Hiperprolaktinemi: Prolaktin yüksekliğinin nedenleri, belirtileri ve tedavisi
Hiperprolaktinemi, kanda prolaktin hormonunun anormal derecede yüksek seviyelerde bulunmasıyla karakterize edilen ve endokrinolojide en sık karşılaşılan hipofiz bezi bozukluklarından biridir. Prolaktin, beynin alt kısmında bulunan hipofiz bezi tarafından üretilen bir hormondur. Prolaktin, kadınların göğüslerinin büyümesine ve gelişmesine ve bebeğin doğumundan sonra süt üretilmesine neden olur. Hem erkeklerde hem de kadınlarda normalde kanda az miktarda prolaktin bulunur. Prolaktin seviyeleri, dopamin gibi prolaktin inhibe edici faktörler (PIF'ler) adı verilen diğer hormonlar tarafından kontrol edilir. Hamilelik sırasında prolaktin seviyeleri yükselir. Kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösteren hiperprolaktinemi, doğru tanı ve tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Prolaktin hormonu nedir ve nasıl düzenlenir?
Prolaktin öncelikle ön hipofiz bezi tarafından üretilen bir peptit hormonudur. Genellikle "süt hormonu" olarak bilinen bu hormonun temel işlevi meme gelişimini ve süt üretimini uyarmaktır. Bununla birlikte, bağışıklık tepkilerini, metabolizmayı ve üreme fonksiyonlarını düzenlemek de dâhil olmak üzere vücutta 300'den fazla farklı rol oynar. Hipotalamus tarafından uyarılan çoğu hipofiz hormonunun aksine, prolaktin esas olarak inhibisyon yoluyla kontrol edilir.
Hipotalamus sürekli olarak prolaktin inhibe edici faktör (PIF) görevi gören dopamin salgılar. Dopamin, hipofiz bezindeki laktotrof hücrelerdeki reseptörlere bağlanarak prolaktin salgılanmasını durdurur.
Prolaktin salınımını sağlamak için hipotalamus dopamin üretimini azaltır. Bu engelleyici fren ortadan kalktığında, prolaktin seviyeleri yükselir.
Dopamin temel seviyeleri kontrol ederken, Tirotropin Salgılayıcı Hormon (TRH) ve östrojen gibi faktörler prolaktin salınımını aktif olarak uyarır. Normal prolaktin düzeyi laboratuvara göre farklılık gösterse de genel kabul gören referans aralığı kadınlarda 2-29 ng/mL, erkeklerde 2-18 ng/mL civarındadır.
Hiperprolaktinemi neden gelişir?
Hiperprolaktineminin en sık rastlanan nedenlerden bazıları şunlardır:
- Kanser olmayan hipofiz tümörleri (prolaktinoma)
- Hipotiroidizm (tiroid bezinin az çalışması)
- Depresyon, psikoz ve yüksek tansiyon için verilen ilaçlar.
- Çemen otu, rezene tohumu ve kırmızı yonca dâhil olmak üzere şifalı otlar.
- Göğüs duvarında tahriş (ameliyat izleri, zona hastalığı veya çok sıkı bir sütyen nedeniyle)
- Stres veya aşırı ve yoğun egzersiz
- Bazı yiyecekler
- Meme ucu uyarımı
Hiperprolaktinemi vakalarının yaklaşık üçte birinde herhangi bir neden bulunamamaktadır.
Hiperprolaktineminin belirtileri nelerdir?
Hiperprolaktinemi belirtileri cinsiyete ve prolaktin yüksekliğinin derecesine göre farklılık gösterir.
Sık görülen belirtiler arasında kemik kaybı, cinsel istekte azalma ve kısırlık yer alır. Kadınlarda en sık görülen belirtiler şunlardır:
- Cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olan vajinal kuruluk
- Adet düzensizliği veya adet görmeme gibi adet sorunları
- Emzirme dönemi veya hamilelik olmasa bile anne sütü üretimi
Erkeklerde görülen belirtiler arasında şunlar yer alır:
- Erektil disfonksiyon, ereksiyonu sağlayamama veya sürdürememe durumudur.
- Meme boyutunda artış (jinekomasti)
- Vücut kıllarında ve kas kütlesinde azalma
Hiperprolaktinemi tanısı nasıl konur?
Kan testleri prolaktin seviyelerini ölçebilir. Test genellikle aç karnına ve rahatlamış haldeyken yapılır. Doktorunuz ayrıca belirgin nedenleri veya meme akıntısını tespit etmek için fiziksel muayene de yapabilir. Seviyeler yüksekse, hipofiz bezinde tümör olup olmadığını kontrol etmek için beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taraması istenebilir.
Hiperprolaktinemi tedavisi
Tedavi kararı prolaktin yüksekliğinin nedenine, semptom varlığına ve hastanın gebelik planına göre şekillendirilir.
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide mümkünse sorumlu ilacın kesilmesi veya alternatifle değiştirilmesi tercih edilir. Psikiyatrik hastalık gibi durumlarda ilacın kesilmesi her zaman mümkün olmayabilir; bu durumda tedaviye devam edilirken kemik yoğunluğu ve üreme işlevleri takip edilir.
Prolaktinomada dopamin agonistleri birinci seçenek tedavidir. Kabergolin, yüksek etkinliği, uzun etki süresi ve iyi tolere edilebilirliğiyle günümüzde en çok tercih edilen ajandır. Haftada bir veya iki kez kullanılır; prolaktin düzeyini normalleştirir ve tümör boyutunu küçültebilir. Bromokriptin, özellikle gebelik planlanan hastalarda daha uzun güvenlilik verisi nedeniyle alternatif olarak kullanılabilir.
Cerrahi tedavi, dopamin agonistlerine yanıtsızlık veya ilaç intoleransı durumunda, optik kiyazma basısı gibi kitle etkisi bulgularının acil müdahale gerektirdiği vakalarda ve ilaç almak istemeyen hastalarda transsfenoidal yolla uygulanır.
Radyoterapi, cerrahi ve medikal tedavinin yetersiz kaldığı seçilmiş vakalarda kullanılır.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
Galaktore her zaman hiperprolaktinemi göstergesidir." (Yaygın yanılgı)
Yüksek prolaktin seviyeleri yaygın bir neden olmakla birlikte, galaktore meme dokusunun lokalize aşırı duyarlılığı, ilaç yan etkileri veya göğüs duvarı uyarımı nedeniyle normal prolaktin seviyelerinde de ortaya çıkabilir. Tanı için prolaktin ölçümü şarttır. (Gerçek)
"Hiperprolaktinemi yalnızca kadın hastalığıdır." (Yaygın yanılgı)
Hayır, hiperprolaktinemi sadece kadınlara özgü değildir. Bu durum, kanda normalden yüksek düzeyde prolaktin hormonu bulunmasıyla karakterize edilir. Hem erkekler hem de kadınlar prolaktin üretir, ancak en sık kadınları etkiler. Erkeklerde tanı konulduğunda tümör çoğunlukla daha büyük boyuttadır. (Gerçek)
"Prolaktin yüksekliği saptanırsa mutlaka ameliyat gerekir." (Yaygın yanılgı)
Hayır, ameliyat nadiren ilk adım veya yüksek prolaktin seviyeleri için gerekli bir işlemdir. Prolaktin yüksekliğinin çoğu nedeninde, özellikle de hipofiz tümöründen (prolaktinoma) kaynaklanıyorsa, standart ilk basamak tedavi ağızdan alınan ilaçlardır. Dopamin agonistleri hem prolaktini normalleştirir hem de tümörü küçültebilir. (Gerçek)
"Dopamin agonisti kullanan biri asla gebe kalamaz." (Yaygın yanılgı)
Aslında, dopamin agonistleri, yumurtlama bozukluğu yaşayan kadınlarda doğurganlığı geri kazandırmada oldukça etkilidir. Gebelik planlanıyorsa tedavi stratejisi endokrinologla birlikte yeniden düzenlenmelidir. (Gerçek)
"Prolaktin bir kez normale döndüğünde ilaç kesilebilir." (Yaygın yanılgı)
Evet, birçok durumda ilaç tedavisi zamanla sonlandırılabilir. Ancak ilacı aniden bırakmak önerilmez. Güvenli bir şekilde bırakabilmeniz tamamen hiperprolaktineminin altında yatan nedene ve belirli tıbbi kriterlere sıkı sıkıya uyulmasına bağlıdır. Karar bireysel risk değerlendirmesiyle verilir. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?
Aşağıdaki durumlarda endokrinoloji polikliniğine başvurulması önerilir:
- Gebelik ve emzirmeyle ilişkisiz süt gelmesi
- Açıklanamayan adet düzensizliği veya amenore
- İnfertilite değerlendirmesi sırasında prolaktin yüksekliği saptanması
- Erkeklerde libido kaybı ve erektil işlev bozukluğuyla birlikte prolaktin yüksekliği
- Rutin tetkiklerde prolaktin düzeyinin referans aralığının belirgin biçimde üzerinde çıkması
Acil servise yönlendirilmesi gereken durumlar:
- Bilinen makroprolaktinomada ani görme kaybı veya görme alanında hızla ilerleyen daralma
- Şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı ve göz hareketi kısıtlılığının birlikte görülmesi; hipofiz apoplexi açısından acil değerlendirme gerektirir
- Dopamin agonisti tedavisi sırasında gelişen ani nörolojik bulgular





























