SAĞLIK REHBERİ


İltihaplı Romatizma



Romatolojik hastalıklar her yaştan kişide ve sıklıkla görülebilen, ayrıca tüm vücutta farklı organ tutulumlarıyla seyredebilen kronik sağlık problemleri arasında yer alır. Özellikle orta yaştaki kadınlarda başta el ve parmak eklemleriyle diz tutulumunun ön planda olduğu ancak uzun dönemde iç organlarda da hastalık tablosuna yol açabilen romatoid artrit veya halk arasında iltihaplı romatizma olarak bilinen rahatsızlık toplumda görülen önemli romatolojik hastalıklardan biridir.

İltihaplı Romatizma Nedir?

İltihaplı romatizma veya romatoid artrit, başta eklem dokusunu oluşturan yapılar olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerindeki doku yapılarına karşı vücudun bağışıklık sisteminin reaksiyon göstermesine bağlı gelişen ve kronik iltihabi hadiselerle seyreden bir romatolojik hastalıktır. Hastalık genel olarak el, el bilek veya el parmak eklemlerinde gelişen eklem iltihabı, eklem ağrısı ve tutukluk gibi belirtilerle başlar ve zamanla simetrik şekilde diğer elde benzer eklemlerde tutulumlar görülür. Uzun dönemde eklem yapılarında deformasyonlara yol açabilen iltihaplı romatizma iç organlarda da tutuluma yol açarak başka sağlık problemlerine neden olabilir.

İltihaplı Romatizma Neden Olur?

Romatolojik hastalıklarda genel anlamda vücudun kendi hücrelerinde bulunan belirli moleküllerin bağışıklık sistemi tarafından tehdit veya yabancı algılanmasına bağlı iltihabi reaksiyonun gelişmesi söz konusudur. İltihaplı romatizma hastalığında antikorların algılanmasından sorumlu Fc molekülü ile siklik sitrülinlenmiş peptit (CCP) gibi moleküllere karşı gelişen antikorların dokularda birikmesi, bağışıklık hücrelerini harekete geçirmesi ve enfeksiyon gibi iltihaplanmalara benzer reaksiyonlar başlatması görülür. Uzun dönemde devam eden iltihaplanmalar dokularda yapısal bozulmalara ve fonksiyon kaybına neden olur.

Klinik pratikte iltihaplı romatizma hastalığı üç alt tip halinde karşımıza çıkabilir:

    Seropozitif (klasik) romatoid artrit: İltihaplı romatizmada RF pozitifliğinin tespit edilmesi ile birlikte hastalık gelişmesinde sorumlu mekanizmaların açıkça gösterilmesi sonucu seropozitif tipte iltihaplı romatizmadan söz edilir.

    Seronegatif romatoid artrit: Yapılan tetkiklerde antikorların negatif tespit edilmesine rağmen iltihaplı romatizma belirtilerinin bulunması durumunda seronegatif formdan bahsedilir. Hastalık süresince antikorların pozitifleşmesi mümkün olmakla birlikte, seronegatif form daha ağır hastalık tablosuna yol açabilir.

    Juvenil (genç tipi) romatoid artrit (juvenil idiyopatik artrit-JIA): 17 yaş veya daha küçük çocuklarda eklem tutulumunun yanında sistemik dokuların da tutulumu ile birlikte seyreden iltihaplı romatizma formudur.

İltihaplı Romatizma Hangi Belirtilere Yol Açar?

Eklemlerde belirtilere yol açan çeşitli rahatsızlıklar bulunduğundan, iltihaplı romatizma belirli özellikleri ile eklem kireçlenmesi, ortopedik problemler veya sistemik hastalıklara bağlı eklem sorunları gibi rahatsızlıklardan ayrılabilir. İltihaplı romatizma belirtileri hastalık boyunca dinamik bir seyir takip eder. Belirli dönemlerde şikayetler artış gösterebilir veya alevlenebilir. Kalan zamanlarda ise hastalık semptomları azalarak remisyon dönemine girer. Bununla birlikte, alevlenme ve remisyon dönemleri boyunca etkilenen dokularda zamanla kalıcı hasarlar gelişebilir.

İltihaplı romatizma seyrinde aşağıdaki belirtiler sıklıkla izlenir:

    • Başta el, el bilek, el parmaklarının ele yakın kısımları, diz, omuz ve boyun eklemleri olmak üzere simetrik ve çok sayıda küçük eklemi içeren eklem tutulumuna bağlı eklem ağrısı
    • Etkilenen eklemlerde şişlik, kızarıklık, sıcaklık artışı
    • Etkilenen eklemlerde istirahatle artan ve hareketle azalan, özellikle sabahları belirgin olan ve en az 30 dakika süren tutukluk
    • Eklem hareket açıklığında azalma
    • El ve parmak eklemlerinde daha belirgin olmak üzere etkilenen eklemlerde fiziksel deformitelerin gelişmesi
    • Etkilenen eklem yüzeylerinde nodüler çıkıntıların varlığı (romatoid nodüller)
    • Halsizlik-yorgunluk
    • Ateş
    • Kilo kaybı

Bunların yanında iltihaplı romatizma; hastalığın seyri, kişisel özellikler ve hastalığın şiddetine bağlı olarak göz, akciğer, kalp, böbrek gibi farklı dokularda da tutuluma neden olabilir. Bu doğrultuda aşağıdaki sağlık sorunları klinik tabloya eklenebilir:

    • Göz dokularının etkilenmesine bağlı iltihaplanma, üveit
    • Akciğerde fibrotik dokuların gelişmesi, kısıtlayıcı tipte akciğer hastalığı, akciğer zarlarında iltihaplanma (plörit)
    • Kalp kapaklarının tutulumuna bağlı kapak yetmezlikleri
    • Böbrek yetmezliği
    • Demir metabolizmasının bozulmasına bağlı kronik hastalık anemisi (kansızlık)
    • Lenfoma gibi kan elemanlarından gelişen kanserler

İltihaplı Romatizma Tanısı Nasıl Konur?  

İltihaplı romatizma tanısı temelde hekimin klinik sorgulaması ve fizik muayenesi sonrası elde ettiği bulgular üzerine gelişen şüphe üzerine yürütülen testler sonucu konur. Bu doğrultuda kanda bakılan belirli testlerin sonuçları iltihaplı romatizma açısından değerli ve anlamlıdır. Buna göre, iltihaplı romatizma tanısında yardımcı olan testler aşağıdaki gibi özetlenebilir:

    • Romatoid faktör (RF) Anti-CCP antikoru tesit
    • Anti-nükleer antikoru (ANA) testi
    • Sedimantasyon, beyaz küre sayısı, C-reaktif protein (CRP) gibi iltihaplanma derecesine ışık tutan akut faz reaktanları testi
    • Eklem yapılarını gösteren direkt grafiler
    • Ek organ tutulumlarına yönelik yapılacak bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, ekokardiyografi gibi görüntülemeler

İltihaplı Romatizma Tedavisinde Neler Yapılır?               

İltihaplı romatizmanın kesin bir tedavisi mevcut değildir. Klinik yaklaşımda tedavide asıl hedeflenen hastalığın yol açtığı belirtilerin kontrol altına alınması, dokularda gelişen iltihaplanmanın asgari seviyeye getirilmesi ve dokularda gelişebilecek deformasyon ve sağlık sorunlarının önlenmesidir. Bu doğrultuda tedaviyi iki ana başlık altında toplamak mümkündür.

Tedavinin birinci kısmını eklemlerdeki iltihaplanma ile birlikte ortaya çıkan eklem ağrısı, şişlik, tutukluk gibi şikayetlerin semptomatik tedavisine yönelik verilen anti-inflamatuvar ilaçlar oluşturur. Bu bağlamda parasetamol, ibuprofen gibi non-steroid türevi ilaçlar verilebildiği gibi, şiddetli vakalarda kortizol içerikli tedavilerden de yararlanılabilir. Anti-inflamatuvar tedavi özellikle hastalık semptomlarının şiddetlendiği alevlenmelerde tercih edilir.

Hastalığın uzun dönem seyrinde ve remisyon dönemlerinde alevlenmelerin önüne geçilmesi, komplikasyonların engellenmesi ve semptomların kontrol altına alınması amacıyla ise hastalık modifiye edici anti-romatizmal ilaç (DMARD) rejimlerinden faydalanılır. Bu kapsamda hidroksiklorokin gibi anti-malaryal ilaçlar, kortikosteroidler, TNF–alfa inhibitörleri gibi antikor özelliğindeki yeni nesil biyolojik ajanlar veya metotreksat gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar verilebilir. DMARD tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasında yararlı olmakla birlikte, yan etki geliştirme riski açısından yakın hekim takibi gerektirir.

Doç. Dr.
Erdal Dilekçi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 18.08.2021 04:53
Son Güncelleme: 18.08.2021 04:53
Oluşturan: Erdal Dilekçi
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri