SAĞLIK REHBERİ


Pamukçuk



Ağız ve diş sağlığı; sağlıklı ve konforlu bir yaşamın vazgeçilmez unsurları arasında yer alır. Ağız ve diş problemleri yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkilerken, vücutta süregelen biyolojik olayların aksatarak genel sağlığın bozulmasına neden olabilir. Bu bağlamda, ağızda görülen ciddi sağlık sorunlarından biri de ağız mantarı olarak da adlandırılan pamukçuk rahatsızlığıdır.

Pamukçuk Nedir?

Pamukçuk veya ağız mantarı; ağız boşluğundaki herhangi bir bölgede gelişebilen, beyaz renkli plak ve döküntülerle karakterize olan bir mantar enfeksiyonudur. Sağlıklı kişilerde, ağız boşluğu içinde çok sayıda mikroorganizma yaşamını sürdürür. Bu mikroorganizmalar vücudumuz ile iş birliği ve denge içerisinde çalışır ve normal şartlarda herhangi bir sağlık sorununa yol açmaz. Bu organizmalardan biri de Candida albicans türüne ait mantar hücreleridir.

Bununla birlikte, vücudun bağışıklık sisteminde herhangi bir sorun veya gerileme meydana geldiği durumlarda, bahsedilen mantar hücreleri kontrolsüz şekilde çoğalmaya başlar ve fırsatçı enfeksiyon adı verilen duruma yol açar. Ağız içinde gelişen fırsatçı mantar enfeksiyonu pamukçuk olarak adlandırılır.

Pamukçuk Nasıl Gelişir?

Ağız mantarının gelişimi doğrudan vücudun bağışıklık sisteminin düzgün çalışıp çalışmamasına bağlı olmakla birlikte; bebekler ve küçük çocuklar ile ileri yaştaki yetişkinlerde de bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle pamukçuk görülme riski artar. Bunun yanı sıra, ağız içindeki mikroorganizmaların dengesini bozacak antibiyotikler, çeşitli ilaç ve ürünlerin kullanılması sonucu da pamukçuk görülebilir.

Ağız içindeki dokuların çeşitli etkenler sonucunda zarar görmesi, mantar hücrelerinin yerleşip çoğalmasına imkan veren bölgelerin açığa çıkmasına neden olur. Bu anlamda, radyoterapi, kemoterapi veya fiziksel travmalar ile diyabet gibi ağız içindeki biyokimyanın değişmesine yol açan durumlarda mantar enfeksiyonu gelişme ihtimali artar.


Pamukçuk Nedenleri Nelerdir?

Her rahatsızlıkta olduğu gibi, ağız mantarının gelişimini kolaylaştıran çeşitli risk faktörleri mevcuttur. Aşağıdaki durumların görüldüğü kişilerde pamukçuk görülme ihtimali toplumun geri kalanına göre daha yüksektir:

• Ağız kuruluğu

• Diyabet, lösemi, anemi gibi kronik hastalıklar

• HIV enfeksiyonu gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar

• Antibiyotik, kortikosteroid ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanan kişiler

• Radyoterapi veya kemoterapi gibi kanser tedavisi alan hastalar

• Sigara ve alkol gibi ağız dokusuna zarar veren zararlı maddeleri kullanan kişiler

• Diş protezi kullanan kişiler

Pamukçuk Belirtileri Nelerdir?

Pamukçuk her yaşta ortaya çıkabilen bir durum olmakla birlikte, sıklıkla bebeklik veya erken çocukluk dönemi ile ileri yaşta görülen bir rahatsızlıktır. Pamukçuğun yaygınlığı ve şiddetine bağlı olarak sıklıkla görülen klinik belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

• Ağız içi, yanaklar, diş etleri, dil, bademcikler veya dudaklarda sarı-beyaz renkli plaklar ve döküntüler

• Ağız kenarında çatlaklar ve kuruluk

• Plakların kaldırılması sonrası kanama

• Ağızda ağrı veya yanma hissi

• Bebeklerde yemeyi reddetme ve huzursuzluk

• Ağızda kötü tat hissedilmesi veya tat kaybı

• Ağız içinde pamuk hissi

• Yutma güçlüğü

Pamukçuk Nasıl Tedavi Edilir?

Ağız mantarı; ağız boşluğu içinde görülen farklı sağlık sorunları ile benzer klinik tablolar oluşturabildiğinden, tedavi öncesinde kesin tanı konulması kritik önem taşır. Bu bakımdan, uzman bir doktor tarafından hastadan ayrıntılı hastalık öyküsünün alınması ve detaylı fizik muayene ile ağız boşluğunun incelenmesi oldukça önemlidir. Doktor, gerekli gördüğü takdirde ek görüntüleme ve laboratuvar tetkiklerine başvurabilir. Aynı zamanda, pamukçuk tanısı konması için ağız içindeki plaklardan biyopsi alınması gerekebilir.

Tüm bu incelemelerin ardından elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucu kesin tanı konur ve uygun tedavi planı oluşturulur. Pamukçuk tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemler şu şekildedir:

• Tedavinin temelini antifungal içerikli antibiyotik tedavisi oluşturur. Bu bağlamda, flukonazol, nistatin, klotrimazol veya itrakonazol B gibi çeşitli antifungal ilaçlar hastalara verilebilir.

• Hastalardaki ağrı ve hassasiyet şikayetlerinin giderilmesi ve iltihaplanmanın azaltılması için anti-inflamatuar ilaçlar tedavi planına dahil edilebilir. Ağrı kesici spreyler de belirtilerin h hafifletilmesi açısından faydalıdır.

• Antiseptik ağız gargaraları kullanılarak ağız hijyeni sağlanabilir. Aynı zamanda, diş ve ağız içerisinde yer alan diğer bölgelerin fırçalanması da ağız hijyen açısından önemlidir Pamukçuğa bağlı gelişen plaklar kanamaya yatkın olduğundan, kullanılan diş fırçasının yumuşak tercih edilmesi ve doğru teknikle uygulanması gerekir.

• Diş protezi kullanan hastaların, protezi çıkardıktan sonra protez temizliğine özen göstermesi; protez yeniden takılırken mantarın tekrar enfeksiyona yol açmasını önleme açısından oldukça önemlidir.

• Pamukçuk rahatsızlığının temelinde bağışıklık sistemi ile alakalı sorunlar olduğundan, altta yatan nedenin tedavi edilmesi, pamukçuğun tekrarlamaması bakımından önemlidir. Diyabet, kanser veya çeşitli romatolojik hastalıklara bağlı pamukçuk şikayetinde hastalıkların spesifik tedavisi yapılır.

• Ağız mantarına bağlı gelişen plaklar kanamaya yol açabileceğinden, tedavi süresince ağız içini tahriş edecek maddelerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Bu anlamda, hastalar baharatlı gıdalar ve asitli içeceklerden uzak durmalıdır. Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar da tamamen bırakılmalıdır.

Pamukçuk Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Pamukçuk oluşumunun önlenmesi için bireyler hayat tarzlarında birtakım değişiklikler yapabilir. Bu bakımdan, aşağıdaki önlemler ağız sağlığını koruyarak pamukçuk oluşumunun önüne geçilmesinde etkilidir:

• Günlük olarak diş ve ağız fırçalama alışkanlığı, ağız ve diş sağlığı açısından vazgeçilmez bir unsurdur. Bu nedenle, kişiye uygun özellikte diş fırçası ve macunu tercih edilmeli, doğru teknikle, günde en az 2 kez, düzenli olarak fırçalama yapılmalıdır.

• Diş fırçası ile ulaşılamayan yerler için günlük diş ipi kullanılmalı ve ağız bakım suyu ile gargara yapılmalıdır.

• Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.

• Düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirerek genel sağlığın korunmasına yardımcı olur.

• Ağız kuruluğunun önüne geçmek için günlük yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. Ağız kuruluğuna neden olabilecek sağlık sorunları bulunan hastaların vakit kaybetmeden tedavinin başlatılabilmesi için uzman doktora başvurması gerekir.

• İnhaler ilaç kullanan astım veya KOAH hastaları, inhaler kullanımı sonrası ağızlarını suyla çalkalamalı veya dişlerini fırçalamalıdır.

• Şeker hastalığı olan kişilerde kan şekerinin kontrol altına alınması oldukça önemli bir unsurdur.

• Sigara ve alkol gibi ağız içi dengeyi olumsuz etkileyen zararlı alışkanlıklar bırakılmalıdır.

• Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.

Dr. Öğr. Üyesi
Cengiz Uzun
Enfeksiyon Hastalıkları
MEDICANA INTERNATIONAL ISTANBUL
Profili Gör
Oluşturma: 15.02.2021 03:00
Son Güncelleme: 15.02.2021 03:00
Oluşturan: Cengiz Uzun
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri