SAĞLIK REHBERİ


Uyuz Hastalığı



Uyuz hastalığı; insan vücudunda yaşayabilen bir tür akar olan Sarcoptes scabiei nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Gözle görülmesi mümkün olmayan bu akarın cildin üst dokusuna yerleşip, yumurtalarını bırakması sonucu kişilerde yoğun kaşıntı ve sivilceye benzer döküntüler görülür. Hastalık; uyuz hastalığına sahip kişinin sağlıklı bir kişi ile doğrudan teması ya da aynı evi paylaşması sonucu insandan insana bulaşabilir.

Uyuz Nedir?

Uyuz hastalığı; bir enfeksiyon değildir. Bir mikroskobik canlı olan ve mayt (mite) adı da verilen akarlardan bulaşan ve insan vücudunda yaşayabilen bir tür olan Sarcoptes scabiei adlı türün derinin üst tabakasını istila edip, burada tüneller yoluyla yayılıp çoğalması sonucu ortaya çıkan yoğun kaşıntılı ve döküntülü bir hastalıktır. Dünyada yaygın olarak görülen bu hastalık çoğunlukla insandan insana doğrudan temas ile bulaşır. Bulaş, aynı yerde uzun süre vakit geçiren kişiler arasında gerçekleşir. Uyuz hastalığı; akarların hastalığı bulaştırması nedeniyle değil, akarların insan vücuduna yerleşip çoğalması sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle, bu durum istila olarak nitelendirilir. Tedavide temel olarak vücudun akarlardan temizlenmesi ve akarların neden olduğu döküntünün giderilmesi hedeflenir.

Uyuz Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Uyuz; hastalığa sahip biriyle uzun süreli ve doğrudan temas sonucu bulaşır. Havlu, çarşaf, yastık gibi ortak eşya kullanımı, el ele tutuşma ya da aynı evde yaşama gibi durumlarda bulaş riski artar. Hastalık, kalabalık ve kişilerin çok fazla temas halinde olduğu pek çok yerden bulaşabilir. Ancak, uyuz akarları; pire ve başka diğer böcekler gibi uçamadığı ya da atlayamadığı için el sıkışma, sarılma gibi kısa süreli temaslarla hastalığın bulaşması zordur. Hasta bakım merkezleri, kreşler, rehabilitasyon merkezleri, huzurevleri gibi kişiler arası bedensel temasın yoğun olduğu yerlerde özellikle salgın dönemlerinde çok hızlı yayılabilir.

Uyuz; hayvanlarda da üreyebilen bir akardır, ancak insan vücudunda üreyen uyuz akarı ile hayvanları etkileyen akar türü birbirinden farklıdır. Hayvanlarla temas sonrası bu uyuz akarları insanlara geçse bile, insan vücudunda üreyemediği için hastalığa neden olmadan bir süre sonra ölür.

Uyuz Hastalığında Kimler Risk Grubundadır?

Uyuz hastalığında risk grupları arasında kalabalık evlerde yaşayan kişiler, birden fazla cinsel partnere sahip olan kişiler ve rehabilitasyon merkezleri, bakım evleri gibi yerlerde yaşayan veya çalışan kişiler bulunur. Ayrıca, kreş ve çocuk yuvalarında da uyuz salgınları görülebilir. Bağışıklık sistemi zayıflamış ya da ileri yaştaki kişilerde kabuklu uyuzun görülme riski, toplumdaki diğer gruplara göre daha yüksektir.

Uyuz Belirtileri Nelerdir?

Uyuzun belirtileri arasında sivilce benzeri döküntüler ve yoğun kaşıntı yer alır. Gündüz daha hafif olan kaşıntı gece artar. Hatta uykudan uyandıracak kadar yoğun kaşıntı görülebilir. Aynı zamanda, çocuk ve yaşlılarda kaşıntının daha belirgin olduğu söylenebilir.

Hastalığın kuluçka süresi uzun olduğundan, kişinin uyuzu nereden kaptığını bulmak bazı durumlarda zor olabilir ve bu süre içerisinde hastalığa yakalanan kişiler yakın temas halinde oldukları başka kişilere uyuz bulaştırabilir. Kişinin ilk kez uyuza yakalandığı durumlarda, belirtilerin ortaya çıkması 8 haftayı bulabilir. Ancak, daha önce uyuz geçirmiş kişilerde belirtiler temastan genellikle 1-4 gün sonra ortaya çıkar.

Uyuz hastalığı tüm vücutta görülebilir, ancak en çok el, parmak arası, koltuk altı, dirsek, kasık, meme ucu, cinsel organ, bel bölgesi ve kalça gibi derinin katlandığı bölgelerde yoğunlaşır. Çocuklarda ise baş, yüz, boyun, avuç içi ve ayak tabanlarında yayılma görülebilir. Bu bölgelerdeki yayılmaya yetişkinlerde pek rastlanmaz.

Bazı durumlarda dişi uyuz akarlarının derinin altına yerleşmesi sonucu burada yaşama ve üreme amacıyla açtıkları tüneller görülebilir. Bu tüneller, parmak aralarında yoğunlaşır ve 1-10 mm arasında, beyaz-gri renkte olabilir. Tünellerin her zaman fark edilmesi mümkün olmayabilir. Bu durum da hastalığın diğer bazı döküntülü ve kaşıntılı hastalıklarla karıştırılması ve tanının gecikmesine neden olabilir. Uyuz döküntülerinin genel anlamda en çok sivilce ve diğer böcek ısırıkları ile karıştırıldığı söylenebilir. Ancak, diğer böcek ısırıkları ya da sivilce ve egzama benzeri deri hastalıklarının kişiden kişiye bulaşmayacağı unutulmamalıdır.

Hastalığın seyrinde sivilce benzeri, içi su dolu kesecikler ve yoğun kaşıntı görülür. Ayrıca, deri yüzeyinde kesiklere benzer yaralar ve kabuklanma da meydana gelebilir. Kabuklanma görülen kişilerde tipik uyuz belirtilerine rastlanmayabilir. Kaşıntı nedeniyle oluşan yaraların aynı zamanda bakteriyel enfeksiyona açık hale gelmesi de tedaviyi güçleştirebilen bir durumdur.

Uyuz Tanısı Nasıl Konur?

Uyuz tanısı; genellikle kaşıntı ve döküntü şikâyeti ile doktora başvuran kişilerde akarların açtığı tünellerin ve deri altında akar, akar yumurtası ya da dışkısının tespiti ile konur. Norveç uyuzu ya da kabuklu uyuz olarak adlandırılan uyuz türü dışındaki vakalarda vücuttaki akar sayısı az olduğundan, bazı durumlarda akarlar ya da deri altı tünellerinin tespit edilmesi zor olabilir. Bu nedenle, özellikle uyuz salgını dönemlerinde tanı sürecinde akar ve akar yumurtası aranmadan tedaviye başlanır.

Uyuz akarları insan vücudunda 1-2 aya kadar canlı kalabilse de insan vücudu dışındaki yerlerde 48 ila 72 saat içinde ölür. Ayrıca, bu akarların 50 °C üzeri sıcaklıklarda 10 dakika içinde öldüğü de söylenebilir.


Uyuz Nasıl Tedavi Edilir?

Uyuz tedavisinde öncelikli hedef, kişinin aynı evde yaşadığı kişilerin de tedavi edilmesi ve hastalığı birbirlerine bulaştırmalarının engellenmesidir. Uyuz ilaçla tedavi edilebilen bir hastalıktır, ancak tedavi boyunca hijyene azami ölçüde dikkat edilmesi de oldukça önemlidir.

Uyuz belirtileri gösterdiğini düşünen herkesin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Özellikle uyuz akarıyla ilk defa karşılaşan kişide belirtilerin ortaya çıkması çok uzun süre alabileceğinden, temasta olduğu kişiler için de (aile bireyleri, arkadaşları ya da bir arada çalışılan kişiler) uyuz belirtileri görülüp görülmemesine bakılmaksızın tedaviye başlanmalıdır.

Uyuzda kullanılan ilaçlar, çoğunlukla vücutta etkilenen bölgelere topikal olarak uygulanan kremlerdir. Bu kremler uzman doktorun kullanılmasını önerdiği biçimde ve sürede kullanılmalı, kıyafetler sık sık değiştirilip yüksek sıcaklıklarda (minimum 60 °C) yıkanmalı, ütülenmeli ve aynı evde yaşanan kişilerle bu dönemde ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Ev hijyenine de dikkat edilmeli, eşyalar mümkün olduğunca havalandırılmalı, elektrik süpürgesi ile süpürülmeli ve temiz tutulmalıdır. Ayrıca, yıkanması mümkün olmayan kıyafet ve eşyaların kapalı bir poşette 3 gün boyunca bekletilmesi tavsiye edilir.

Kişinin belirtilerin geçtiğini düşünüp ilacı bırakması da iyileşmeyi geciktiren faktörler arasında yer alır. Ayrıca, belirtilerin 2-4 hafta içinde geçmediği vakalarda yeniden tedavi gerekebilir. Ancak, öncesinde bu belirtilerin vücudun akarlara karşı geliştirdiği alerjiden mi yoksa henüz geçmemiş olan akar istilasından mı kaynaklandığının tespit edilmesi gerekir.

Uzm. Dr.
Ümit Bostancı
Dermatoloji
MEDICANA BURSA
Profili Gör
Oluşturma: 04.02.2021 10:15
Son Güncelleme: 06.07.2021 01:24
Oluşturan: Ümit Bostancı
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri