SAĞLIK REHBERİ


Işın Tedavisi (Radyoterapi)



Çağımızın en ölümcül hastalıkları arasında sayılan kanser, son yıllarda etkisini gittikçe artıran ve toplum sağlığını ciddi anlamda olumsuz etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biridir. Yakın zamanda, kansere karşı etkili olabilecek tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi adına değerli çalışmalara imza atılmış; mevcut tedavi yöntemlerinde ise oldukça başarılı sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Mevcut klinik yaklaşımda belirli kanser türlerinde tedavi edici etkinliği yüksek yöntemlerin başında ise Işın Tedavisi (Radyoterapi) gelir.

Işın Tedavisi (Radyoterapi) Nedir?

Radyoterapi olarak da adlandırılan Işın Tedavisi (Radyoterapi), elektromanyetik dalgalar arasında yüksek frekansa sahip, ultraviyole (mor ötesi) ışın sınıfına giren X ışınlarının vücuttaki belirli bir dokuya yoğun şekilde uygulanmasını amaçlayan tedavi yöntemine verilen isimdir. X ışınları, doku katmanlarını kat edip derin dokulara ulaşabilmesi ve özellikle genetik bilginin saklandığı DNA yapısında değişikliklere yol açabilmesi nedeniyle, kanser gibi tümörlü hücrelerin genetik yapısını hedefleyerek bu hücrelerin yok edilmesini ve çoğalmasının önüne geçilmesini sağlar.

Radyoterapi doğrudan vücut dışından belirli bir bölgeye X ışını uygulanması şeklinde gerçekleştirilebileceği gibi, dolaylı yoldan kan dolaşımına katılan çeşitli kimyasallar aracılığıyla doku içerisine radyasyon dalgalarının ulaştırılması yoluyla da uygulanabilir. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) verilerine göre kanser tanısı konulan hastaların neredeyse yarısına radyoterapi uygulanmaktadır.

Işın Tedavisi (Radyoterapi) Neden Uygulanır?

Işın Tedavisi (Radyoterapi) temel olarak belirli kanser türlerinde tedavi edici amaçla veya belirtileri azaltma amacıyla kullanılır. Bu anlamda, çeşitli kanser türlerinin radyasyon tedavisine daha duyarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu kanser türlerinde Işın Tedavisi (Radyoterapi) tek başına veya kemoterapi ile birlikte uygulanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Işın Tedavisi (Radyoterapi)nde kullanılan radyasyon türünün belirli dokulara daha rahat ulaşabilmesi ve belirli kanser hücrelerinde istenen etkinin daha iyi şekilde görülmesi nedeniyle, radyoterapinin belli başlı vakalarda uygulanabilmesidir.

Bunun yanında, cerrahi olarak tedavisi sağlanan kanser türlerinde, ameliyat bölgesinde veya vücudun diğer dokularında gözle görülemeyecek, mikroskobik boyutlarda olan ve cerrahi olarak temizlenemeyen kanser hücreleri bu dokularda varlığını sürdürebilir. Bu hücrelerin ortadan kaldırılması amacıyla cerrahi sonrası destekleyici tedavi olarak kemoterapi veya radyoterapiye başvurulabilir.

Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin Faydaları Nelerdir?

Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin tercih edilmesinde bu yöntemin hastaya sağladığı çeşitli faydalar etkin rol oynar. Radyoterapinin faydaları şu şekilde özetlenebilir:

•Işın Tedavisi (Radyoterapi), kanserin birincil tedavisinde doğrudan kullanılabilir. Özellikle radyoterapiye duyarlı lenfoma (lenf kanseri) veya baş-boyun kanseri gibi kanser türlerinde radyoterapi, birincil kanser tedavisi olarak kullanılır.

•Işın Tedavisi (Radyoterapi), aynı zamanda diğer kanser tedavi yöntemlerine destek olması amacıyla da kullanılabilir. Kemoterapi ile elde edilen kanser karşıtı etkinin güçlendirilmesi için kemoterapinin yanında, radyoterapiye de başvurulabilir.

•Işın Tedavisi (Radyoterapi), ameliyat öncesinde kanser dokusunun küçültülmesinde büyük rol oynar. Radyoterapi ile kanserli hücreler öldürülerek tümör boyutunun azaltılması cerrahi işlemi kolaylaştırır ve daha verimli ve etkili bir tedavi imkanı sunar.

•Işın Tedavisi (Radyoterapi), ameliyat sonrasında vücutta varlığını sürdürebilecek diğer kanserli hücrelerin de ortadan kaldırılmasında rol oynar.

•İleri evre kanser vakalarında, belirtilerin hafifletilmesi ve hastanın hayat kalitesinin yükseltilmesi için sıklıkla radyoterapiden yararlanılır. Bu kanser vakalarında, tümör çevre organlarda hasara neden olabileceği gibi; solunum, sindirim ve dolaşım sistemlerinde de fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. Radyoterapi ile tümör yapılarının küçültülmesi veya tamamen ortadan kaldırılması sonucunda, bu sistemlerde görülen problemler giderilir ve hastada görülen belirtilerin hafifletilmesi sağlanır.

Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin Yan Etkileri Nelerdir?

Işın Tedavisi (Radyoterapi) sonrasında, tedavide uygulanan radyasyonun etki alanına ve şiddetine bağlı olarak vücudun diğer dokularında belirli yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu etkilerden bazıları radyoterapi sonrasında birkaç hafta içerisinde ortaya çıkabileceği gibi, lenfödem veya ikincil kanser oluşumu gibi bazı ciddi belirtilerin ortaya çıkması yıllar sürebilir. Radyoterapinin yan etkileri şu şekilde sıralanabilir:

•Halsizlik ve yorgunluk

•Bulantı ve kusma

•Saç dökülmesi

•Ciltte döküntü

•Ciltte kuruluk

•Kaşıntı

•Deride soyulma

•İshal

•Ağızda kuruluk ve yutma güçlüğü

•Ağız içi yaralar

•Gözde kuruluk

•Cinsel bozukluk ve/veya kısırlık

•İdrar yaparken zorlanma

•Lenfödem veya ikincil kanser oluşumu

Işın Tedavisi (Radyoterapi) Nasıl Uygulanır?

Işın Tedavisi (Radyoterapi) belirli seanslar halinde, belirli aralıklarla uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu anlamda, Işın Tedavisi (Radyoterapi), 1 ila 10 hafta gibi bir süre boyunca, haftada beş gün olacak şekilde uygulanır. Seanslar o hastaya özel olarak oluşturulan tedavi planına bağlı olarak 10-30 dakika arasında sürebilir. Çoğu durumda, Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin uygulandığı haftalarda belirli zaman dilimlerinde ara verilmesi, vücuttaki sağlıklı hücrelere iyileşme imkanı tanınması açısından oldukça önemlidir.

Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin uygulandığı seanslarda, hasta, tedavinin gerçekleştirileceği sedyeye yatırılır ve radyoterapinin uygulanmayacağı kısımlar koruyucu tabakalarla örtülür. Tedaviyi uygulayan personel, koruyucu kıyafet giyerek hastayı işleme hazırladıktan sonra, işlem odasının yanında bulunan korumalı bölgeye geçer ve buradan hastayı takip edebilir. Tedavide kullanılan cihaz; hedeflenen dokuya sabitlenerek uygun doz ve sürede Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin uygulanmasını sağlar. Prosedür sırasında, hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Aynı zamanda, hasta, gerekli gördüğü takdirde, işlemi gerçekleştiren personelle iletişim kurabilir.

Işın Tedavisi (Radyoterapi) sonrasında, hastanın uzman bir hekim tarafından detaylı bir şekilde takip edilmesi kritik önem taşır. Bu doğrultuda, tedavinin ne kadar etkili olduğunun anlaşılabilmesi için, hastalık türüne göre uygun görüntüleme yöntemleri ve kan tetkikleri ile tümör boyutu ve durumu incelenir. Hasta, radyoterapinin olası yan etkileri açısından ayrıntılı bir şekilde sorgulanarak muayene edilir. Gerekli görüldüğü takdirde, bu belirtilerin giderilmesine yönelik ilaç tedavisi başlatılabilir.

Işın Tedavisi (Radyoterapi)nin Çeşitleri Nelerdir?

Işın Tedavisi (Radyoterapi) genel anlamda iki farklı yöntemle uygulanır. Klinik uygulamada en sık başvurulan yöntem; vücut dışından hedef dokuya doğrudan radyoterapi uygulanması işlemine dayanır. Kanser türü, tümör boyutu, tümör etrafındaki dokuların yoğunluğu ve çeşidine göre tedavinin doz ve süresi uzman hekim tarafından belirlenir. Tedavinin dozu, süresi ve kullanılan yönteme göre yan etkiler ve bu etkilerin şiddeti değişkenlik gösterebilir.

Diğer bir yöntem ise vücut içinden radyoterapi uygulanmasıdır. Bu yöntem de kendi içerisinde ikiye ayrılır. İlk yöntem, brakiterapi olarak da bilinen, vücut içine geçici veya kalıcı olarak radyoterapi uygulanmasını sağlayan bir aparatın yerleştirilmesine dayanan yöntemdir. Bu aparat, tümörlü dokulara yakın bölgeye yerleştirilerek istenilen doz ve sürede radyoterapi tedavisinin daha etkili ve verimli bir şekilde uygulanmasını sağlayabilir.

İkinci yöntem ise radyoaktif özellik gösteren kimyasal maddelerin içilmesi veya kana enjekte edilmesi yoluyla, kanserli dokuların yok edilmesine dayanır. Bu sayede, yan etkilerin şiddeti azaltılarak hedefe yönelik etkili bir radyoterapi uygulanması amaçlanır. Burada önemli olan nokta, kimyasal madde dozunun iyi belirlenmesidir.

Hangi radyoterapi yönteminin tercih edileceği; hastanın genel sağlık durumu, kanser türü, boyutu, kanserli hücrelerin vücut içerisinde nerede bulunduğu ve çevre dokularla ilişkisine göre uzman hekim tarafından belirlenir.

Oluşturma: 25.11.2020 03:04
Son Güncelleme: 09.01.2021 11:55
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu
+A A-