SAĞLIK REHBERİ


Haşimato Hastalığı



Haşimato hastalığı bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırdığı ve bu bölgede hasara yol açtığı bir bağışıklık sistemi (otoimmün) hastalığıdır. Zarar gören tiroid bezi yeterli miktarda hormon üretemediğinden, bu hastalık hipotiroidiye, yani tirodin az çalışmasına neden olabilir ve buna bağlı olarak farklı komplikasyonlar gelişebilir.

Haşimato Hastalığı Nedir?

Tiroid bezi, boynun ön tarafında yer alan kelebek biçimli bir salgı bezidir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Tiroid bezi, tiroid hormonunu salgılamakla görevlidir. Bu nedenle, organların işleyişi de tiroid hormonu dengesiyle yakından ilişkilidir. Tiroid hormonunun dengesinin bozulduğu durumlarda, kalp dahil bütün organlar bu durumdan olumsuz etkilenir ve buna bağlı olarak çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir.

Haşimato hastalığı (diğer adıyla Haşimato tiroidi), hipotiroidinin en sık karşılaşılan nedenlerinden birisidir. Hipotiroidi hastalığında, tiroid bezi yeteri miktarda tiroid hormonu salgılayamaz ve bu durum, vücuttaki pek çok sistemin yavaşlamasına neden olur. Özellikle orta yaş grubundaki kadınları etkileyen bu hastalık, günümüzde yaş grubu ve cinsiyet fark etmeksizin herkeste görülebilir.

Haşimato Hastalığının Görülme Sıklığı Nedir?

Haşimato hastalığının dünya genelinde görülme sıklığı 1000 kişide 0,3-1,5 arasında değişir. Altta yatan nedenin çoğunlukla iyot eksikliği olduğu söylenebilir. Gelişmiş ülkelerde özellikle tarama testlerinin daha fazla olması ve erken tanıyla birlikte tedaviye başlama süresinin kısa olmasına bağlı olarak, hastalığın görülme sıklığında azalma gözlemlenmiştir. Afrika başta olmak üzere gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde iyot kullanımının hastalığın gelişimindeki etkisi ve etnik kökenin rolü üzerine çalışmalar devam etmektedir.

Haşimato Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Haşimato tiroidi, yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve kronik tiroid hasarına neden olur. Hastalığın belirtileri zaman içinde ortaya çıktığından, kişiler hastalığın farkına vardığında çoğu vakada tiroid bezi bir miktar hasar görmüş olur. Hormon seviyelerinde dengesizlik gözlemlendiği ve bireylerin hayat kalitesinde düşüş olduğu durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Hastalığın en sık karşılaşılan belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

•Yorgunluk ve halsizlik

•Çabuk üşüme

•Kabızlık

•Solgun cilt

•Yüzde şişlik

•Tırnaklarda kırılma

•Saç dökülmesi

•Dilde büyüme

•Kilo artışı

•Kaslarda ağrı ya da tutukluk

•Uzun süren ya da aşırı âdet kanaması

•Depresyon

•Unutkanlık

Kimler Haşimato Hastalığı Riski Altındadır?

Hastalığın büyük oranda orta yaş grubundaki kadınları etkilediği düşünülse de bazı risk faktörleri ve bu faktörlerin aynı anda görülmesine bağlı olarak bu grupta yer almayan kişiler de bu hastalığa yakalanabilir. Bu risk faktörleri sırasıyla; cinsiyet, yaş, kalıtsallık, diğer bağışıklık sistemi hastalıklarına sahip olma ve radyasyona maruz kalma şeklindedir.

Bugüne kadar yapılan çalışmaların büyük çoğunluğunda, hastalığın erkeklere kıyasla kadınlarda daha sık görüldüğü gözlemlenmiştir. Buna ek olarak, orta yaş grubunda hastalığa yakalanma riskinin daha fazla olduğu söylenebilir. Ailede daha öncesinde Haşimato tiroidi ya da başka otoimmün hastalıklarının görülmesi de yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak hastalığa yakalanma riskini artıran faktörler arasında yer alır. Kişinin kendisinde romatoid artrit, tip 1 diyabet ya da lupus gibi başka bir otoimmün hastalık olması durumunda da Haşimato tiroidine yakalanma riski artar. Son olarak, yüksek derecede çevresel radyasyona maruz kalmış kişilerde de hastalığın görülme sıklığı yüksektir.

Haşimato Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Kişiler genellikle kabızlık, geçmeyen yorgunluk, sabah yataktan yorgun kalkma, cilt kuruluğu, saç dökülmesi ve yüzde şişkinlik gibi şikayetlerle doktora başvurur.

Bu gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda hastaların bazı testler yaptırması istenir ve kandaki TSH hormonu seviyesine bakılır. Ayrıca, hormon testi ve antikor testi de istenebilir. Hormon testinde tiroid hormonu seviyesinin düşük çıkması durumunda, hipotiroidi tanısı konabilir. Diğer taraftan, yüksek TSH seviyesi ise tiroid hormonunun yeterli miktarda salgılanamadığı durumlarda hipofiz bezinin tiroid bezinin yavaş çalışmasını telafi etmek için gereğinden fazla çalıştığına işaret edebilir.

Haşimato hastalığı otoimmün bir hastalık olduğundan, kan örneklerinde anti-TPO antikorlarına da rastlanır. Ancak, antikor testi her Haşimato vakasında doğru sonuç vermez. Bu nedenle, antikor testi sonuçlarının diğer testlerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Günümüzde genellikle söz konusu belirtileri taşıyan hastalardan öncelikle TSH testi istenir. TSH testleri hastalık sürecinde ilaç seviyesine karar verebilmek için gözlem amaçlı da kullanılabilir.

Ailede başka bir bireyde Haşimato hastalığı ya da başka bir otoimmün hastalığı olması, kişinin kendisinde başka bir otoimmün hastalığın bulunması, kişinin daha önce radyasyon terapisi almış olması veya başka bir nedenle çevresel radyasyona maruz kalmış olması gibi durumlarda da düzenli olarak bir endokrinoloğa görünmekte fayda vardır. Buna ek olarak, tiroid ameliyatı geçiren kişiler, tiroid ilaçları kullanan ve boyun ve baş bölgesi için radyasyon tedavisi gören kişiler de mutlaka bir uzmana başvurmalı ve rutin kontrolleri aksatmamalıdır.

Haşimato Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

Haşimato hastalığının tedavisinde, ilk olarak hastalığın seyri izlenir ve buna uygun olarak genellikle ilaç tedavisine başvurulur. Tiroid fonksiyonlarında bozukluk, hormonlarda düzensizlik ya da yetersizlik söz konusu değilse, ilaç kullanımına hemen başlanmaz. Bunun yerine, vücuttaki TSH hormonu seviyesi düzenli olarak takip edilir. İlaç kullanımına başlanması halinde, vakaların çoğunun ölüm boyu ilaç kullanması gerekir. Ancak, kandaki TSH hormonu seviyesine bağlı olarak ilaçların dozajında düzenleme yapılabilir.

Tiroid bezinin yeteri miktarda tiroid hormonu salgılamadığı durumlarda, dışarıdan sentetik hormon takviyesi yapılabilir. Dışardan alınan bu hormon, T-4 adı verilen hormondur. T-4 hormonu içeren ilaçların günlük olarak kullanılması gerekir. İlaçların düzenli kullanımı hipotiroid belirtilerinin ortadan kalkmasına ve hastaların yeniden normal hayatlarına dönmesine yardımcı olur. Hastaların düzenli kontroller sonrasında kullanmaları gereken sentetik hormon miktarları yeniden belirlenir.

Hormon ilaçlarının aşırı kullanımı kalp rahatsızlıklarına sebebiyet verebileceğinden, hastaların kalp sağlığının düzenli aralıklarla incelenmesi gerekir. Özellikle kalp hastalığı geçmişi olan ya da herhangi bir kalp hastalığı bulunan kişilerde hormon ilaçlarının dozajına dikkat edilmelidir.

Haşimato hastalığı tedavi edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Bu sağlık problemlerinin en başında, ülkemizde oldukça sık görülen guatr hastalığı gelir. Tiroid bezlerinin aşırı büyümesi anlamına gelen guatr, dünyada özellikle Asya ve Afrika ülkelerinde yaygın olarak görülen hastalıklar arasında yer alır. Çoğunlukla iyot eksikliğine bağlı ortaya çıkan guatr hastalığının çoğu durumda hipotiroidiye yol açabileceği de unutulmamalıdır.

Haşimato hastalığı, tiroid hormonu yetersizliği nedeniyle, kontrol altına alınmazsa kalp sağlığı sorunlarına da yol açabilir. Özellikle LDL, yani diğer adıyla kötü kolesterolün yüksek olması, hipotiroidi hastalarında sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle, hipotiroidi ve Haşimato hastalığının tedavi edilmediği durumlarda, kalpte büyüme ve kalp yetmezliği görülebilir.

Haşimato hastalığının neden olduğu bir diğer problem ise psikolojik rahatsızlıklardır. Bunların başında depresyon gelir. Zihinsel aktivitenin yavaşlamasına bağlı olarak kişilerde depresyon ve cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir. Çoğunlukla hastalığın tedavi edilmesiyle birlikte depresyon belirtileri azalır ve kişiler eski enerjilerini geri kazanırlar.

Bunun yanı sıra, bebek sahibi olmak isteyen Haşimato hastaları, bu hastalığın kalıtsal yolla aktarılabileceğini unutmamalıdırlar. Bu hastalığa sahip kişilerin bebeklerinde bilişsel bozukluklar ve zihinsel gelişim bozukluklarının ortaya çıkma ihtimali, Haşimato hastalığı bulunmayan kişilerin bebeklerine oranla daha yüksektir. Ayrıca, yapılan bazı çalışmalar, bebeklerdeki kalp, beyin ve böbrek rahatsızlıklarında hipotiroidi hastalığının da rol oynadığına işaret eder. Bu nedenle, hamile olan ya da hamile kalmak isteyen kişilerin tiroid kontrolü yaptırmaları bebekte görülebilecek komplikasyonları önleme açısından büyük önem taşır.

Uzm. Dr.
Yavuz Selim Demir
İç Hastalıkları
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR, HİZMETİNİZDE!
Profili Gör
Oluşturma: 26.10.2020 07:54
Son Güncelleme: 26.10.2020 07:54
Oluşturan: Yavuz Selim Demir
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri