SAĞLIK REHBERİ


Kemik Tümörü Neden Olur? Tedavi & Teşhis Süreci



Vücudu oluşturan hücrelerin çeşitli etkenlere maruz kalması sonucunda kontrolsüz şekilde çoğalması ile meydana gelen kanser hastalığı, günümüzün en önemli sağlık sorunlarının başında gelir. Vücudu meydana getiren hemen her dokudan kaynaklanabilen kanser hastalığına yönelik çeşitli tedavi yöntemleri tanımlanmakla birlikte, tedavide en önemli adım erken teşhis ve tedavinin sağlanmasıdır. Toplumda sık görülen kanser türlerinden biri olan kemik tümörlerinde de bu husus oldukça önemlidir.


Kemik Tümörü Nedir?

Kemik dokusu; kemiği üreten osteoblast hücreleri, kemik metabolizmasından sorumlu osteoklast hücreleri ile kemik içinde yer alan osteosit hücrelerinin meydana getirdiği, yoğun mineral içeriğine sahip, iskelet sistemini oluşturan temel elemanlardan biridir. Kemikler, kıkırdak dokusu ile eklemlerin meydana gelmesinde rol alır. Aynı şekilde kemik dokusu içinde yer alan kemik iliği dokusu da kan hücrelerinin büyük bölümünün üretildiği temel merkezdir.


Kemik dokusu tüm bu ilişkili olduğu dokularla birlikte değerlendirildiğinde, her bir hücreden kaynaklanabilen çeşitli iyi ve kötü huylu tümör hücrelerinin gelişebileceği bir alan olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda kemik, kıkırdak ve kemik iliği kökenli gelişebilen çeşitli iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) tümörler tanımlanmıştır. Farklı semptomlara ve gidişata sahip bu tümörlerin birbirinden ayrılması tedavi yaklaşımı açısından elzemdir.


Kemik Tümörü Türleri Nelerdir?

Kemik dokusu hem içinde yer alan hücreler hem de ilişkili olduğu çevre dokuları bakımından karmaşık ve zengin bir içeriğe sahiptir. Bu nedenle, kemiklerde tespit edilen iyi veya kötü huylu tümörler köken aldıkları hücreye göre oldukça geniş bir yelpazeye sahip tümör çeşitliliği içinde değerlendirilmelidir. Bu bakımdan, kemiklerde yer alan çeşitli hücrelerin hangisinden köken aldığına bağlı olarak kemik tümörleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

İyi Huylu (Belign) Tümörler:

Kemik kökenli tümörler: Bu grupta osteoma, osteoid osteoma ve osteoblastoma adı verilen, benign kemik tümörleri yer alır.

Kıkırdak kökenli tümörler: Özellikle kemiklerin ekleme yakın yüzlerinde kıkırdak-kemik hücrelerinden kaynaklanan enkondrom, osteokondrom, kondroblastom gibi tümörler bu grupta yer alır.

Kemik iliği kökenli tümörler: Kemik içindeki ilik dokusunda yer alan plazma hücrelerinin benign kitle oluşturacak şekilde oluşturduğu plazmasitomlar bu gruptadır.

Diğer dokulardan kaynaklı olanlar: Kemik çevresinde yer alan damar, yağ, bağ dokusu gibi dokulardan kaynaklanan hemanjioma, lipoma, fibroma gibi tümörler bu gruptadır.

Kötü Huylu (Malign) Tümörler:

Kemik kökenli tümörler: Toplumda en sık görülen kemik kanserleri bu grupta yer alan osteosarkoma türleridir. Yine kemikteki diğer hücrelerden kaynaklanan dev hücreli tümör benign-malign ayrımı yapılamasa da burada ifade edilebilir.

Kıkırdak kökenli tümörler: Kemik-kıkırdak bileşkesinden kaynaklanan kondrosarkoma bu gruptadır.

Kemik iliği kökenli tümörler: Kemik iliği temelli gelişen multipl myeloma bu gruptadır.

Diğer dokulardan kaynaklı tümörler: Kemik içindeki bağ dokulardan kaynaklanan Ewing sarkoma bu gruptadır.


Kemik Tümörü Neden Olur?

Kemik tümörleri, vücudun geri kalanında gelişen iyi veya kötü huylu tümörlerde olduğu gibi, dokularda yer alan hücrelerin belirli etkenler sonucunda kontrolsüz çoğalma davranışı geliştirmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Eğer hücrenin çoğalma yetisi belirli bir düzeyde kontrollü kalır ve organize olabilirse, iyi huylu tümörle sonuçlanır ve bu durum kişide ciddi hastalık tablosuna yol açmadan kendi kendini sınırlar. İyi huylu tümörler neredeyse hiçbir zaman metastaz veya çevre dokulara yayılım göstermez, önemli sağlık sorunlarına yol açmaz.


Kötü huylu tümör ve kanser gelişmesiyle sonuçlanan durumlarda ise tedavi edilmediği takdirde tümör hücreleri çevre dokulara ve uzak bölgelere yayılım-metastaz gösterir. Bu ise kişinin hayatını tehdit eden ciddi hastalık tablosuyla sonuçlanır.


Kemik tümörü gelişmesinde rol oynadığı belirlenen etkenler aşağıdaki gibi özetlenmiştir:

Genetik: Özellikle birinci derece akrabalarında kemik veya farklı türlerde kanser öyküsü olan kişilerde genetik olarak kemik tümörü gelişimine yatkınlıktan bahsedilebilir. Li Fraumeni sendromu, Gardner sendromu gibi ailesel bazı kanser sendromlarında kemik tümörlerinin meydana geliş sıklığı artmıştır.

Kişisel özellikler: Belirli kemik tümörler yaş, cinsiyet gibi kişisel özelliklerle ilişkilendirilmiştir. Örneğin osteosarkoma sıklıkla ergenlik – genç yetişkin döneminde özellikle diz çevresindeki kemik dokularında ortaya çıkma eğilimindeyken, kondrosarkoma orta-ileri yaştaki hastaların omurga ve kalça kemikleri çevresindeki kemik dokularında daha sık gelişme eğilimindedir.

Kemik hastalıkları: Kemiğin Paget hastalığı veya Ollier sendromu gibi kemikleri ilgilendiren bazı hastalıkların seyrinde kemik hücrelerinin kanserleşme ihtimali artmıştır.

Radyasyon: Özellikle kansere yönelik planlanan radyoterapi başta olmak üzere, kemik dokularının yoğun radyasyona maruz kalması, kemik kanseri gelişmesi bakımından risk faktörüdür.


Kemik Tümörü Hangi Belirtilere Yol Açar?

Kemik tümörleri bulundukları lokalizasyona, boyutlarına, yayılımlarına, metastatik olup olmamalarına ve türlerine göre farklı klinik tablolara neden olabilir. Bu bakımdan aşağıdaki semptomlar kemik tümörlerinin gelişmesi sonucu görülebilmekle birlikte, kişiden kişiye farklılık arz eder:

  • Etkilenen kemikte ağrı, şişlik ve halsizlik
  • Tümör bölgesinde sertlik ve kitle
  • Etkilenen kemik bölgesinde kırık gelişimi
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Kilo kaybı, iştahsızlık
  • Bulantı ve kusma
  • Solukluk, çabuk yorulma ve çarpıntı
  • Uzak metastaz varlığında etkilenen bölgeyle ilgili ek belirtiler (beyin metastazlarında nörolojik problemler, akciğer metastazında nefes darlığı, öksürük gibi şikayetler)


Kemik Tümörü Teşhisi Nasıl Konur?

Kemik tümöründen şüphelenilen bir kişide öncelikle tümörün lokalizasyonu, çevre dokularla ilişkisi, takip sürecinde boyutlarında değişim olup olmadığı gibi parametrelerin irdelenmesi gerekir. Kesin tanı yapılabilmesi ise ilgili dokudan alınan parçanın patolojik incelemesi sonucunda konulabilir. Bu bakımdan tümör şüphesi olan hastalarda öncelikle çeşitli görüntüleme yöntemleriyle incelenen tümör dokusuna biyopsi işlemi yapılarak teşhis tamamlanır.


Görüntüleme amacıyla sıklıkla direkt radyografiler, bilgisayarlı tomografiler (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR), tümörün vücuttaki yaygınlığı incelemek için pozitron emisyon tomografisi (PET-BT) ve kemik tarama sintigrafisinden yararlanılır. Görüntülemelerle tespit edilen kitlenin uygun bölgesinden iğne veya cerrahi yöntemlerle parça alınarak, ilgili örnek patolojik incelemeye gönderilir. Patolojik incelemesinde gerekli hallerde ileri histopatolojik ve biyokimyasal incelemeleri yapılan tümörün kesin tanısı ve sınıflandırması yapılır.


Kemik Tümörü Tedavisinde Neler Yapılır?

Kemik tümörlerine yönelik tedaviler hastanın kişisel özellikleri, altta yatan tümörün türü, yaygınlığı, biyokimyasal özellikleri gibi farklı faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu anlamda tümöre yönelik tanı yöntemleri sonucunda teşhisi kesinleştirilen hastalarda, hastalık yaygınlığını belirlemek için ek görüntülemeler yapıldıktan sonra, farklı tıp dallarından uzman hekimlerin disiplinler arası bir değerlendirme yapmasıyla hastaya en uygun tedavi planı çizilir.


İyi huylu tümörlerde kitlenin lokalizasyonu, kemik dokusunda meydana getirdiği olası yıkım, hastanın klinik şikâyeti gibi farklı parametrelere bağlı olarak tedavisiz izlem gündeme gelebilir. Boyutunda artış olmayan, ciddi bir şikâyet yaratmayan ve dokularda hasara yol açmayan iyi huylu tümörler yaşam boyu stabil seyredebilir ve sıklıkla takip edilmesi yeterlidir. Çeşitli şikâyetlere yol açan iyi huylu tümörlerde cerrahi olarak kitlenin çıkarılması gerekebilir.


Kötü huylu kemik tümörlerinde ise hastalığın şiddetine ve yaygınlığına bağlı olarak, kitlenin cerrahi olarak çıkarılmasının yanında kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gündeme gelebilir. Kemik tümörleri kemiklerde önemli doku boyutlarına ulaşabildiği ve kişinin hayat kalitesini ciddi olumsuz etkileyebildiğinden, cerrahi ile etkilenen kemik dokusunun büyük kısmının çıkarılması veya tek bir uzvun tamamen çıkarılması (ampütasyon) gerekebilir. Bu ise ardışık cerrahi operasyonların yapılmasını gerektirebilir. Tümör cerrahisi sonrasında ise hastanın hayat kalitesini artırabilmek için protez takılması düşünülebilir.


Doç. Dr.
Burçin Keçeci
Ortopedi ve Travmatoloji
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR
Profili Gör
Oluşturma: 08.10.2021 09:50
Son Güncelleme: 08.10.2021 09:57
Oluşturan: Burçin Keçeci
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri