Çocuklarda sinüzit: Nedenleri, belirtileri ve tedavi süreci
Çocuklarda sinüzit, genellikle viral soğuk algınlığı, alerji veya bakterilerden kaynaklanan sinüs boşluklarının iltihaplanmasıdır. Sinüzit genellikle belirtilerin ne kadar süredir mevcut olduğuna göre akut veya kronik olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), akut solunum yolu enfeksiyonlarının çocuklarda en sık görülen hastalık grupları arasında yer aldığını ve zaman zaman gereğinden fazla antibiyotik kullanımına yol açan önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtmektedir. Çocuklarda sinüziti doğru tanımak, gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek ve komplikasyonları erken fark etmek kritik öneme sahiptir.
Çocuklarda sinüzit neden gelişir?
Sinüsler, yanakların, kaşların ve çenenin arkasındaki kemikte bulunan hava boşluklarıdır. Bu boşluklar, solunan havadaki bakteri ve diğer partikülleri temizleyen mukus adı verilen bir sıvı üretir. Sili adı verilen küçük tüyler, mukusu sinüslerden dışarı süpürerek burun yoluyla dışarı atılmasını sağlar. Sıcaklık veya hava basıncındaki değişiklikler veya sinüslerde şişmeye neden olan ya da siliyerlerin mukusu sinüslerden dışarı atmasını engelleyen herhangi bir şey sinüzite neden olabilir. Sinüzitin en yaygın nedeni, nezle gibi viral bir enfeksiyondur. Bu durum burun geçitlerinde iltihaplanmaya neden olarak paranazal sinüslerin açıklıklarını tıkayabilir ve sinüs enfeksiyonuna yol açabilir. Alerjiler, çevresel alerjenlere reaksiyon sonucu oluşan iltihaplanmayı artırarak sinüziti kötüleştirebilir. Sinüslerden mukusun normal akışında dengesizliğe neden olabilecek veya sinüzite yol açabilecek iltihaplanmaya neden olabilecek diğer durumlar şunlardır:
Burun yapısındaki anormallikler; İki burun deliği arasındaki bölme duvarında bir eğrilik olabilir. Buna septum deviasyonu denir.
- Büyümüş veya kronik olarak enfekte olmuş geniz eti
- Diş kaynaklı enfeksiyonlar
- Burun polipleri
- Kistik fibrozis
- Birincil Siliyer Diskinezi
- Burun travması
- Buruna sıkışmış yabancı cisimler
- Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH)
- Pasif sigara dumanı
İltihaplanma süreçleri sinüslerden salgı akışını engellediğinde, bakteriler üremeye başlayabilir. Sinüzitte hem enfeksiyonu hem de enfeksiyonun oluşmasına izin veren altta yatan iltihabı veya tıkanıklığı tedavi etmek önemlidir.
Çocuklarda sinüzitin belirtileri
- Tıkalı veya burun akıntısı
- Kalın sarı veya yeşil mukus
- Özellikle geceleri daha şiddetli öksürük
- Göz çevresinde, yanaklarda ve alında ağrı
- Göz çevresinde, yanaklarda veya alında şişlik veya basınç hissi
- Baş ağrısı
- Ateş
- Yorgunluk
Akut sinüzit ile basit nezle nasıl ayırt edilir?
Bu ayrım hem aileler hem de hekimler için önem taşır. Akut sinüziti, belirtilerin zamanlaması ve şiddetine göre basit bir nezleden ayırt edebilirsiniz. Nezle (viral) genellikle burun tıkanıklığı ve burun akıntısı veya doluluğu ile başlar ve belirtiler yaklaşık 7-10 gün içinde kademeli olarak iyileşir. Akut bakteriyel sinüzit, belirtiler 10 günden fazla iyileşme göstermeden devam ettiğinde, çift hastalık paterni (çocuk iyileşmeye başlar ancak sonra tekrar kötüleşir) olduğunda veya belirtiler yüksek ateş gibi baştan itibaren şiddetli olduğunda daha olasıdır. 39°C ateş ve en az 3 gün boyunca belirgin yüz ağrısı ve irinli burun akıntısı varsa sinüzit belirtisi olabilir. Yüzde basınç veya ağrı yardımcı bir ipucu olabilir, ancak mukusun rengi tek başına sinüziti güvenilir bir şekilde doğrulayamaz.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"Burun akıntısı sarı ya da yeşil renkteyse mutlaka antibiyotik gerekir." (Yaygın yanılgı)
Burun akıntısının sarı veya yeşil olması, bakteriyel enfeksiyon olduğu anlamına gelmez. Sarı veya yeşil akıntı, bağışıklık sisteminin aktif olarak bir enfeksiyonla savaştığını gösterir ve bu enfeksiyon çoğunlukla bir virüsten (örneğin nezleden) kaynaklanır. Bu yüzden antibiyotik tedavisine gerek yoktur. (Gerçek)
"Sinüzit her zaman antibiyotikle tedavi edilmelidir." (Yaygın yanılgı)
Sinüzit her zaman antibiyotiklerle tedavi edilmemelidir. Genellikle sinüs enfeksiyonlarının çoğu bakteri değil, virüslerden kaynaklanır ve herhangi bir antibiyotik kullanmadan 7 ila 14 gün içinde kendiliğinden iyileşir; yani antibiyotikler fayda sağlamaz. (Gerçek)
"Sinüzit çocuklarda nadir görülen bir hastalıktır." (Yaygın yanılgı)
Sinüzit yaygın inanışın aksine çocuklarda nadir görülen bir durum değildir. Birçok çocukta soğuk algınlığına bağlı viral sinüs semptomları görülür, ancak bu durumlar genellikle kendiliğinden iyileşir. Akut bakteriyel sinüzit, viral soğuk algınlığına göre daha az yaygındır, ancak yine de pediatrik uygulamada oldukça sık görülür; özellikle semptomlar 10 günden fazla sürdüğünde, başlangıçta iyileştikten sonra tekrar kötüleştiğinde veya baştan itibaren şiddetli olduğunda. Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda yılda birden fazla atak görülebilir ancak çoğu "sinüs" şikâyeti bakteriyel değildir. (Gerçek)
"Sinüzit kendiliğinden geçmez, her zaman doktora gitmek şart değildir." (Yaygın yanılgı)
Çoğu zaman viral olan sinüs enfeksiyonlarının büyük bir kısmı, dinlenme, bol su içme ve burun yıkama gibi öz bakım yöntemleriyle 10 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Her zaman gerekli olmasa da belirtiler 10 günden fazla sürerse, başlangıçtaki iyileşmenin ardından kötüleşirse veya yüksek ateş ya da şiddetli semptomlar yaşarsanız doktora görünmelisiniz. (Gerçek)
"Çocuklarda sinüzit ameliyatla tedavi edilmelidir." (Yaygın yanılgı)
Hayır, çocuklarda sinüzit genellikle ameliyat gerektirmez. Sinüzit vakalarının çoğu viraldir (örneğin nezle gibi) veya zamanla ve semptomların hafiflemesiyle iyileşir. Akut bakteriyel sinüzitten şüphelenildiğinde bile, tedavi genellikle öncelikle destekleyici bakım ve kriterler karşılandığında uygun bir antibiyotik kullanımı gibi tıbbi yöntemlerle yapılır. Ameliyat genellikle tıbbi tedaviye yanıt vermeyen kronik sinüzit, komplikasyonlar veya kalıcı tıkanıklık/anatomik sorunlar gibi nadir durumlar için önerilebilir. (Gerçek)
Çocuklarda sinüzit tedavisinde genel yaklaşım
Çocuklarda sinüzit tedavisinde genel yaklaşım, öncelikle viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu doğrulamak ve ardından uygun şekilde tedavi etmektir. Soğuk algınlığı sırasında görülen sinüs semptomlarının çoğu viraldir ve kendiliğinden iyileşir, bu nedenle doktorlar genellikle destekleyici bakımla başlarlar: ağrı ve ateş kontrolü (yaşa uygun olarak), sıvı alımı ve tuzlu burun spreyleri veya durulamaları ve nemlendirilmiş hava gibi önlemler.
Semptomlar akut bakteriyel sinüziti düşündüren kriterleri karşılıyorsa (örneğin, 10 günden fazla süren ve iyileşme göstermeyen durumlar, "çift kötüleşme" (önce iyileşip sonra tekrar kötüleşme) veya şiddetli semptomlarda (en az 3 gün boyunca yüksek ateş ve belirgin yüz ağrısı/irinli akıntı), bir hekim antibiyotik reçete edebilir. (Türk Pediatri Derneği ve AAP, antibiyotik seçiminin yerel direnç profilleri ve hastanın klinik tablosuna göre yapılmasını tavsiye etmektedir.) Bu durumda bile, destekleyici bakım devam eder. Sevk veya daha ileri tetkikler genellikle tekrarlayan veya kronik vakalar, uygun tedaviye rağmen iyileşme olmaması veya komplikasyon endişesi durumlarında yapılır.
Cerrahi tedavi fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi (FESS), ilaç tedavisine yanıt vermeyen kronik sinüzit olgularında çocuk kulak burun boğaz uzmanının değerlendirmesiyle gündeme gelebilir. Adenoidektomi, özellikle adenoid hipertrofisinin sinüzite katkıda bulunduğu durumlarda faydalı olabilir.
Çocuklarda sinüzitin komplikasyonları
Çocuklarda sinüzit komplikasyonları nadirdir, ancak enfeksiyon şiddetliyse veya sinüslerin ötesine yayılırsa ortaya çıkabilir. Olası komplikasyonlar arasında göz çevresindeki dokulara yayılma, örneğin periorbital (preseptal) selülit veya daha ciddi orbital selülit ve bazı durumlarda görmeyi tehdit edebilecek göz yuvası yakınında veya içinde apse oluşumu yer alır. Nadir durumlarda enfeksiyon beyne yayılabilir ve menenjit veya beyin apsesi gibi sorunlara yol açabilir. Kalıcı veya tekrarlayan iltihaplanma da kronik sinüzite katkıda bulunabilir. Gözde şişme/kızarıklık, gözlerde dışa doğru çıkıntı, göz hareketleriyle ağrı, görme değişiklikleri, şiddetli baş ağrısı, boyun sertliği, kafa karışıklığı varsa veya çocuk çok hasta görünüyorsa veya durumu kötüleşiyorsa acil tıbbi müdahale gereklidir.
Ne zaman doktora gidilmeli?
Çocuk hastalıkları veya çocuk kulak burun boğaz polikliniğine başvurun:
- Çocuklarda belirtiler şiddetliyse, iyileşme göstermiyorsa veya kötüleşmeye devam ediyorsa, doktora görünmeleri gerekir. Genel olarak, burun tıkanıklığı ve/veya öksürük 10 günden fazla sürerse ve iyileşme olmazsa, belirtiler iyileşip sonra tekrar kötüleşirse ("çift kötüleşme") veya yüksek ateş gibi baştan itibaren şiddetli belirtiler varsa tıbbi yardım alınmalıdır.
Acil servise başvurun:
Ateş 39°C üzerine çıkarsa ve en az 3 gün boyunca şiddetli yüz ağrısı devam ederse; Özellikle göz çevresinde şişlik veya kızarıklık, gözlerin dışarı fırlaması, göz hareketlerinde zorluk, görme değişiklikleri, şiddetli baş ağrısı, boyun tutulması, kafa karışıklığı gibi komplikasyon belirtileri varsa veya çocuğunuz çok hasta görünüyorsa veya durumu hızla kötüleşiyorsa, hemen acil servise başvurmalısınız.





























