SAĞLIK REHBERİ


BCG Aşısı



BCG Aşısı

BCG (Bacillus Calmette-Guerin) aşısı, diğer adıyla verem (tüberküloz) aşısıdır. Deri içine enjeksiyon yoluyla yapılır. Deri altına yapılması durumunda doku zararı gelişebilir. Bu sebeple deneyimli bir sağlık personeli tarafından yapılması gerekir.

BCG aşısı, kişilerin verem bakterisine maruz kalmaları durumunda bakterinin vücuda girmesini engellemez ancak hastalığın tehlikeli seyrini önler; hastalığın gelişmesi durumunda sınırlı bir enfeksiyonla seyretmesini ve hayati tehlike oluşturmasını engeller. Aşının koruyucu etkilerinin vücutta gelişmesi 6 ile 12 hafta sürebilir.

BCG Aşısı Neden Gereklidir?

Tüberküloz tedavisi, toplum sağlığı ile ilgili önemli bir konudur. Bu nedenle, tüm ülkeler özellikle çocukları korumak için yaygın bir şekilde aşılama uygularlar. BCG aşısı, küçük yaştaki çocuklar için ölümcül olabilen miliyer tüberküloz ve menenjit tüberküloza karşı etkin koruma sağlar. Özellikle henüz bağışıklık sistemi yeterince gelişmemiş olan küçük çocukların korunması için önemlidir. Aşılanan çocuklarda söz konusu hastalıklar gelişse bile tedaviye yanıt verme oranları diğerlerinden çok daha yüksektir. Aşı, kişilerin verem mikrobu ile karşılaşmaları halinde hastalığın vücutta büyük hasar yaratmasının önüne geçer.

Türkiye’de BCG Aşısı

Dünyada pek çok ülke yaygın biçimde BCG aşısı uygulamaktadır. Ancak, tüberküloz görülme sıklığı azalan ülkeler yalnızca risk gruplarını aşılamakta, aşıyı rutin bebeklik aşıları arasında yapmamaktadır.

BCG aşısı, Türkiye’de bebek ve çocukların rutin aşı takviminde yer almaktadır. Aşının rutin aşılardan çıkarılabilmesi için ülkede hastalık görülme oranının 100.000’de 5’in altına düşmesi gerekmektedir. Türkiye henüz bu noktaya gelmemiştir. 2018 yılı itibarıyla Türkiye’de olgu hızı 100.000’de 14,4 olarak tespit edilmiştir.

BCG aşısı iki ayını doldurmuş bebeklere uygulanır. Bu aşı canlı bakteri aşısı, diğer adıyla aktif aşıdır. Aktif aşılarda bakterinin kişilerde hastalık yapma yeteneği yok edilmiştir. Amaç, gücü azaltılmış bakteri ile kişide bağışıklık cevabı oluşturmak ve ciddi bir enfeksiyona karşı koruma sağlamaktır. Bağışıklık, T lenfositleri ve makrofajların aktive olması yoluyla oluşur.

BCG Aşısında Dozaj

Bir yaşını doldurmamış çocuklarda 0,05 cc, bir yaşın üzerindeki çocuklarda ise 0,1 cc dozajında aşılama yapılır. Aşı genellikle sol omuz deltoid kasına, tek doz olarak yapılır.

Aşının koruyuculuğu %80 oranındadır. Koruyuculuğun ne kadar süreyle devam ettiğine dair farklı görüşler bulunmakla birlikte 5-15 yıl arasında olduğu tahmin edilmektedir.

BCG Aşısının Yan Etkileri Nelerdir?

Tüm aşılarda olduğu gibi, BCG aşısında da aşılamanın ardından bazı hafif yan etkiler meydana gelebilir. Aşının yapıldığı bölgede kızarıklık, ağrı ya da şişkinlik oluşabilir. Bazı durumlarda koltuk altı ve boyundaki lenf bezleri şişebilir. Yan etkilerde kendiliğinden düzelme görülmezse hekime başvurmakta fayda vardır.

Aşı yapılan bölgeyi temiz tutmak ve kaşımaktan kaçınmak gereklidir. Çoğunlukla aşıdan sonra pansumana ihtiyaç duyulmaz. Aşıdan sonra günlük aktivitelere devam etmekte bir sakınca yoktur.

BCG aşısından sonra aşının yapıldığı bölgede deride küçük kırmızı bir kabarcık oluşabilir, kabarcık patlayabilir ve iz bırakabilir. Ancak izsiz iyileşme de görülmektedir.

Aşının Uygulanmadığı Durumlar

Ateşli hastalığı olanlara, prematüre doğan bebeklere bebek 3 kg’ye ulaşmadan önce, gebelere, tüberküloz hastalarına, kanser hastalarına, kanser tedavisi gören kişilere, kortizon kullanan kişilere, bağışıklık sistemi bir hastalık sebebiyle ya da çeşitli ilaçlar vasıtasıyla baskılanan kişilere BCG aşısı uygulanmaz.

Tüberküloz (Verem) Nedir?

Tüberküloz, Mycobacterium Tuberculosis basili yoluyla bulaşan bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık %70 oranında akciğerlerde oluşur, fakat bununla beraber diğer organlarda da hasara yol açabilir. Tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilir. İlaç tedavisi ile hastalığın belirtileri ortadan kalksa bile tamamen iyileşmek için uzun süren bir tedavi gerekir.

Dünya nüfusunun ortalama %30’u Mycobacterium Tuberculosis basili ile enfektedir. Kişilerin bu basili taşıyıp taşımadıkları tüberkülin deri testi (PPD) ile belirlenir. Her enfeksiyon hemen hastalıkla sonuçlanmaz. Kişiler tüberküloz basili ile enfekte olduklarında basil vücutta hapsedilir. Enfekte olan kişilerin %5’i 1-2 yıl içinde verem hastası olur; diğer %5’inde vücut direncinin düştüğü durumlarda verem hastalığı gelişir. Enfekte olan kişilerin büyük kısmında ise hastalık gelişmez.

Küçük çocuklar, AIDS hastaları, kanser hastaları, şeker hastaları, böbrek hastalıkları olan kişiler, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar ve yoğun alkol ve tütün tüketenler gibi vücut direnci düşük olan kişiler diğer kişilere göre daha büyük risk altındadır.

Hastalık iki üç haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, kan tükürme, göğüs ve sırt ağrısı, nefes darlığı, ses kısıklığı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Hastalığa ateş, halsizlik, yorgunluk kilo kaybı ve iştahsızlık eşlik edebilir. Akciğer dışı tüberkülozlarda belirtiler farklılaşabilir.

Tüberküloz Nasıl Bulaşır?

Tüberküloz solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Ortamda bir tüberküloz hastası var ise o kişiyle uzun süre kapalı ortada vakit geçirmek bulaşma riskini artırır. Öksürme ve hapşırma gibi eylemlerle bulaşır. Hasta kişinin çatal ve bıçağı, giysileri gibi özel eşyaları ile temasla bulaşma gerçekleşmez.

Oluşturma: 26.10.2020 07:16
Son Güncelleme: 26.10.2020 07:24
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu
+A A-