SAĞLIK REHBERİ


Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV)



Çocukluk çağında en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında enfeksiyonlar gelir. Çocukluk çağı enfeksiyonları genellikle ciddi sorunlara yol açmasa da, özellikle emzirme dönemindeki bebekleri etkileyen bazı enfeksiyon etkenlerine dikkat edilmesi gereklidir. Bu enfeksiyon etkenlerinin başında ise respiratuvar sinsityal virüs, yani RSV gelir.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) Nedir?

Respiratuvar sinsityal virüs (RSV), parainfluenza virüs ailesine mensup olan ve solunum yollarını hedef alan bir RNA virüsüdür. Her yaştan kişiyi enfekte edebilse de özellikle emzirme dönemindeki bebeklerde ve küçük çocuklarda enfeksiyona yol açar. Yetişkinlerde ise hafif soğuk algınlığı semptomları oluştursa da önemli bir sağlık sorununa neden olmaz.

RSV, hava yoluyla veya öksürük sonucu havada asılı kalan virüs içerikli damlacıklar yoluyla bulaşır. Damlacıkların ortamdaki eşyalara bulaşması sonucu, temas yoluyla damlacıkların ağza veya buruna götürülmesi de diğer bir bulaşma yoludur.

Yapılan araştırmalar, RSV’nin çocuklarda en sık görülen akciğer enfeksiyonu etkenlerinden biri olduğunu ortaya koymuştur. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 57,000’nin üzerinde 5 yaşın altındaki çocukta RSV enfeksiyonu tespit edilmektedir. Bu enfeksiyonlar sıklıkla Eylül ayı ile Mayıs ayı arasında mevsimsel olarak görülür.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) Hangi Hastalıklara Neden Olur?

RSV, akciğer dokusuna yerleşerek bronşiolit ve zatürre benzeri hastalıklara yol açabilir. Virüs; özellikle solunum yolları içerisinde burun ve ağız yoluyla alınan havanın akciğer dokusuna ulaşmasını sağlayan, bronş ve bronşiollerdeki solunum epiteline yerleşme eğilimindedir. Bronşiol çapı bebeklerde henüz gelişme aşamasında olduğundan oldukça küçüktür. Bronşiollerin enfekte olmasıyla açıklık daha da daralarak havanın geçmesi engellenir ve hastalık tablosu ortaya çıkar. Solunum salgıları, daralan bronşiollerde birikerek başka mikroorganizmaların üremesine ve ek hastalık oluşmasına müsait bir ortam yaratır. Bu nedenle, RSV enfeksiyonu ile beraber diğer viral ve bakteriyel enfeksiyon etkenleri mevcut olduğu durumlarda ciddi komplikasyonlarla karşılaşılabilir.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) İçin Risk Faktörleri

Özellikle bazı hasta grupları RSV enfeksiyonu açısından risk grubu olarak kabul edilir. Bu gruplar aşağıdaki gibidir:

•8-10 haftalık bebekler

•Prematüre bebekler

•Bağışıklık yetmezliği bulunan çocuklar

•Kalp ve akciğer problemleri olan hastalar

•Kreş ve bakımevi gibi toplu ortamlarda bulunan çocuklar

•65 yaş ve üzeri yetişkin hastalar

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV)’nin Belirtileri Nelerdir?

RSV genellikle hafif, soğuk algınlığı vakalarında görülen belirtilere benzer bulgulara neden olur. Bu doğrultuda; burun akıntısı, halsizlik ve hafif öksürük gibi belirtiler görülür. Bunun yanında küçük bebeklerde ortaya çıkan RSV enfeksiyonuna bağlı belirtiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

•Nefes alıp verme esnasında ıslık sesi: Özellikle soluk verirken duyulabilen veya fizik muayene esnasında tespit edilen, hava yollarının daralması sonucu hava akımının etkisiyle ortaya çıkan ıslık sesi tipiktir.

•Hareketlerde azalma: Bebeklerde halsizlik ve yorgunluk, günlük aktivitedeki azalma ile tanınır.

•Sarı-yeşil renkli balgamın eşlik ettiği öksürük: Akciğer dokusunun yaygın enfeksiyonu ve havayollarının daralması ile beraber, sarı-yeşil renkli balgam çıkarma ve yoğun öksürük ortaya çıkar.

•Ateş: RSV enfeksiyonu sıklıkla yüksek ateşe yol açmasa da havayollarında ek enfeksiyonların ortaya çıkmasını takiben 38 derece ve üzeri ateş gözlemlenebilir.

•Nefes almada zorluk ve buna eşlik eden belirtiler: Havayollarının kapanmasına bağlı olarak solunum zorlaşır. Bebeklerde nefes darlığı durumunda çeşitli bulgular ortaya çıkar. Bunlar arasında burun kanatlarının genişlemesi, göğüste çekilmelerin izlenmesi, soluk alışverişinin hızlanması, ileri vakalarda ise dudaklarda ve el-ayak uçlarında morarmalar gözlenir.

•Emzirmede güçlük veya emzirme esnasında sık sık yorulma: Bebek yeterli solunum yapamadığı için, emzirme esnasında sık sık ara verme ihtiyacı duyabilir veya emmeyi reddedebilir.

•Dehidrasyon bulguları: Enfeksiyon nedeniyle, su kaybına bağlı olarak bebekte dehidrasyon bulguları ortaya çıkar. Bunlar arasında, ağlama esnasında gözyaşının oluşmaması, idrarda azalma, kuru ve soğuk cilt gibi belirtiler yer alır.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) Tedavisinde Neler Yapılır?

RSV enfeksiyonu tanısı, uzman bir hekim tarafından genellikle ayrıntılı bir hastalık öyküsü ile detaylı fizik muayene sonucu konabilir. Bununla beraber, tanı hakkında arada kalınan vakalarda nazal sekresyon örnekleri alınarak, hızlı tanı testi ile RSV antijeninin tespit edilmesi yoluna gidilebilir.

RSV enfeksiyonu, viral bir enfeksiyon olması nedeniyle etkene yönelik bir antibiyotik tedavisi gerektirmez. Mevcut koşullarda RSV’ye yönelik geliştirilmiş spesifik bir tedavi bulunmamaktadır. RSV enfeksiyonu tespit edildiğinde, tedavi planlamasında hastanın semptomlarının giderilmesi ve kontrol altına alınması hedeflenir. RSV genellikle soğuk algınlığı veya grip semptomlarına yol açtığından, yoğun takip altında hastalık birkaç günde kendiliğinden geçer. Bu süre zarfında hastanın yeterli sıvı ve besin desteği almasına dikkat edilir. Ayrıca, burun akıntısının giderilmesine yönelik drenaj işlemi yoluyla soluk alıp verme kolaylaştırılır.

1 yaşın altındaki bebeklerde RSV enfeksiyonu daha ağır seyredebildiğinden, yaygın bronşiolit veya zatürre hastalığının yaşandığı durumlarda bebeklere hastanede tedavi verilmesi gerekebilir. Bu tip tedavide bebeğe oksijen, nemlendirilmiş hava ve damardan sıvı takviyesi verilebilir. Ağır vakalarda mekanik ventilasyona (solunum cihazı) başvurulabilir.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV)’den Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

Mevcut durumda RSV’ye karşı geliştirilen bir aşı bulunmamaktadır. Ancak RSV’nin bulaşma yolu hava ve damlacık yoluyla olduğundan, buna yönelik alınacak tedbirler RSV’nin bulaşmasını ve dolayısıyla hastalığın gelişmesini önleyebilir. Bu doğrultuda yapılması gerekenler aşağıdaki gibi özetlenebilir:

•Eller sık sık ve bol sabunlu suyla yıkanmalıdır.

•Öksürük veya hapşırma anında ağız ve burnun kapatılması son derece önemlidir.

•Maske takmak ve kişilerle münasebetlerde mesafe bırakmak bulaşı önler. Yine bu doğrultuda, kalabalık ortamlara mümkün olduğunca girilmemelidir.

•Havlu gibi ortak kullanılmaya müsait eşyaların mümkün olduğunca bireysel kullanılmasına özen gösterilmelidir.

•Temasın yoğun olduğu yüzeyler sık sık dezenfekte edilmelidir.

•RSV bulaşının yoğun olduğu mevsimsel dönemlerde, mümkün oldukça çocuklar bakımevi ve kreşlere bırakılmamalı veya buralarda geçirdikleri süre sınırlandırılmalıdır.

•Sigara tüketimine son verilmelidir. Sigara dumanının solunması, bebeklerde RSV enfeksiyonu riskini artırır.

Op. Dr.
Ertan Yıldırım
Kulak Burun Boğaz
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 05.11.2020 06:52
Son Güncelleme: 05.11.2020 06:52
Oluşturan: Ertan Yıldırım
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri