SAĞLIK REHBERİ


AORT Anevrizması



Damar duvarının sağlamlığını kaybetmesi, genişlemesi olarak tanımlanan ve patlamaya hazır bir bomba gibi hayatı tehdit eden anevrizmalara tansiyon, sigara, genetik faktörler gibi nedenler yol açmaktadır. Anevrizmalar genellikle herhangi bir belirti vermez. Çoğu anevrizma rastlantısal olarak başka bir nedenle yapılan muayenenin bir bulgusu olarak saptanır.

Anevrizma Nedir ve Neden Olur?

Anevrizma ya da halk diliyle balonlaşma, damar duvarının sağlamlığını kaybetmesi ve genişlemesidir. Bir genişlemeden ya da bir anevrizmadan söz edebilmek için normal damar çapının en az bir buçuk ya da iki katı kadar genişlemesi gerekir. Kişini yaşına, cinsiyetine, boyuna, vücut ağırlığına ve bulunduğu bölgeye göre damar çapları farklılık göstermektedir. Yüksek tansiyon, sigara kullanımı, genetik faktörler ve bazı enfeksiyonlar anevrizmaya yol açan nedenler arasındadır. Bazen de travma sonrası damarlarda anevrizma oluşumu görülmektedir.

Aort Nedir?

Temiz ve oksijenden zengin kanı kalpten çıktıktan sonra organlarımıza taşıyan ana atardamarımız aorttur. Aort, vücudumuzdaki seyrine göre farklı isimlerle adlandırılmaktadır. Kalbimizden çıktıktan sonraki aort bölümü ‘’Çıkan Aorta’’ olarak isimlendirilir. Daha sonra baş boyun bölgesi ve kollarımıza dağılan atardamarları verir. Aorta bu bölgede kavis yapar ve vücudun aşağısına doğru inmeye başlar. Kavis verdiği bu bölüm ‘’Arkus Aort’’ olarak bilinir. Ardından göğüs boşluğundan aşağıya doğru yönelir ve diyafragma seviyesinden karına girer (Torasik Aorta). Aşağıya doğru seyrine devam eder ve göbek seviyesinde ikiye ayrılarak bacaklarımızın beslenmesini sağlayan iki atardamara ayrılır (Abdominal Aort).

Anevrizmanın Belirtileri Nelerdir?

Anevrizmalar genellikle herhangi bir belirti vermezler. Çoğu anevrizma rastlantısal olarak başka bir nedenle yapılan muayenenin bir bulgusu olarak saptanır. Yakınmalar, anevrizmanın bulunduğu yere göre farklılık göstermektedir. Karın içerisinde yerleşen anevrizmalar karın ağrısı veya sıklıkla bele doğru yayılan ağrı ile ortaya çıkmaktadır. Büyük anevrizmalarda hasta elini karnına koyduğunda eline bir top vuruyormuş gibi hissedebilir. Göğüs boşluğundaki anevrizmalar ise göğüs ağrısı, sırta vuran ağrı veya ses kısıklığına neden olabilir. Bazen de ilk bulgu aort damarının yırtılması şeklinde olmaktadır.

Anevrizma Nasıl Teşhis Edilir?

Günümüzde anevrizma tanısı koymak oldukça kolaydır. En sık başvurulan teşhis yöntemi ultrasonografidir. Genellikle ultrasonografi sonrası anevrizma saptanan hastalarda ileri tetkik gerekmektedir. Hastanın takibinde ve tedavinin planlanmasında ileri tetkik olarak en sık Bilgisayarlı Tomografi kullanılmaktadır.

Anevrizmaya Aortunun Hangi Bölümünde Rastlanır?

Anevrizma aortunun bölümlerinden herhangi bir yerinde görülebilir. Anevrizmalar en çok böbrek atardamarlarını verdikten sonraki bölümde gelişir. Bazen tek bir anevrizma, bazen birden fazla anevrizma oluşabilir.

Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilir?

Anevrizmanın bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Çıkan aorttaki anevrizma çapı 5.5 cm ve üzerinde ise başka bir bağ dokusu hastalığı yoksa tedavi edilmelidir. Karın içindeki anevrizmalarda ise müdahale sınırı anevrizma çapının 5.5 cm çapa ulaşması ve daha büyük olmasıdır. Büyüme hızı fazla olan 5.5 cm’den küçük anevrizmalar da tedavi edilmelidir. Küçük anevrizmalar tıbbi tedavi ile izlenebilir. Müdahale sınırında olan anevrizmalar için iki farklı yöntem uygulanmaktadır. Açık cerrahi ve kapalı (Endovasküler) yöntem. Açık cerrahi yöntemde balonlaşmış bölge çıkarılıp yerine yapay bir damar yerleştirilmektedir. Kapalı yöntemde ise damar içerisine yerleştirilen stent-greftler ile anevrizmalar devre dışı bırakmaktadır. Anatomik olarak uygun olan hastalarda Endovasküler yöntem birinci tercihtir ve düşük risklerle uygulanmaktadır.

Prof. Dr.
Gökçe Şirin
Kalp ve Damar Cerrahisi
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 22.09.2020 03:19
Son Güncelleme: 22.09.2020 03:19
Oluşturan: Gökçe Şirin
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri