Dismenore: Nedenleri, belirtileri ve tedavi yaklaşımları

Dismenore, adet dönemine bağlı olarak şiddetli ve sık tekrarlayan adet krampları ve ağrılarıyla karakterize edilen bir adet rahatsızlığıdır.  Kadınları doğurganlık çağı boyunca etkileyen, yalnızca fizyolojik bir rahatsızlık olarak değil, yaşam kalitesini, okul ve iş performansını doğrudan etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Bu rahatsızlık birincil veya ikincil olarak sınıflandırılabilir. Birincil dismenore genellikle ergenlik döneminde başlar ve yaş ilerledikçe ve gebelik sonrasında şiddeti azalabilir. İkincil dismenoreden daha yaygındır. İkincil dismenore ise genellikle yetişkinlik döneminde başlar. Dismenore (adet sancısı) her ergen veya gençte görülebilse de, sigara içenler, adet döneminde alkol tüketenler, fazla kilolu olanlar ve 11 yaşından önce adet görmeye başlayanlar için risk artar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dismenore, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen jinekolojik şikayetlerin başında gelmekte olup prevalansı yüzde 45 ile 95 arasında değişmektedir.

entry image

Dismenore nedir ve kaç türü vardır?

Dismenore, klinik pratikte birincil ve ikincil olmak üzere iki ana başlık altında değerlendirilir.

Birincil dismenore yaşayan kişilerde rahim kasılmaları, vücuttaki kimyasal dengesizlikten, özellikle de rahim kasılmalarını kontrol eden prostaglandin ve araşidonik asitten kaynaklanır. Belirtiler genellikle adet döngüsünün başlamasından sonra ergenlik döneminde başlar ve ömür boyu sürebilen rahim kasılmaları görülür.

İkincil dismenore çoğunlukla endometriozis olmak üzere diğer tıbbi durumlardan kaynaklanır. Endometriozis, rahim içindeki dokuya benzeyen ve onun gibi davranan dokunun rahim dışında, genellikle diğer üreme organlarında yerleşmesi ve iç kanama, enfeksiyon ve pelvik ağrıya neden olması durumudur. Genellikle daha geç bir dönemde ortaya çıkar.

İkincil dismenoreye yol açabilecek diğer olası nedenler şunlardır:

  • Pelvik inflamatuar hastalık (PID)
  • Rahim fibroidleri
  • Anormal gebelik (örneğin, düşük, dış gebelik)
  • Pelvik boşlukta enfeksiyon, tümör veya polipler

Dismenore belirtileri nelerdir?

Birincil dismenore belirtileri adet başlamadan 1-2 gün önce başlar, ilk 48-72 saatte zirveye ulaşır ve büyük çoğunlukla kendiliğinden geçer. Tipik bulgular şunlardır:

  • Alt karın bölgesinde kramp
  • Alt karın ve/veya alt sırt bölgesinde ağrı
  • Bacaklara doğru yayılan ağrı
  • Mide bulantısı, kusma ve/veya ishal
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Bayılma
  • Baş ağrıları
  • Şişkinlik hissi
  • İkincil dismenore ise adet dışı dönemlerde de sürebilen pelvik ağrı, ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken yanma ve uzun süreli veya düzensiz kanama gibi ek bulgularla seyredebilir.

Dismenore tanısı nasıl konulur?

Dismenore tanısı, hastanın genel tıbbi geçmişi, adet döngüsü, semptomları ve ardından pelvik muayeneyi de içerebilecek bir fizik muayene ile başlar. Birincil dismenore tanısı büyük ölçüde klinik değerlendirmeye dayanır. İkincil neden şüphesi durumunda ise ek olarak aşağıdaki testler istenebilir:

  • Transvajinal veya abdominal ultrasonografi (miyom, endometriyoma, adenomiyozis)
  • Pelvik MRI (özellikle endometriyozis şüphesinde)
  • Laparoskopi (özellikle endometriyozis için altın standart tanı yöntemidir)
  • Enfeksiyon parametreleri (pelvik inflamatuvar hastalık şüphesinde)
  • CA-125 düzeyi (endometriyozis takibinde yardımcı olabilir)

Dismenore tedavi yaklaşımları

Tedavi, ağrının şiddetine ve altta yatan nedenine bağlı olacaktır. Eğer ağrıya pelvik inflamatuar hastalık (PID) veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE) neden oluyorsa, doktor enfeksiyonu ortadan kaldırmak için antibiyotik reçete edecektir. Diğer olası ilaçlar şunlardır:

  • Steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ'ler), reçetesiz veya reçeteli olarak temin edilebilir. Adet başlamadan 1–2 gün önce ya da ağrının ilk belirtisiyle birlikte başlanması etkinliği artırır.
  • Asetaminofen gibi reçetesiz satılan seçenekler veya daha güçlü reçeteli ağrı kesiciler.
  • Antidepresanlar bazen adet öncesi sendromuyla ilişkili ruh hali değişimlerini azaltmak için reçete edilir.

Doktor ayrıca hormonal doğum kontrol yöntemlerini denemeyi de önerebilir. Hormonal doğum kontrol yöntemleri hap, yama, vajinal halka, enjeksiyon, implant veya rahim içi araç (RİA) şeklinde olabilir. Hormonlar yumurtlamayı önleyerek adet sancılarını kontrol altına alabilir. Ameliyat, endometriozis veya rahim fibroidlerini tedavi edebilir. Bu, diğer tedavilerin başarılı olmaması durumunda bir seçenektir. Ameliyat, endometriozis implantlarını, rahim fibroidlerini veya kistleri çıkarır. Nadir durumlarda, diğer tedaviler işe yaramadığında ve ağrı şiddetliyse, rahmin alınması (histerektomi) bir seçenektir. Bu sadece artık çocuk sahibi olamayan veya çocuk sahibi olmayı planlamayanlar için bir seçenektir.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Adet ağrısı normaldir ve katlanmak gerekir." (Yaygın yanılgı)

Hayır, hafif rahatsızlık yaygın olsa da, şiddetli veya yaşamı olumsuz etkileyen ağrı normal kabul edilmez ve basitçe katlanılmamalıdır. (Gerçek)

"Dismenore yalnızca genç kızlarda görülür." (Yaygın yanılgı)

Hayır, dismenore sadece genç kızlarda görülmez. Bu durum, her yaştan adet gören bireyi etkiler. Birincil dismenore genç yaşlarda daha sık olmakla birlikte, ikincil dismenore özellikle 30-40'lı yaşlarda endometriyozis veya miyom gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.  (Gerçek)

"Doğum yapınca adet ağrıları geçer." (Yaygın yanılgı)

Doğum bazı kadınlarda birincil dismenorenin azalmasına katkı sağlayabilir; ancak bu her kadın için geçerli değildir. İkincil dismenore vakalarında ise doğum altta yatan patolojiyi ortadan kaldırmaz. (Gerçek)

"Ağrı kesici kullanmak bağımlılık yapar ve zararlıdır." (Yaygın yanılgı)

Dismenore tedavisinde doktor önerisiyle kısa süreli NSAİİ kullanımı güvenli ve etkin bir yöntemdir. Gereksiz yere ağrıya katlanmak yaşam kalitesini düşürür. (Gerçek)

"Her adet ağrısı aynı nedenden kaynaklanır." (Yaygın yanılgı)

Hayır, dismenorede görülen adet kramplarının hepsi aynı nedenden kaynaklanmaz. Bunlar genellikle altta yatan farklı nedenlere bağlı olarak iki tipe ayrılır: primer dismenore (hastalıktan kaynaklanmayan ağrı) ve sekonder dismenore (altta yatan bir durumdan kaynaklanan ağrı). Tedavi yaklaşımları da buna göre belirlenir; bu nedenle tanının doğru konulması kritik önem taşır. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gereken durumlar:

  • Her adet döneminde şiddetli ve günlük yaşamı engelleyen ağrı
  • NSAİİ tedavisine yanıt vermeyen ağrı
  • Adet dışı dönemlerde de süren pelvik ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Adet düzensizliği veya anormal kanama ile birlikte ağrı
  • Gebelik planlayanlar ve tedaviye rağmen semptomları devam edenler

Aile hekimine başvurulması gereken durumlar:

  • İlk kez başlayan ve hafif-orta şiddette seyreden adet ağrısı
  • Ağrı yönetimi ve ilaç seçimi konusunda yönlendirme ihtiyacı

Acil servise başvurulması gereken durumlar:

  • Şiddetli pelvik ağrıya ateş, titreme, anormal vajinal akıntı veya kötü kokulu akıntı eşlik ediyorsa pelvik inflamatuvar hastalık açısından acil değerlendirme gerekir. Ani başlayan, dayanılmaz pelvik ağrı over kisti rüptürü veya torsiyonu açısından acil müdahale gerektirir. Gebelik ihtimali olan bir kadında şiddetli tek taraflı pelvik ağrı ektopik gebelik açısından vakit kaybetmeksizin değerlendirilmelidir.

Sık sorulan sorular (SSS)

Dismenore kısırlığa doğrudan neden olmaz. Ancak şiddetli, kronik veya kötüleşen ağrı, doğurganlığı etkileyebilecek endometriozis veya pelvik inflamatuar hastalık gibi altta yatan durumları gösterebilir. Birincil dismenore doğurganlığı etkilemezken, ikincil dismenore genellikle potansiyel üreme sağlığı sorunlarını ele almak için tıbbi değerlendirme gerektirir.
Hafif ve düşük etkili egzersizler, kan dolaşımını artırarak ve ağrı kesici endorfin salgılayarak adet kramplarını azaltmada oldukça etkilidir. Yürüyüş, yüzme ve yoga gibi düzenli aerobik egzersizler semptom yönetiminde etkili bulunmuştur. Düzenli ve orta düzeyde aerobik egzersiz de faydalıdır; çalışmalar, 15-20 dakikalık hareketin ağrıyı önemli ölçüde hafifletebileceğini göstermektedir.
Evet, hormonal doğum kontrol yöntemleri adet sancılarını (krampları) azaltmada oldukça etkilidir ve adet dönemlerini daha hafif, daha kısa veya daha seyrek hale getirmeyi amaçlar. Haplar, bantlar, halkalar, implantlar ve hormonal rahim içi araçlar gibi bu yöntemler, yumurtlamayı baskılayarak ve rahim kaslarının kasılmasına ve ağrıya neden olan kimyasallar olan prostaglandinlerin üretimini azaltarak etki gösterir. Ancak her hastada yöntem seçimi kişisel tıbbi geçmişe göre yapılmalıdır.
Dismenore esasen yoğun rahim kasılmaları ve iltihaplanmadan kaynaklanan fiziksel bir durum olmakla birlikte, psikolojik sıkıntıyla da yakından ilişkilidir. Bu, genellikle yüksek prostaglandin seviyelerinden kaynaklanan gerçek bir fiziksel ağrıdır, ancak stres, kaygı ve depresyon ağrının şiddetini artırabilir.
Evet, bazı bitkisel ilaçlar iltihap önleyici ve spazm çözücü özellikleri nedeniyle ağrıyı azaltmada etkilidirler. Zencefil, rezene ve tarçın ağrı şiddetini azaltmada en umut vadedenlerdir ve bazı çalışmalar zencefilin etkinliğinin yaygın ağrı kesicilerle karşılaştırılabilir olduğunu öne sürmektedir. Ancak bu ilaçların etkileşim açısından doktor bilgisi dâhilinde kullanılması önerilir.
Bakırlı RİA kullanımı bazı kadınlarda ilk 3-6 ayda adet kramplarını ve kanamayı artırabilir. Buna karşın levonorgestrel salgılayan hormonal RİA, genellikle adet ağrısını azaltır ve zamanla dismenore semptomlarını azaltma eğilimindedir ve özellikle endometriyozisli hastalarda tercih edilebilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın