Çocuklarda takıntılı davranışlar nelerdir?
Takıntılar, insanların istemediği ancak düşünmeyi bırakamadığı düşünceler, imgeler veya dürtülerdir. İnsanlar bu düşüncelere sahip olduklarında, aynı zamanda çok endişeli veya korkulu hissedebilirler. Çocuklarda takıntılı davranışlar, bazen ebeveynlerin endişelenmesine yol açabilir. Tekrarlayan sayma veya kontrol etme davranışlarında bulunma, kirli yüzeylere dokunmaktan dolayı hastalanmaktan korkmak, eşyaların belli bir düzende olması, yaklaşan olaylar veya değişiklikler hakkında sürekli endişelenmek, sevdiklerini veya evcil hayvanlarını kaybetmekten takıntılı bir şekilde korkmak, takıntılı davranışlara örnek olarak verilebilir.
Bu davranışlar, genellikle çocuğun çevresel streslere, değişikliklere ya da yaşadığı içsel kaygılara verdiği bir tepki olarak gelişebilir ve bu davranışları rahatlatıcı bir yöntem olarak kullanabilirler. Ancak bazen bu davranışlar, bir psikolojik rahatsızlığın belirtisi de olabilir.
Çocuklarda takıntılı davranışlar nelerdir?
Takıntılar; genetik yatkınlık, travmalar, aile içi sorunlar, beyin kimyasındaki dengesizlikler veya gelişimsel nedenlerle ortaya çıkabilir ve genellikle çevrelerini kontrol etme, rahat etme veya anlama ihtiyacını yansıtır.
Çocuklarda takıntılı davranışların çoğu, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile ilişkilidir. OKB, çocukların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Takıntılı düşünceler, çocuğun zihninde sürekli olarak meşgul eder ve bu düşünceleri kontrol etmek için sürekli tekrar eden davranışlar sergiler. Bu durumda, çocuklar rahatsız edici düşüncelerden uzaklaşmak amacıyla ellerini sürekli yıkayabilir ya da bir eşyasını belirli bir sırayla düzenleyebilir. Bu davranışlar, çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynama, derslere belirli görevlere veya derslere odaklanmada zorlanmalarına sebep olabilir. Ayrıca, bu davranışlar çevrelerinde bulunan diğer çocuklar tarafından fark edilebilir ve çocuk, dışlanmış ya da garipsenmiş hissedebilir. Bu da çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve sosyal becerilerinin gelişimini engelleyebilir.
Çocuklarda yaygın olarak görülen takıntılı davranışlar şunlardır:
- Sürekli el yıkama, kirlenmekten aşırı korkma
- Nesneleri belirli bir sırayla düzenleme
- Emin olmak için aynı soruları defalarca sorma
- Merdiven basamaklarını veya yoldaki arabaları saymak
- Kapı, ışık, çanta gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etme
- Kıyafet, ayakkabı, çorap konusunda aşırı hassasiyet
- Aynı kelimeyi, cümleyi veya duayı sürekli tekrarlama
- Belirli ritüeller olmadan bir işe başlayamama
- Mikroplardan, hastalıktan veya zarar görmekten aşırı korkma
- Oyuncakları ya da eşyaları sürekli olarak aynı sırayla dizme
- Sevdiklerine bir şey olacak düşüncelerine takılı kalma
Bu tür davranışlar, çocuğun rahatlamaya çalışırken kontrol edemediği bir davranış olarak ortaya çıkar ve belirli bir düzeye kadar normal olabilir. Ancak uzun süre devam ederse, profesyonel bir yardıma ihtiyaç duyulabilir.
Takıntı kaç yaşında başlar?
Takıntılar, bir kişinin gerçekçi olmayan, rahatsız edici ve istenmeyen olarak algıladığı mantıksız düşünceler, imgeler ve dürtülerdir. Çocuklarda takıntılar, oyun odasında oyuncakların veya diğer kişisel eşyaların nasıl düzenleneceğini belirleyebilir. Belirtiler üç yaşından itibaren ortaya çıkabilir, sıklıkla 7 yaş civarı görülür, ancak ortalama başlangıç yaşı 10'dur. Çocuklar takıntılarının anlamsız olduğunu bilirler, ancak kendilerini durdurmakta çaresiz kalabilirler.
Takıntılı çocuğa nasıl davranılır?
Takıntılı bir çocukla başa çıkmak sabır, anlayış ve yapılandırılmış bir yaklaşım gerektirir. Bu, tetikleyicileri ve kalıpları belirlemek için davranışlarını gözlemlemekle başlar ve daha bilinçli bir yanıt verilmesini sağlar. Tutarlı günlük rutinler oluşturmak güvenlik duygusu sağlarken, değişikliklerden önce uyarıda bulunmak geçişlere hazırlanmalarına yardımcı olur. Açık iletişim hayati önem taşır; çocuğunuzu duygularını güvenli bir ortamda ifade etmeye teşvik edin ve endişelerini doğrulamak için aktif olarak dinleyin.
Olumlu teşviklerle desteklenen, rahatsız edici davranışlar hakkında net sınırlar belirlemek, onları daha sağlıklı tepkilere yönlendirebilir. Korkularına kademeli olarak maruz kalmak, derin nefes alma veya farkındalık gibi başa çıkma becerilerini öğretmekle birleştiğinde, kaygıyı yönetmelerini sağlayabilir. Belirli tetikleyicilere erişimi sınırlamak ve alternatif aktiviteler sağlamak da faydalı olabilir.
Takıntılı davranışlar şiddetliyse, davranış terapisi gibi profesyonel yardım almak gerekebilir. Genel olarak, tutarlı ve sabırlı olmak, küçük ilerlemeleri bile kutlamak, çocuğunuzun takıntılı eğilimlerin üstesinden gelme yolculuğunu desteklemek için çok önemlidir.





























