SAĞLIK REHBERİ


Topuk Dikeni Tedavisi - Belirtileri, Nedenleri ve Egzersiz Önerileri



Topuk kemiği ve ayak tabanı arasında oluşan ağrılı çıkıntı, halk arasında topuk dikeni olarak bilinmektedir. Ortopedi hastalığı olan topuk dikeni, sporcuların yanı sıra normal hayatta da görülebilmektedir. Her yaş grubunun etkilenebildiği bu hastalığın tedavisi ise kolay bir şekilde gerçekleşmektedir.

Topuk Dikeni Nedir?

Ayak kemiklerinden dışarı atılan kalsiyum kalıntıları, yürümeye yardımcı olma amacı ile topuk kemiğinin alt kısmında birikmeye başlar. “Plantar fasya” adı verilen kalsiyum kalıntıları bir süre sonra kemikleşir ve topuğun taban destek kısmını oluşturur. Ancak bu kalıntıların dengesiz bir şekilde ilerlemesi durumunda daha fazla alana yayılır ve ayak tabanına zarar vermeye başlar.

Zaman zaman 1,5 santimetre boyuta kadar uzanan aşırı kemikleşmeye plantar fasiit hastalığı, yani halk arasında topuk dikeni denir. Özellikle yürüme güçlüğü çeken kişilerin şikâyet ettiği topuk dikeni kolay şekilde tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Topuk Dikeni Neden Olur?

Ayak sağlığını rahatsız eden topuk dikeni hastalığı, genel olarak dış faktörlerden dolayı ortaya çıkar.

  • Ortopedik taban özelliği bulunmayan ayakkabıların sürekli olarak giyilmesi, ayak kemiklerinin duruşunu doğrudan etkilediği için kalsiyum birikmesi yaratabilir. Bu durum topuk dikeni rahatsızlığının yaşanmasına neden olabilir. Ayrıca kadınlar arasında kullanılan yüksek topuklu ayakkabılar da topuk dikeni oluşumunu tetiklemektedir.
  • Uzun süreli yürüyüş ve tempolu koşularda yere sert şekilde basan kişilerin de ayaklarında topuk dikeni oluşmaktadır. Yumuşak dokulu ayak tabanında oluşan yüksek basınç, topuk kısmına uzun vadede aşındırma olarak geri döner. Böylece topuk dikeninin oluşum süreci hızlanır.
  • Aşırı hareketin yanı sıra aşırı hareketsizlik de topuk dikeni hastalığını tetikleyen faktörler arasında yer alır. Ayak tabanı uzun süre yere bastığı için plantar fasya kısmının esnekliği azalır. Topuk derisinin altındaki yumuşak dokuya zarar veren sert fasya, bir süre sonra plantar fasiit oluşumuna neden olur.
  • Topuk dikeni, kalıtsal hastalıklar ve yaşlılık gibi fiziksel durumların neticesinde kendiliğinden de oluşabilir. Özellikle şeker hastalığı ve karaciğer yetmezliği gibi hastalıkların yan etkisi arasında plantar fasiit de bulunur. Ayrıca belirli bir yaştan sonra topuk etrafında bulunan ve yürüme kalitesini iyileştiren sıvı azalır ve topuk dikeni oluşumu için uygun zemin kendiliğinden oluşur.

Topuk Dikeni Belirtileri

Topuk dikeni belirtileri, erken aşamada fark edilebilen birkaç sorun sayesinde kolayca anlaşılabilir. Bu belirtilerin başında, topuk bölgesinde oluşan ve yürüme esnasında hastaya rahatsızlık veren şiddetli ağrı gelmektedir. Topuk dikeni oluşmadan önce plantar fasya’nın etrafında iltihap birikmesi oluşur. Bu iltihaptan dolayı hastanın topuk kısmında kıymık batmasına benzer bir ağrı yaşanabilir.

Topuk dikeni oluşmaya başladığında ise ayak tabanında çıkıntı şeklinde bir yapı oluşur. Uzun süreli oturmanın ardından ayağa kalkıldığında kendisini hissettiren bu yapı, hassasiyet yaşanmasının yanı sıra kişinin yürüyüş şeklinde de birtakım geçici soruna yol açar.

Topuk Dikeni Nasıl Geçer?

Topuk dikeni ağrısını geçici olarak dindirmek için ev ortamında bazı yöntemler uygulanabilir. Öncelikle rahat bir yere uzanıp topuk kısmına buz tedavisi gerçekleştirebilirsiniz. Topuğunuza bir torba ya da tülbent eşliğinde soğuk uyguladıktan sonra doktor önerisiyle alınan ağrı kesici krem, hafif masaj yapılarak sürülmelidir. Bu işlemler topuk kısmındaki sertliği yumuşatarak daha rahat yürümenizi sağlayacaktır.

Bunun yanı sıra ortopedist tavsiyesiyle ayağınıza uygun bir tabanlık kullanarak yürüme denemeleri de yapabilirsiniz. Ayak şeklinize göre tasarlanan ve ayakkabının arasına yerleştirilen tabanlık, ayakkabı tabanı ve ayağınız arasında yumuşak bir doku oluşturarak ağrının en aza indirilmesini sağlayabilir.

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni tedavisi, sanılanın aksine oldukça kolay ve risksiz yöntemlerden oluşur. Bu süreç ortopedi ile ilgili olduğu için uygulanacak tedavi yöntemini ortopedi uzmanı belirler. Ancak cerrahi operasyon seçeneği, genel olarak uygulanan en son aşama olmaktadır. Dolayısıyla topuk dikeni tedavisi konusunda sağlık açısından korkulması gereken herhangi bir durum yoktur.

Eğer topuk dikeni herhangi bir tedavi gerektirmeden çözülebilir yapıdaysa, ortopedist size ayak tabanlığı kullanmanızı önerir. Ayakkabı içinde düzenli olarak kullanılan tabanlık hem ayak yapınızı düzeltir hem de topukta oluşan dikenin iyileşmesini sağlar. Bu nedenle tedavi aşamasına geçilmeden önce tabanlık ile dikenin kendi kendine ortadan kalkması beklenir. Topuk dikeninde herhangi bir iyileşme gözlenmiyorsa lazer ve buz tedavisi gibi medikal tedavilerin uygulanması önerilmektedir.

Topuk Dikeni Lazer Tedavisi

Ayak topuk dikeni tedavisinde kullanılan bir yöntem olan lazer ışınları, cilt altına işleyerek kemikleşmiş yapının çözülmesini amaçlar. Düşük enerjili olduğu için yumuşak dokuya herhangi bir zararı bulunmayan lazer tedavisi, birkaç seans şeklinde ve farklı yoğunluk seviyelerinde uygulanır. Böylece hastanın acısız ve ağrısız bir şekilde topuk dikeninden kurtulması sağlanır.

Topuk Dikeni Buz Tedavisi

Dikenin bulunduğu bölgeye buz uygulanması da topuk dikeninin tedavisinde sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde topuk kısmına buz sargısı uygulanır ve 15 dakikadan az olmamak kaydıyla bekletilir. Soğuktan dolayı topuk altında bulunan iltihap yumuşadıktan sonra topuk dikeni kremi ile masaj yapılır. Bu tedavide birkaç seanstan sonra kesin iyileşme gözlemlenmektedir.

Topuk Dikeni Ameliyatı

Topuk dikeni için uygulanan tedavilerin olumlu etki göstermediği durumlarda ise cerrahi müdahale son seçenek olmaktadır. Ameliyat öncesinde topuk dikeni röntgen görüntüsü alınarak dikenin tam konumu belirlenir. Daha sonra ayağın bir süre yere basmaması sağlanarak diken etrafındaki iltihabın giderilmesi sağlanır. Ameliyat esnasında ise topukta bulunan plantar fasya gevşetilmesi suretiyle topuk dikeni olduğu yerden çıkarılır.

Ameliyat sonrasında topuk kısmının ve plantar fasya bölgesinin zarar görmemesi için bandaj, atel ya da koltuk değneği kullanılması tavsiye edilir. Rehabilitasyon aşamasında ise üzerinde özel tabanlık bulunan topuk dikeni için spor ayakkabı çeşitlerinin kullanılması önerilir. Hasta bu aşamada bir süre hareketsiz kaldığı için kramp ya da uyuşukluk görülmesi son derece normaldir.

Topuk Dikeni Egzersizleri

Topuk dikeninin tekrarlamaması için topukta bulunan eklemlerin ve kasların güçlendirilmesi son derece önemlidir. Dolayısıyla hasta tedavi sonrasında sorun yaşamamak adına belirlenen egzersiz takvimine uymalıdır. Baldır kasları ve plantar fasyanın gerilmesi için evde yapılacak birkaç egzersiz şekli bulunmaktadır. Çekme germe hareketi, çömelme, ayak topuğunu yukarı aşağı hareket ettirme gibi hareketler düzenli olarak uygulandığı takdirde oldukça etkili sonuçlar vermektedir.

Topuk Dikeni Tedavisine Hangi Doktor Bakar?

“Topuk dikeni hangi bölüm bakar?” sorusu, hastalığı yaşayan kişiler tarafından sıkça sorulmaktadır. Bu şikayetlere sahip olan kişi, bir an önce uzman bir hastanenin ortopedi ve travmatoloji birimine başvurmalıdır. Birimin yapacağı detaylı tetkik ve analizler sonucunda tanı konulur ve gerekli tedavilerin uygulanması sağlanır.

Op. Dr.
İhsan Ramadan
Ortopedi ve Travmatoloji
MEDICANA KADIKÖY
Profili Gör
Oluşturma: 13.07.2020 05:01
Son Güncelleme: 19.10.2020 01:33
Oluşturan: İhsan Ramadan
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri