SAĞLIK REHBERİ


Tırnak Mantarı



Onikomikoz olarak da adlandırılan tırnak mantarı, el ve ayak tırnaklarında ortaya çıkan yaygın bir enfeksiyon türüdür. Bu enfeksiyonun tek bir tırnaktan diğerlerine ya da ayaktan ayak tırnaklarına sıçraması oldukça sık görülen durumlar arasında yer alır. Çoğu durumda, bu rahatsızlığın hayati bir tehlike yaratmadığı bilinse de yüksek vaka sayısından dolayı tırnak mantarının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu söylenebilir. Hastalık, kişide fiziksel ağrıya sebep olabileceği gibi, iş hayatı ve sosyal yaşantıda da birtakım sorunlara neden olabilir. Tedavisi mümkün olmasına rağmen, hastalığın tamamen ortadan kaldırılması uzun zaman alır.

Tırnak Mantarı Nedir?

Tırnak mantarı, dermofit ya da dermofit olmayan küf ve maya (yaygın olarak Candida türü) mantarları nedeniyle oluşan bir çeşit enfeksiyon hastalığıdır. Genel olarak tırnak ucunda veya üzerinde ufak lekelerle ortaya çıkan hastalık tedavi edilmediğinde tırnakta şekil bozukluğuna, renk değişimine, kalınlaşmaya, kokuya ve aşırı kırılganlığa neden olabilir. Başlarda ağrısız ilerleyen süreç, ileri evrelerde ciddi ağrılara neden olabilir. Bu durumda, hastalığın tedavi edilmesi için cerrahi operasyona ihtiyaç duyulabilir.

Mantarların en kolay üreyebileceği yerler sıcak, nemli ve havasız ortamlardır. Mantar, ayak ve el hijyenine yeteri kadar dikkat edilmediği durumlarda kolayca ortaya çıkabilir. Mantar, genel olarak tırnak çevresindeki ufak kesiklerden, tırnaktaki kırıklardan ya da deri ile tırnak arasındaki kısımdan girerek bütün tırnağa yayılabilir.

Tırnak mantarı, yaşlılarda daha çok görülen bir hastalıktır. Bu durum, yaş ilerledikçe vücutta dolaşan kanın daha yavaş akmasından kaynaklanır. Bunun dışında, 6 yaşından küçük çocuklarda tırnak mantarının görülme sıklığının oldukça düşük olduğu söylenebilir. Tırnakta ya da parmak uçlarında travma sonrası görülebilen mantar vakalarına, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde (HIV ile yaşayanlar, şeker hastaları, kanser tedavisi alan hastalar, sedef hastaları vb.) daha sık rastlanır.

Hastalığa genellikle muayene sırasında tanı konulabilir. Yüksek risk grubundaki kişiler ve bazı özel durumlar için tırnaktan parça alınıp mantar cinsinin tespit edilebilmesine yönelik olarak laboratuvar incelemesi yapılabilir. En yaygın klinik bulgular ise tırnağın renginin sarı ya da kahverengiye dönmesi, tırnağın aşırı kalınlaşıp ufalanması, kötü koku, ayakkabı içerisinde rahatsızlık ve ağrıdır.

Tırnak Mantarı Tedavisi

Tırnak mantarı gibi ölümcül risk taşımayan ve genelde ağrısız seyreden hastalıklarda hastalar doktora gitmeyi uzun zaman erteleyebilir. Ancak, birden fazla tırnağa ya da bölgeye yerleşmiş olan enfeksiyonun tedavisinin daha uzun ve zorlu olduğu unutulmamalıdır. Bu noktada, erken müdahale ile tedavi süresi kısaltılabilir.

Enfeksiyon, tırnağın renk değiştirmesine ve deforme olmasına neden olur. İlerleyen ve daha ağır seyreden vakalarda, aşırı kalınlaşma nedeniyle hastalar, tırnak kesmek gibi basit gündelik faaliyetleri bile yerine getiremeyebilirler. Farklı hastalıkları olan kişilerde tırnak mantarı enfeksiyonu tırnak çevresindeki dokuya zarar verebilir ve farklı bakteriyel enfeksiyonlara sebep olabilir. Son yıllarda gerçekleştirilen araştırmalar, genel olarak önemsenmeyen ve ihmal edilen bu enfeksiyon türünün kişilerde psikolojik sorunların yanı sıra, sosyal ve mesleki hayatta da birtakım problemlere yol açabileceğinin altını çizmektedir.

Tırnak mantarının tedavisi, vakadan vakaya değişiklik gösterse de genel olarak uzun sürer. Tedavinin ilk adımı tırnaktaki enfekte kısmın mümkünse uzaklaştırılmasıdır. Tırnak kesilmesi ve törpülenmesi ilk etapta belirtilerin hafifletilmesini sağlayabilir. Tüm enfeksiyonun iyileşmesi ise tırnağın uzamasıyla mümkün olacaktır. El tırnakları ortalama 4-6 ay arasında uzarken, ayak tırnakları ise ortalama 12-18 ay arasında kendini yenileyebilir. Bu süreler; yaşa, mevsime, egzersiz alışkanlıklarına ve kalıtsal faktörlere göre değişiklik gösterebilir.

Enfeksiyonun sadece belirli bir bölgeye değil, diğer tırnaklara da yayıldığı durumlarda dermatoloğa başvurmak en iyi çözüm olacaktır. Şiddetli vakalarda mikroskopik inceleme yapılarak mantar cinsi belirlenip enfeksiyona karşı en uygun ilaçlar belirlenebilir. Tedavi aşamasında en önemli faktörlerden biri düzenli ilaç kullanımıdır. Düzensiz ya da ara vererek ilaç kullanmak iyileşme sürecini uzatacak hatta etkisiz kılacaktır.

Tedaviden sonra mantar tamamen ortadan kalksa bile tırnak eski görüntüsüne kavuşamayabilir. Hatta başarılı tedavilerin sonrasında bile tırnak mantarının yeniden tekrarlayabileceği unutulmamalıdır. Çok şiddetli enfeksiyon durumlarında ise tedaviden cevap alınamadığı durumlarla karşılaşabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile tırnağın tamamının alınması söz konusu olabilir.

Tırnak Mantarı Tedavi Yöntemleri

El ve ayak hijyenine özen gösterilmesiyle çözüm sağlanamayan durumlarda, tedavi planı enfeksiyonun cinsi ve şiddetine göre şekillendirilir. Reçetesiz ürünler çoğu zaman güvenilir sonuçlar vermediği için uzmanlar tarafından önerilmez. Çoğu reçetesiz ya da kozmetik ürünün tedavide yararı olamayacağı gibi, bu ürünler enfeksiyonun yayılmasını da hızlandırabilir. Hastalık fark edildiğinde hemen doktora başvurmak en doğru çözüm olacaktır. Tırnak mantarı tedavisinde uygulanan yöntemler aşağıda detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

Topikal Tedavi

Topikal tedavi, genel olarak hafif seyreden vakalarda ya da oral tedaviyle birlikte uygulanır. Tırnak mantarına karşı yalnızca topikal kremlerin başarılı olduğu durumların nadir olduğu söylenebilir. Bunun nedeni ise enfeksiyondan dolayı sertleşen tırnak yapısının geçirgenliğini yitirmesi ve kremin mantara etki edememesidir.

Son yıllarda sıklıkla kullanılan ilaçlı tırnak cilası, antifungal kremlere göre daha başarılı sonuçlar vermektedir. Siklopiroks ve Amorolfin gibi antifungal ajan içerikli tırnak cilalarının çok daha etkin bir tedavi sağladığı söylenebilir. İlaçlı cilaların doğrudan tırnak üzerine düzenli aralıklarla uygulandığı bu topikal tedavi yöntemi, çoğunlukla tırnak mantarının ortadan kaldırılmasında büyük bir rol oynar. Bu yöntemde, tedavi süresi uzun olsa da hem mantarın yayılması engellenmiş olur ve hem de cerrahi operasyona ihtiyaç kalmayabilir.

Oral Tedavi

Genel olarak şiddetli ve birden fazla tırnağa yayılma görülen vakalarda oral tedavi yöntemlerine başvurulur. Bu yöntemde kullanılan antifungal içerikli ilaçların ağız yoluyla alınması gerekir. Enfeksiyon ilaçlarla yok edilse de bu tedavinin başarılı olup olmadığını anlamak için tırnağın yeniden uzamasını beklemek gerekir. Bu yöntemde en yaygın olarak kullanılan ilaçlar terbinafin ve itrakonazoldur. Ancak, bu tür ilaçların doktor kontrolünde alınması gerektiği ve çok uzun süre kullanıldığında çeşitli komplikasyonlara sebep olabileceği unutulmamalıdır. Örneğin, bu ilaçların 4 ila 12 hafta arasında değişen uzun kullanım süreleri olduğu için baş ağrısı, gastrointestinal bozukluk, kaşıntı ve döküntü gibi yan etkiler görülebilir. Tırnak mantarı tedavisinde oral tedavi yöntemleri; karaciğer ve kalp hastaları, düzenli olarak bazı ilaçları kullanan kişiler ve hamilelere önerilmez.

Tırnak Mantarından Korunma

El ve ayak hijyenine dikkat edilmesi kişide enfeksiyon görülme ihtimalini azaltan en önemli faktördür. Tırnak mantarı bakterisi vücutta bulunsa bile bu bakterinin kolay üreyebileceği ortamların oluşmasının önüne geçmek büyük önem taşır. Tırnak mantarından korunmak için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

•Hava alan, rahat ayakkabılar tercih etmek

•Ayakları her gün yıkamak ve ardından kurulamak

•Sıklıkla çorap değiştirmek (Bu noktada, özellikle nemlenmiş çorapların temizlenmeden önce tekrar kullanılmaması gerektiği unutulmamalıdır.)

•Yüzme havuzu, ortak duş vb. alanlarda ortak eşya kullanılmamalı ve çıplak ayakla yere basılmamalıdır.

•Tırnak mantarı tedavisi sürecinde veya öncesinde kullanılan ayakkabı, terlik vb. ürünleri daha sonrasında kullanmamak en doğru tercih olacaktır. Eski eşyaların içinde mantar üreme ihtimali oldukça yüksektir ve bu eşyaların yeniden kullanması durumunda tırnak mantarı yeniden ortaya çıkabilir.

•Ayakkabının içine antifungal pudra dökmek (Bu işlem, var olan mantarı yok etmese de mantarın gelişip yayılmasını engelleyebilir.)

•Tırnakları düzenli olarak kesmek

•Kişisel bakım ürünlerini başkalarıyla paylaşmamak (Özellikle tırnak bakım ürünlerinin paylaşılması mantar enfeksiyonu riskini büyük ölçüde artıran bir faktördür.)

Prof. Dr.
Neslihan Şendur
Dermatoloji
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR, HİZMETİNİZDE!
Profili Gör
Oluşturma: 28.10.2020 05:57
Son Güncelleme: 28.10.2020 05:57
Oluşturan: Neslihan Şendur
+A A-