SAĞLIK REHBERİ


Göz Kanlanması Neden Olur ve Nasıl Geçer? Tedavisi Hakkında Detaylar



Göz kanlanması, her yaştan insanda görülebilecek bir göz rahatsızlığıdır. Göz akının kırmızı renkte görülmesine neden olan bu rahatsızlık göz kızarıklığı olarak da bilinir. Göz kanlanması, bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi dış etkenlere bağlı olarak da gelişebilir. Bu rahatsızlık, iki gözü de etkileyebilir veya sadece tek bir gözde de kanlanma görülebilir. Göz kanlanması tedavi edilmediği durumlarda çeşitli göz hasarlarına yol açar. Bu nedenle, 2 günden uzun süren göz kanlanması vakalarında vakit kaybedilmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır.

Göz Kanlanması Nedir?

Göz akını oluşturan tabakanın üzerinde bulunan kılcal damarlar çeşitli nedenlere bağlı olarak genişleyebilir veya çatlayabilir. Bunun sonucunda bu damarlar, normale göre daha kırmızı renkte görünür. Bu durum da göz kanlanması veya göz kızarıklığı olarak adlandırılır.

Alerjik reaksiyonlar, gözün tahriş olması veya mikrop kapması gibi dış etkenler göz kanlanmasına neden olduğu için bu rahatsızlığın geçici bir rahatsızlık olduğu düşünülür. Ancak, bazı durumlarda, göz kanlanması ciddi hastalıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle, bu rahatsızlık ciddiye alınmalı ve nedenleri araştırılarak kişiye uygun bir tedavi planı oluşturulmalıdır.

Göz Kanlanması Neden Olur?

Göz kanlanması nedenlerini belirlemek tedavi sürecinde büyük önem taşır. Aynı zamanda, kanlanmaya sebep olan etkenin derecesi ve şiddeti de oldukça önemlidir. Kanlanmaya sebep olan etkenin ciddiyetine göre tedavi planı uygulanır. Örneğin, kaşıntılı ve ağrılı göz kanlanması vakalarında, rahatsızlık daha ciddi boyutlara ulaşabilir.

Dış etkenlerden kaynaklanan göz kanlanması nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

•Herhangi bir maddenin göze girmesi sonucu yaralanma

•Uzun süreler boyunca tozlu ve kirli ortamlarda bulunma

•Güneş çarpması

•Kimyasal maddelerin gözle teması

•Alerjik reaksiyonlar

•Gözde tahriş

•Lensten kaynaklı sorunlar

•Göz hijyenine dikkat etmeme

•Bilgisayar, telefon ve televizyon ekranlarından gelen mavi ışığa uzun süreli maruz kalma

•Evlerde ve ofislerde yanlış ışık seçimi

•Uyku problemleri

•Alkol kullanımı

Dış etkenlerden kaynaklanan göz kanlanması çoğu zaman ciddi problemlere yol açmaz. Kanlanmaya neden olan dış etken ortadan kaldırıldığında, kızarıklığın kendiliğinden geçtiği görülür. Ancak, bazı durumlarda göz kanlanmasının başka bir hastalığın belirtisi olabileceği unutulmamalıdır.

Başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkan göz kanlanmasının nedenleri şu şekildedir:

•Göz tansiyonu

•Kirpik diplerinde iltihaplanma

•Konjonktivit (kırmızı göz hastalığı)

•Göz kuruluğu

•Romatizmal hastalıklar

•Yüksek tansiyon (hipertansiyon)

•Tiroit hastalıkları

Bir belirti olarak ortaya çıkan göz kanlanması durumunda, kızarıklığa neden olan hastalığın tedavi edilmesine öncelik verilir.

Göz Kanlanması Nasıl Geçer?

Göz kanlanmasının tedavi edilebilmesi için öncelikle göz kanlanmasına neden olan sorunların tespit edilmesi gerekir. Daha sonrasında, kızarıklığa sebep olan dış etkenlerin ortadan kaldırılması göz kanlanması için alınabilecek en iyi önlemdir. Örneğin, alerjik reaksiyonlardan kaynaklanan göz kanlanması durumunda antialerjik damlalar; enfeksiyondan kaynaklanan göz kanlanması durumunda ise antibiyotik içeren kremler ve damlalar kullanılmalıdır.

Göz kanlanmasının tedavisinde evde uygulanabilecek bazı bitkisel yöntemler de etkilidir. Ancak, gözü çayla silme veya patates kapama gibi yöntemlerin gözü daha çok tahriş edebileceği unutulmamalıdır. Gözün tahriş olmasını önlemek için gözün ılık suyla yıkanması ve sürekli ovuşturulmaması gerekir.

Göze zarar veren dış etkenlerin başında aydınlatma için kullanılan ışıklar gelir. Bu nedenle, ev ve çalışma ortamına uygun, gözü yormayacak ışıklar tercih edilmelidir. Gerekli görülen durumlarda, gözün dinlendirilmesi de büyük önem taşır.

Uzun süreler boyunca bilgisayar, telefon ve televizyon ekranından gelen mavi ışığa maruz kalmak da göz kanlanmasına neden olabilir. Bu nedenle, gözler belirli aralıklarla dinlendirilmeli ve zorunlu olarak bu cihazların kullanılması gereken durumlarda ise mavi ışıktan korunabilmek için mavi ışık filtreli özel gözlükler tercih edilmelidir.

Güneşli ve rüzgârlı havalar da göz kanlanmasına neden olabilir. Güneş ışınlarının gözde sebep olacağı hasarı en aza indirmek için bu havalarda güneş gözlüğü kullanılmasına dikkat edilmelidir. Aynı zamanda, güneşe veya polene alerjisi olanlar, gerekli durumlarda göz damlası ve merhemlerinden yararlanabilir.

Bunun dışında, şampuanların içerisinde bulunan bazı maddeler gözlerin yanmasına ve göz kızarıklığına neden olabilir. Bu nedenle, şampuan seçimi, göz kanlanmasını önleme açısından büyük önem taşır. Bu noktada, zararlı kimyasal madde içermeyen ve gözü yakmayacak şampuanların kullanılmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca, gözleri hassas olan kişiler göz makyajından uzak durmalıdır. Göz makyajı yapan kişilerin ise yatmadan önce göze zarar vermeyecek bir makyaj temizleme suyuyla mutlaka makyajı çıkarması gerekir.

Ayrıca, lens kullanan kişilerin göz hijyenine özen göstermesi büyük önem taşır. Bunun için, lensler uygun şartlarda saklanmalı ve yatmadan önce lensler mutlaka çıkarılmalıdır. Bu noktada, el hijyenine de önem verilmelidir.

Son olarak, göz kanlanmasına neden olan bazı enfeksiyonlar bulaşıcı olabilir. Bu nedenle, göz kanlanması görülen kişilerin kullandığı havlu, yastık ve makyaj malzemesi gibi eşyaların belirli aralıklarla temizlenmesine özen gösterilmeli ve bu eşyalar ortak kullanılmamalıdır.

Bebeklerde Göz Kanlanması

Göz kanlanması, yenidoğanlarda ve çocuklarda sıklıkla görülen, bakteri veya virüs kaynaklı olabilen bir göz rahatsızlığıdır. Gözleri dış etkenlere karşı hassas olan ve alerjik reaksiyonlardan etkilenen bebek ve çocuklarda göz kanlanmasına bağlı olarak gözlerin rengi kırmızı olabilir. Halk arasında “kırmızı göz hastalığı” olarak bilinen konjonktivit de sık karşılaşılan göz sorunlarındandır.

Konjonktivit adı verilen göz rahatsızlığı bebeklerde daha sık görülür. Bebeklerde bu duruma bağlı olarak göz kanlanması bir belirti olarak ortaya çıkabilir. Ayrıca, doğum kanalında yer alan bazı bakteriler de bebeklerde göz kanlanmasına neden olabilir. Bazı vakalarda tedaviye gerek kalmadan bebeğin gözünde iyileşme görülse de bazı durumlarda bebeğe uygun bir tedavi planı oluşturulması ve gerekli tedavinin uygulanması büyük önem taşır. Tedavi sürecinde tedaviye cevap verme oranının oldukça yüksek olduğu söylenebilir.

Çocuklarda göz kanlanması bahar aylarında artan veya tozdan kaynaklanan alerjiler sonucu da oluşabilir. Bu durumda, alerjiye sebep olan dış etkene karşı önlem alınması göz kanlanmasının geçmesi için yeterli olacaktır. Bunun dışında, çocuklarda konjonktivit kaynaklı göz kanlanmasının bulaşıcı olabileceği unutulmamalıdır.

Göz Kanlanması Tedavisi

Göz kanlanması, göz akının üzerindeki kılcal damarların iç veya dış etkenlerden dolayı genişleyerek belirgin hale gelmesi sonucu göz akının tamamının ya da bir bölümünün kırmızı görünmesi olarak tanımlanabilir. Bu göz rahatsızlığının tedavisinde göz akında birdenbire görülen veya zamanla oluşan kızarıklığın giderilmesi amaçlanır.

Göz kanlanması tedavisi, kanlanmanın nedenlerine bağlı olarak çok yönlü olabilir. Örneğin, yenidoğan bebeklerde görülen göz kanlanması tedavisinde damla tedavisi uygulanabileceği gibi, kanlanma kendiliğinden de geçebilir.

Konjonktivit kaynaklı göz kanlanması vakalarında ise antibiyotik damlalar kullanılabilir. İltihaplanmanın bulaşıcılığını en aza indirmek için hastaların hijyen kurallarına dikkat etmesi ve eşyalarını ortak kullanmaması büyük önem taşır.

Alerjik reaksiyonlar sonucu oluşan göz kanlanması vakalarında, kızarıklığa gözde kaşınma, yanma ve batma hissi de eşlik edebilir. Bu durumda, antialerjik göz damlaları ve gerektiğinde ağızdan ilaç tedavisi uygulanır.

Gözyaşı azlığından kaynaklanan göz kuruluğu da gözlerde kanlanma ve kızarıklığa neden olabilir. Bu gibi durumların tedavisinde gözyaşı damlası ve suni gözyaşı preparatlarından yararlanılır.

Bazı durumlarda göz kanlanması, herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek kalmadan kendiliğinden geçer. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, 2 günden uzun süren göz kanlanması vakalarında mutlaka doktora gidilmelidir. Göz kanlanmasına eşlik eden ağrı, akıntı, gözde batma hissi, bulanık görme gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda da vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır.

Göz Kanlanması Kaç Günde Geçer?

Bakteri veya mikrop kapma, enfeksiyona maruz kalma ve alerjik problemler gibi dış etkenlere bağlı oluşan göz kanlanması, herhangi bir tedaviye gerek duyulmadan 1 gün gibi kısa bir sürede kendiliğinden geçebilir. Bazı durumlarda ise gözün normale dönmesi 1-2 hafta sürebilir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve göz kanlanması nedeniyle ortaya çıkan diğer göz rahatsızlıklarının önüne geçmek için doktor kontrolünde ilaç tedavisine başlanılan vakalarda ise göz kanlanmasının daha kısa süre içerisinde iyileştiği söylenebilir.

Op. Dr.
Ayla Kut
Göz Hastalıkları
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 05.11.2020 06:45
Son Güncelleme: 05.11.2020 06:45
Oluşturan: Ayla Kut
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri