SAĞLIK REHBERİ


Kriyocerrahi (Kar Cerrahisi) Nedir?

Kriyocerrahi (Kar Cerrahisi) Nedir?



İyi huylu veya kötü tümörlerle ilişkili hastalıkların tedavisinde girişimsel tedavi yöntemlerine başvurulması gerekebilir. Cerrahi operasyonun gerekli görülmediği veya yetersiz kaldığı vakalarda ise daha nitelikli, poliklinik şartlarında dahi uygulanabilen, ufak çaplı girişimsel yöntemler faydalı olabilmektedir. Bu işlemlerden biri kar cerrahisi olarak da bilinen kriyocerrahidir.


Kriyocerrahi Nedir?

Kriyocerrahi veya kar cerrahisi, çeşitli kimyasalların kullanımı vasıtasıyla çok düşük derecelere ulaşabilen soğuk uygulaması yoluyla başta tümörler olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan girişimsel bir tedavi yöntemidir. Hastalık bölgesine yoğun soğuk uygulaması yapılarak hastalıklı dokunun giderilmesi veya vücutta uzaklaştırılması sağlanır. İşlem doğrudan hastalıklı dokuya uygulandığı için tek bölgeye odaklanmış etkili bir tedavi sağlarken yan etki ve komplikasyon gelişme riski, geniş alanı kapsayan cerrahi yöntemlere göre daha düşüktür. Hastalığın türüne ve klinik tabloya bağlı olarak kriyocerrahi işlemi poliklinik şartlarında dahi güvenle gerçekleştirilebilir.

Kriyocerrahi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Kriyocerrahi yöntemleri sıklıkla dermatologlar tarafından cilt yüzeyinde gelişen kanser dokuları, kanser öncesi kötü huylu tümörler, kanserleşme göstermeyen iyi huylu tümörler ve diğer anatomik sorunlara yol açan kitlesel lezyonlara yönelik kullanılır. Kriyoablasyon tedavisi olarak da bilinen yöntemle soğuk uygulama yoluyla sağlıksız dokunun dolaşımı bozularak ciltten dökülmesi ve vücuttan uzaklaştırılması hedeflenir. Yapılan sayısız çalışmanın sonucunda, kriyocerrahi yöntemlerinin başka kanser türlerinde de etkili olabileceği belirlenmiştir. Bu bakımdan aşağıdaki kanser türleri ve kanser öncesi tümörlerin gelişebildiği dokularda da kriyocerrahi uygulamaları başarıyla tatbik edilebilir:

  • Ağız içinde yer alan çeşitli dokulardan gelişen tümörler ve ağız kanserleri
  • Prostat kanserinin erken dönemleri
  • Rahim ağzı, vajina ve vulva (kadın dış genital bölgesi) bölgelerine ait tümörler ve kanserler
  • Retinoblastoma gibi göz dokularına ait kanserler ve tümörler
  • Karaciğere sınırlı karaciğer kanseri ve tümörleri
  • Kondrosarkoma veya enkondroma gibi kemik-kıkırdak dokularına ait tümör ve kanserler
  • Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri
  • Kaposi sarkoma gibi HIV enfeksiyonu ilişkili, cilt tümörlerine yol açan hastalıklar


Kriyocerrahi Nasıl Etki Eder?

Vücudumuzu oluşturan hücrelerimizin yaşamlarını sürdürebilmeleri için enerji üretmeye ihtiyaçları vardır. Hücreler enerjiyi beslenme yoluyla alınan gıda ürünlerinin oksijen kullanılarak metabolize edilmesi yoluyla elde eder. Bu nedenle vücudu oluşturan hücrelere yeterli düzeyde besin ve oksijen desteğinin sağlanması gerekir. Bu destek besin ürünlerinin ve oksijenin taşındığı kanı dokulara ulaştıran dolaşım sistemiyle sağlanır.

Dolaşım sisteminin elemanları damarlarımız ortam sıcaklığına bağlı olarak büzüşme veya genişleme özelliğine sahiptir. Bu sayede sıcak havalarda damarlar genişleyerek vücut sıcaklığının kritik düzeyde artmasını önlemek için ısı kaybını artırmaya ve terlemeyi desteklemeye çalışırken, soğuk havalarda vücut sıcaklığını korumak ve merkezdeki dokuların dolaşımlarını desteklemek adına büzüşür. Ancak, dokulara ait damarların uzun süre büzüşmesi halinde damar içinden geçen kan miktarı azaldığından dokulara ulaşan besin ve oksijen desteğinde de azalma görülür. Uzun süre besin ve oksijen desteğinden mahrum kalan dokularda ise hücre ölümü ile birlikte doku hasarı ortaya çıkar.

Kriyocerrahi yöntemleri sayesinde vücut için zararlı dokuların kan dolaşımı çok düşük sıcaklıklara maruz bırakılarak damarların büzüşmesi ve dolaşımın bozulması hedeflenir. Bu sayede zararlı dokuların besin ve oksijen desteği kesintiye uğratılır ve doku içinde hücre ölümü tetiklenir. Doku genelinde hücre ölümünün sağlanması ile sağlıksız doku dökülmeye başlar ve vücuttan uzaklaştırılır.

Bunun yanında soğuk ortam doğrudan hücre metabolizmasını da etkileyebilir. Hücrelerde yaşamsal aktivitelerin yürütülmesini sağlayan bazı biyokimyasal olaylar, enzim reaksiyonları veya fizyolojik mekanizmalar uygun ortam sıcaklıklarında gerçekleşebilir. Ortam sıcaklığının çok fazla düşmesi halinde bu fonksiyonlarda aksamalar meydana gelir ve sonuçta hücrenin yaşamsal faaliyetleri bozulur. Bu durum da sağlıksız dokunun dökülerek vücuttan uzaklaşmasına katkıda bulunur.

Kriyocerrahi Nasıl Uygulanır?

Kriyocerrahi (kar cerrahisi) cilt gibi kolay ulaşılabilir bölgelere ve küçük boyutlu dokulara uygulandığında sıklıkla poliklinik şartlarında birkaç dakikalık işlemle kolaylıkla uygulanabilir. Bu durumda hastaya aynı gün içinde işlem yapılır ve eve gönderilebilir. Kriyocerrahi işlemleri birkaç seans halinde tekrarlayan uygulamalar yapılmasını gerektirebilir. Uygulamalar sonrasında dokuların dökülmesi ve vücuttan temizlenmesi sağlanır.

Kriyocerrahide genellikle sıvı nitrojen veya karbondioksit kullanılır. Cilt üzerinde yer alan tümörlere yönelik uygulamalarda hekim pamuk sürüntü veya sprey vasıtasıyla ilgili kimyasalı doku üzerine veya içine uygular. İşlem öncesi ağrı veya rahatsızlık hissinin giderilmesi için lokal anestezi uygulanabilir. Kimyasalın uygulanması birkaç dakika sürebilir. Uygulama esnasında soğuk ile birlikte bir miktar yanma veya rahatsızlık hissi olabilir. İşlem sonrası hasta önerilerle eve gönderilebilir.

İç organlara yönelik yapılan kriyocerrahiler ise daha kompleks ve komplikasyon riski taşıdığından hastanın hastaneye yatışını gerektirebilir. Bu işlemler ameliyat şartlarında, cerrahi ekipmanlar yardımıyla uygulanır. Cerrah tarafından dokunun daha net görülmesini sağlayan özel mikroskoplar kullanılabilir. İç organda yer alan hastalıklı dokunun lokalizasyonu için ek görüntüleme yöntemlerine başvurulması gerekebilir. Hasta işlem sonrası birkaç gün daha yatarak izlenebilir ve uygun şartlarda taburcu edilir. Vücut içinde kriyocerrahi uygulanan doku zamanla hücre ölümüne uğrar ve vücudun bağışıklık sistemi tarafından temizlenir.

Kriyocerrahinin Avantajları Nelerdir?

Kriyocerrahi, uygulanılan diğer yöntemlere göre çeşitli avantajlara sahiptir:

  • İşlem lokal bölgeye uygulanabildiği için küçük bir müdahale ile etkin bir tedavi uygulanabilmesini sağlar. İç organlara yönelik uygulanan kar cerrahilerinde ufak bir kesi üzerinden sağlıksız dokuya ulaşım mümkünken cilt gibi kolay ulaşılabilir dokulara dışarıdan işlemin uygulanması yoluyla tedavi sağlanabilir. Bu sayede hastalara kolay ve konforlu bir tedavi sunulur; büyük çaplı girişimsel işlemlere ait risk ve komplikasyonların önüne geçilir.
  • Kriyocerrahi işlemi öncesi lokal anestezi yapılması yeterlidir. Bu sayede genel anestezinin risk ve komplikasyonlarına karşı hasta korunur, konforlu ve etkili bir tedavi gerçekleştirilir.
  • Kriyocerrahi genellikle hastane yatışını gerektirmeden poliklinik şartlarında kolaylıkla uygulanabilir.
  • Lokal uygulama sayesinde tümör dokusunun çevresindeki sağlıklı dokular zarar almadan korunabilir.
  • Kriyocerrahi yöntemleri tekrarlayan seanslarla güvenle uygulanabilir.
  • Kemoterapi, radyoterapi gibi kanser tedavisinde uygulanan diğer yöntemler kriyocerrahi teknikleriyle birlikte uygulanabilir.
  • Kriyocerrahi bazı hastalarda hastalığın klinik durumu veya hastanın ek hastalıkları ve yaşı gibi özellikleri nedeniyle cerrahi yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda alternatif tedavi metodu olarak güvenle uygulanabilir.


Kriyocerrahinin Riskleri Nelerdir?

Kriyocerrahi sahip olduğu çeşitli avantajlarla birlikte tedavi sırasında veya sonrasında gelişebilecek çeşitli komplikasyonlar açısından riskler barındırır. Bununla birlikte kar cerrahisinin riskleri radyoterapi veya cerrahi gibi büyük çaplı kanser tedavilerine göre daha az şiddetlidir. İşleme dair riskler aşağıdaki gibi özetlenebilir:

İşlem bölgesinde ağrı, hassasiyet veya ufak çaplı kanamalar meydana gelebilir.

Özellikle cilt bölgesindeki sağlıksız dokulara uygulanan kriyoablasyon uygulamalarında işlem bölgesinde yara izi kalabilir veya şişlik oluşabilir. Derin dokulara ulaşan kriyocerrahi uygulamalarında bölgeye ait sinir dokularının zarar görmesine bağlı his kaybı gelişebilir. Özellikle koyu tenli kişilerde, işlem bölgesinin iyileşme sürecinde ciltte renk değişikliği veya soluklaşma oluşabilir.

Kemik dokulara uygulanan kriyocerrahi uygulamalarında, tümör bölgesi çevresindeki kemik dokularında hasara bağlı, ileri dönemde kemik kırıkları gelişme riski artar.

Karaciğer tümörlerine yönelik uygulamalarda karaciğer dokusunda yer alan kan damarlarının veya safra yollarının işlem sonrası zarar görmesine bağlı kanama, safra yolları hastalıkları veya enfeksiyonlar meydana gelebilir.

Prostat kanserine yönelik uygulamalarda, prostat dokusu içinden geçen idrar yollarının zarar görmesine bağlı tıkanıklıklar, idrar yapmada güçlük veya idrarını tutamama, cinsel işlev bozuklukları, erektil disfonksiyon ya da kalın bağırsağın zarar görmesine bağlı problemler ortaya çıkabilir.

Kriyocerrahinin bahsedilen bu riskleri nedeniyle, özellikle iç organlara yönelik planlanan işlemlerde hastaların yatarak tedavi edilmesi, işlem sonrası gözetim altında tutulması ve komplikasyonların önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması gerekebilir. Kriyocerrahinin tecrübeli ve uzman hekimler tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından uygulanması gerekir.

Kriyocerrahi (Kar Cerrahisi) Nedir? Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kriyocerrahi veya kar cerrahisi, çeşitli kimyasalların kullanımı vasıtasıyla çok düşük derecelere ulaşabilen soğuk uygulaması yoluyla başta tümörler olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan girişimsel bir tedavi yöntemidir.

Poliklinik şartlarında birkaç dakikalık işlemle kolaylıkla uygulanabilir. Hastaya aynı gün içinde işlem yapılır ve eve gönderilebilir. Kriyocerrahi işlemleri birkaç seans halinde tekrarlayan uygulamalar yapılmasını gerektirebilir. Uygulamalar sonrasında dokuların dökülmesi ve vücuttan temizlenmesi sağlanır.

Uzm. Dr.
Asiye Yıldız
Dermatoloji
MEDICANA INTERNATIONAL SAMSUN
Profili Gör
Oluşturma: 02.08.2017 04:34
Son Güncelleme: 24.06.2022 11:23
Oluşturan: Asiye Yıldız
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri