapılır. Antipsikotik ilaçlar doktor önerisi olmadan kesilmemelidir; ani bırakma belirtilerin yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir.
Bipolar tipte antipsikotiğe lityum veya valproat gibi duygudurum dengeleyici ilaçlar eklenebilir. Depresif tipte, uygun hastalarda antidepresan tedavi düşünülebilir. Klinik kaynaklar şizoaffektif bozuklukta kapsamlı yaklaşımın antipsikotik ilaç, psikoterapi ve toplumsal desteği birlikte içermesi gerektiğini belirtmektedir.
Uzun etkili enjeksiyon antipsikotikler, ilaç alımını sürdürmekte zorlanan veya sık tekrarlayan atakları bulunan bazı kişilerde değerlendirilebilir. Lityum, valproat ve diğer ilaçlar düzenli kan testleri ve hekim takibi gerektirebilir.
Psikoterapi ve psikososyal destek
Psikoterapi ilaçların yerini almaz; ancak tedaviyi destekler. Kullanılabilecek yaklaşımlar şunlardır:
- Psikoz için bilişsel davranışçı terapi
- Aile eğitimi ve aile odaklı terapi
- Sosyal beceri ve problem çözme çalışmaları
- Günlük yaşam becerilerini destekleyen rehabilitasyon
- İş ve eğitim yaşamına dönüş programları
- Madde kullanımına yönelik tedavi
- Kriz ve nüks önleme planı
Aile üyelerinin hastalık belirtilerini, ilaç yan etkilerini ve erken uyarı işaretlerini öğrenmesi, tedaviye uyumu ve hastaneye yatış riskini olumlu etkileyebilir.
Şizoaffektif bozuklukta yaşam düzeni
Tedaviyi desteklemek için günlük yaşamda şu noktalar önemlidir:
- Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak
- Uykusuz kalmaktan ve gece vardiyalarından mümkün olduğunca kaçınmak
- Alkol, esrar ve uyarıcı maddeleri kullanmamak
- İlaçları düzenli almak ve yan etkileri doktora bildirmek
- Psikiyatri randevularını aksatmamak
- Yakınlarla bir kriz planı oluşturmak
- Stresli dönemlerde destek almak
- İş, eğitim ve sosyal hedefleri kademeli biçimde planlamak
İlaç kullanırken aşırı kilo artışı, kan şekeri yükselmesi, kaslarda sertlik, titreme, yoğun uyku hâli veya huzursuzluk ortaya çıkarsa doktorla görüşülmelidir. İlacın dozunu kendi kendine azaltmak veya bırakmak güvenli değildir.
Ne zaman acil yardım alınmalı?
Aşağıdaki durumlarda kişi yalnız bırakılmamalı ve acil psikiyatrik değerlendirme yapılmalıdır:
- Kendine zarar verme veya intihar düşüncesi
- Başkasına zarar verme tehdidi
- Emir veren ve kontrol edilemeyen sesler
- Günlerce uyumama veya aşırı taşkınlık
- Gerçeklikle bağın belirgin biçimde kopması
- Yemek, su veya temel öz bakımı reddetme
- Şiddetli ajitasyon veya kontrol edilemeyen saldırganlık
- İlaç veya madde aşırı kullanımı
- Bilinç bulanıklığı, ateş, nöbet veya ani kişilik değişikliği
İntihar riski, ciddi saldırganlık, bilinç bozukluğu veya kişinin kendine bakım verememesi varsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Acil durumda kişiyle tartışarak sanrılarını kanıtlamaya çalışmak yerine sakin, kısa ve güvenli iletişim kurulmalıdır.