Dizlerde kireçlenme: Nedenleri, belirtileri ve tedavi yaklaşımları

Diz kireçlenmesi, diz eklemindeki kemik uçlarını yastıklayan koruyucu kıkırdağın kademeli olarak parçalanmasıdır. Kıkırdak dokusu aşındığında, kemikler birbirine sürtünmeye başlar ve bu da ağrı, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açar. Tıbbi olarak diz osteoartriti olarak bilinen bu durum, eklem yapılarındaki dejeneratif değişikliklerle karakterize kronik bir kas-iskelet sistemi hastalığını tanımlar. Dizlerde kireçlenme için yaş önemli bir risk faktörüdür, ancak gençlerde de görülebilir. Bazı kişilerde kalıtsal olabilir. Diğerlerinde ise diz osteoartriti yaralanma, enfeksiyon veya aşırı kilodan kaynaklanabilir. Dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiyi etkileyen ve erişkinlerde en sık görülen eklem hastalığıdır. Diz eklemi, kalça ve el eklemlerinin yanı sıra osteoartriten en sık etkilenen bölgeler arasında yer almaktadır. Türk Romatoloji Derneği ve Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, diz osteoartritinin erken evrede tanınmasının ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalık ilerlemesini yavaşlatmada belirleyici rol oynadığına vurgu yapmaktadır.

entry image

Dizlerde kireçlenme neden oluşur?

Normal bir diz; uyluk kemiği (femur), kaval kemiği (tibia) ve diz kapağından (patella) oluşur. Bu kemiklerin yüzeylerini örten hiyalin kıkırdak, eklemin sürtünmesiz ve ağrısız hareket etmesini sağlar. Diz osteoartriti bu kıkırdağa zarar verir ve onu giderek aşındırır. Kemiklerin uçları zımpara kâğıdı gibi pürüzlü hale gelir. Bu hasarlı kıkırdak, eklemin "sıkışmasına" veya kilitlenmesine neden olabilir ve diziniz ağrılı, sert hale gelebilir ve hareket kabiliyetini kaybedebilir.

Diz kireçlenmesinin gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynar:

İleri yaş

Yaşlandıkça hücreleriniz kendilerini eskisi kadar hızlı onaramaz, bu nedenle kıkırdak aşınır. 50 yaş üzerinde risk belirgin biçimde artmaktadır.

Obezite

Aşırı kilo, özellikle dizler olmak üzere, tüm ağırlık taşıyan eklemler üzerindeki baskıyı artırır. Alınan her bir kilo, dizlere yaklaşık 2 kilo ekstra baskı getirir. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği verileri, obezitenin diz osteoartriti riskini iki ila üç kat artırdığını göstermektedir.

Cinsiyet

50 yaş ve üzeri kadınlarda diz osteoartriti görülme olasılığı erkeklere göre daha yüksektir. Özellikle menopoz sonrası dönemde östrojen düzeyinin düşmesiyle birlikte diz kireçlenmesi riski artmaktadır.

Eklem travması

Menisküs yırtığı, ön çapraz bağ hasarı ve eklem kırıkları sonrası erken osteoartrit gelişim riski yükselebilir.

Mesleki ve fiziksel yüklenme

Uzun süre çömelme, diz üstünde çalışma ve ağır yük taşıma gerektiren meslekler risk artışıyla ilişkilidir.

Kalıtım

Bazı kişilerde diz osteoartriti genetik yatkınlığı vardır. Ailenizde bu rahatsızlık varsa, sizde de gelişme olasılığı daha yüksektir.

Eklem ekseni bozuklukları

X bacak (valgus) ve O bacak (varus) deformiteleri, eklem yük dağılımını bozarak kireçlenmeyi hızlandırabilir.

Dizlerde kireçlenmenin belirtileri nelerdir?

Bu durum kişiden kişiye değişebilir.

Kişiler aşağıdaki belirtilerin bazılarını veya tamamını yaşayabilir:

Hareket ederken veya aktivite yaparken daha da kötüleşebilen eklem ağrısı

Dizde sertlik hissi, genellikle sabahları veya dinlendikten sonra

Eklemde şişlik

Uyluk kasında zayıflık

Yürürken veya ağırlık taşırken dizin birden boşaldığı hissi

Hareket ettikçe gıcırdama, sürtünme ve çatırtı sesleri

İlerlemiş evrelerde bacakta eksen bozukluğu

Yürüyüş bozukluğu ve topallama

Tanı nasıl konulur?

Diz kireçlenmesi tanısı büyük ölçüde klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleriyle konulur:

Röntgen

Eklem aralığı daralması, subkondral skleroz, osteofitler ve kist formasyonu gibi osteoartrit bulgularını ortaya koyan birinci basamak görüntüleme yöntemidir.

MRI

Kıkırdak kaybının erken evrelerini, menisküs patolojilerini ve subkondral kemiği değerlendirmede grafiden üstündür. Tanısal belirsizlik durumlarında ve genç hastalarda tercih edilir.

Ultrasonografi

Eklem sıvısı, sinoviyal kalınlaşma ve osteofitlerin dinamik olarak değerlendirilmesinde kullanılır.

Laboratuvar testleri

İnflamatuvar artrit ve romatoid artrit gibi durumları dışlamak amacıyla tam kan sayımı, CRP, sedimantasyon, romatoid faktör ve anti-CCP antikorları istenebilir.

Tedavi yaklaşımları

Osteoartritin kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, bazı durumlarda bu durum kendi kendine başarılı bir şekilde yönetilebilir. Diz kireçlenmesi şiddet açısından farklılık gösterebilir; bazı kişilerde röntgende belirgin değişiklikler görülürken semptomlar hafif olabilir, diğerlerinde ise fiziksel değişiklik az olsa bile semptomlar şiddetli olabilir. Her iki durumda ve aradaki durumlarda da tedavi aynı yaklaşımla başlar. Eklemi aktif tutmak, semptomlarınızı yönetmenin en iyi yoludur.

Belirtilerinizi şu yöntemlerle kontrol altına alabilirsiniz:

Gün içindeki aktivitelerinizi zamana yayarak gerçekleştirin

Ağrılarınızı artıran veya zorlandığınız aktivitelerden uzak durun

Destekleyici, yastıklı tabanlı ayakkabılar giyin ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının

Uzun süre aynı pozisyonda oturmayın

Dizinizin etrafındaki kasları güçlendirmek semptomları kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır.

İlaç tedavisi

Steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar veya NSAİİ'ler daha rahat hareket etmenize ve iyileşmenize katkıda bulunabilir.

Fizyoterapi

Ağrı ve şişliği azaltır.

Germe ve güçlendirme egzersizleri ile hareket kabiliyetini artırır.

Uyluk kası germe, arka bacak kası germe ve baldır kası germe gibi germe egzersizleri.

Uyluk kaslarını, kalça kaslarını ve kalça kaslarını hedef alan güçlendirme egzersizleri.

Fonksiyonel hareket kabiliyetini yeniden kazanmak (hareket kontrolü eğitimi, vücut ağırlığı kontrolü, günlük aktivitelerin mümkün olduğunca fonksiyonel hareket imkânı sağlayacak şekilde düzenlenmesi).

Cerrahi

Konservatif tedavi yöntemlerinin durumda iyileşme sağlamaması durumunda, invaziv müdahaleler değerlendirilebilir. Bunlar arasında enjeksiyon, artroskopik cerrahi ve diz protezi ameliyatı yer alır.

Diz kireçlenmesi için evde bakım tedavileri

Fazla kiloluysanız, dizlerinizin üzerindeki yükü azaltmak için vücut ağırlığınızı azaltmaya çalışın.

Günlük aktivitelerle başa çıkabilmek için alt ekstremiteleri güçlendirin.

Uzun süre ayakta durduktan veya yürüdükten sonra şişlik oluştuğunda buz paketi uygulayın.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Kireçlenme yalnızca yaşlılarda görülür." (Yaygın yanılgı)

Hayır, diz osteoartriti sadece yaşlılarda görülmez. En büyük risk faktörü ileri yaş olsa da, eklem travması, obezite ve genetik yatkınlık nedeniyle ergenler, genç yetişkinler ve 20'li veya 30'lu yaşlarındaki sporcular da dâhil olmak üzere her yaştan bireyi etkileyebilir. (Gerçek)

"Egzersiz eklemleri daha fazla yıpratır ve yapılmamalıdır." (Yaygın yanılgı)

Dinlenme ve hareketten kaçınma, diz osteoartritinin uzun vadeli seyrini kötüleştirebilir. Klinik kanıtlar, uygun egzersizin eklem hasarını hızlandırmadığını göstermektedir. Aksine, ağrıyı azaltmada, kıkırdağı korumada ve genel hareketliliği iyileştirmede oldukça etkilidir. (Gerçek)

"Kireçlenmede ilerleme durdurulur veya geri döndürülür." (Yaygın yanılgı)

Kıkırdak aşındığında veya yapısal değişiklikler meydana geldiğinde, hasar genellikle kalıcıdır. Bununla birlikte, erken müdahale ve yaşam tarzı stratejileri, hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabilir, eklem yükünü azaltabilir, ağrıyı hafifletebilir ve genel yaşam kalitenizi iyileştirebilir. (Gerçek)

"Eklem ağrısı çekilmek zorundadır, tedavisi yoktur." (Yaygın yanılgı)

Diz osteoartriti şu anda kesin bir tedavi yöntemine sahip olmasa da, eklem ağrısı kaçınılmaz değildir. Birçok kişi yalnızca hafif semptomlar yaşar ve ağrıyı önemli ölçüde azaltıp hareketliliği artırabilecek etkili tedaviler mevcuttur. (Gerçek)

"Diz protezi ameliyatı sonrası bir daha spor yapılamaz." (Yaygın yanılgı)

Hayır, imkansız değil. Aslında, diz protezi sonrası yüzme, bisiklet ve yürüyüş gibi düşük etkili sporlar genellikle teşvik edilir. Eklem güvenliğini tehlikeye atmayan aktivitelere rehabilitasyon sürecinin ardından büyük ölçüde dönülebilir. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Ortopedi veya romatoloji uzmanına başvurulması gereken durumlar

Dört haftayı aşan ve günlük yaşamı etkileyen diz ağrısı.

Merdiven inip çıkarken veya oturup kalkarken belirginleşen ağrı ve kısıtlılık.

Dizde şişlik ve ısı artışının eşlik ettiği ağrı.

Bacak ekseninde bozulma.

Mevcut tedaviye yanıt alınamaması.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanına başvurulması gereken durumlar

Egzersiz programı ve fizyoterapi planlaması.

Ortez ihtiyacının değerlendirilmesi.

Cerrahi öncesi ve sonrası rehabilitasyon.

Acil servise başvurulması gereken durumlar

Ani başlayan şiddetli diz ağrısı, dizde belirgin şişlik ve kızarıklık ile hareket edememe; özellikle travma sonrasında gelişen bu durum, menisküs yırtığı, bağ kopması veya eklem kırığı açısından acil değerlendirme gerektirir. Dizde ısı artışı, ateş ve titreme eşliğinde şişlik ise septik artrit (eklem enfeksiyonu) açısından acil müdahale gerektiren bir tablodur.

Sık sorulan sorular (SSS)

Diz osteoartriti için en çok önerilen egzersizler düşük etkili hareket ve kuvvet antrenmanına odaklanır. Bu egzersizler ağrıyı azaltır, eklemleri nemlendirir ve dizleri desteklemek için gereken bacak kaslarını geliştirir. Yüzme ve su içi egzersizler, bisiklet, düz zeminde yürüyüş ve kuadriseps güçlendirme hareketleri dize aşırı yük bindirmeksizin kas gücünü artıran tercih edilen yöntemlerdir.
Bitkisel ilaçlar ve takviyeler, diz osteoartriti için iltihap önleyici ve ağrı kesici faydalar sağlayabilir. Ancak kanıtlar çelişkili ve sonuçlar kişiden kişiye büyük ölçüde değişiklik göstermektedir. Glukozamin ve kondroitin sülfat takviyelerinin semptomatik rahatlamaya katkı sağlayabileceğine dair bazı çalışmalar mevcuttur; ancak önerilmemektedir. Zerdeçal ve omega-3 gibi antiinflamatuvar besinlerin destekleyici etkisi araştırılmakla birlikte kesin klinik kanıt henüz yetersizdir. Her takviye kullanımı öncesinde hekime danışılmalıdır.
Tipik bir yapay diz protezinin beklenen standart kullanım ömrü 15-20 yıldır. Protez ömrü; hastanın kilosu, aktivite düzeyi, implant kalitesi ve cerrahi teknikle doğrudan ilişkilidir.
Evet, diğer diz de kesinlikle risk altındadır. Osteoartrit genellikle asimetrik bir hastalık olarak düşünülse de, tek taraflı diz osteoartriti olan kişilerin büyük bölümünde diğer dizde de aynı durumun gelişme riski yüksektir. Bu nedenle iki taraflı değerlendirme ve yük dengeleme önemlidir.
Soğuk mu yoksa sıcak mı kullanacağınız, yaşadığınız diz ağrısının türüne bağlıdır. Şişme veya iltihaplanmada soğuk, kronik ağrılar ve eklem sertliği için ise sıcak uygulama önerilir.
Evet, beslenme düzenindeki değişiklikler, eklem hasarına neden olan iltihabı azaltarak, fiziksel baskıyı hafifletmek için kilo kontrolü sağlayarak ve genel ağrıyı azaltarak diz osteoartritine önemli ölçüde fayda sağlayabilir. Akdeniz diyetinin antiinflamatuvar özellikleri nedeniyle ek fayda sağlayabileceğine dair kanıtlar giderek güçlenmektedir. Şeker ve işlenmiş gıdadan uzak durmak, bol sebze ve meyve tüketmek destekleyici önlemler arasındadır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın