+A A-

Beyin Tümörü Nedir?



Beyin hücrelerinin yenilenmesi sırasında kopyalamada meydana gelen anormal hücrelerin büyümesi ve bir kitle haline gelmesi beyin tümörü olarak adlandırılmaktadır. Yeni doğanlardan ileri yaştaki kişilere kadar her yaşta görülebilen beyin tümörü kafatası içinde basınca neden olmaktadır. Bu baskı ve basınç beynin görevini tam olarak yerine getirememesini sağlamakta ve hastalar çeşitli belirtiler göstermektedir. Özellikle, hastaların yaklaşık %60’ında görülen şiddetli ve uzun süre devam eden baş ağrısı önemli belirtilerden biridir.

Genel olarak iyi huylu ve kötü huylu olarak ayrılan beyin tümörlerinde erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Her beyin tümörü öldürücü etkiye sahip olmadığı için doğru müdahale ve erken teşhis tümörlerin iyileştirilmesinde çok önemlidir. Erken teşhis ve tıbbın gelişmesi ile ortaya çıkan yeni tedavi yöntemleri sayesinde tümörler kontrol altına alınabilmektedir.

Nasıl Oluşur?

Beyin tümörleri, vücudun farklı bölümlerinde oluşan tümörler gibi hücre anormalliklerinden kaynaklanmaktadır. Hücreler, tıpkı yaşayan organizmalar gibi gelişim göstermektedir; büyüyen ve ölen hücrelerin yerini yenileri almaktadır. Bu yenilenme aşamasında hücrelerin farklı bir yapıya bürünmesi, aşırı hücre çoğalması ya da yeni gelen hücrelerin ölmediği durumlarda bu hücreler kitle haline gelmeye başlamaktadır. Tümör olarak adlandırılan bu kitlelerin tam olarak nedeni ise bilinememektedir. Bununla birlikte, genetik faktörlerin ve radyasyona maruz kalmanın tümör oluşumunda önemli bir role sahip olduğu kabul edilmektedir.

Beyin tümörüne neden olan faktörler günümüzde hala araştırılsa da bazı faktörlerin tümör oluşumunda etkisi olduğu bilinmektedir. Bu faktörler:

  • Genetik,
  • Radyasyon ve çeşitli kanserojen kimyasallara maruz kalma,
  • HIV enfeksiyonu başta olmak üzere çeşitli virüsler,
  • Sigara kullanımı.
  • Cep telefonu kullanımı (Henüz kanıtlanmasa da şüphe duyulan nedenlerden biridir.)

Belirtileri Nelerdir?

Beyin tümörü belirtileri bazı faktörlere bağlı olarak hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Tümörün yeri, büyüklüğü, büyüme hızı ve tipi belirtilerin değişmesine neden olmaktadır. Semptomların ortaya çıkması ise tümörün sinir uçlarına baskı yapması ve çok büyük tümörlerin beyin içinde sıvı birikmesine neden olması gibi sebeplere dayanmaktadır.

Beyin, vücudun tüm hareketlerini yöneten organ olduğu için farklı bölgelerde belirti görülebilmektedir. Çok şiddetli baş ağrısı beyin tümörü ile karakteristik olsa da hastalarda genel olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Epilepsi nöbetlerine benzeyen bayılma atakları,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Denge ve yürüme bozuklukları,
  • Kol ve bacaklarda uyuşukluk ve hissizlik,
  • Bulanık ve çift görme gibi görme problemleri,
  • Konuşmada yaşanan bozukluklar,
  • Bilinç bozuklukları,
  • Kişilik değişiklikleri,
  • Hareket ve mimiklerde yavaşlama.

Beyin Tümörü Çeşitleri Nelerdir?

Beyin tümörleri oluşum yerlerine ve şekillerine göre sınıflandırılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2016 yılında beyin tümörlerini 7 ana kategori altında sıralamıştır. Bu ana kategorilerin altında da farklı özelliklere sahip 30’dan fazla tümör türü bulunmaktadır. Bu ayrımın en önemli nedenlerinden biri beyin içinde oluşan tümörlerin tamamının sinir sistemi ile ilişkili olmamasıdır; bazı tümörler diğer anormal hücrelerden, damarlardan, beyin zarından veya beyin dışında vücudun farklı bir bölgesinde görülen tümörler nedeniyle oluşabilmektedir.

Beyin tümörleri temelde birincil (primer) ve ikincil (seconder) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Beynin herhangi bir yerinde, beyin dokusunda meydana gelen ve yayılan tümörler birincil tümör olarak adlandırılmaktadır. İyi huylu ya da kötü huylu olabilen birincil tümörlerin en yaygın görülen türleri arasında glial hücrelerden kaynaklanan glioma ve meningioma bulunmaktadır.

Vücudun mide, akciğer, bağırsak gibi organlarında görülen kanser hücreleri kan damarları aracılığı ile beyne ulaşabilmektedir. Bu hücreler nedeniyle beyinde oluşan yeni kanserli hücreler ise ikincil tümör olarak adlandırılmaktadır. Bu hücrelere metastaz da denmektedir.

İyi Huylu (Benign) Tümörler

İyi huylu tümörler, beyin hücrelerinden kaynaklanmayan nedenlerle ortaya çıkan ve kanser hücrelerini içermeyen tümör türüdür. Genel olarak yavaş bir şekilde büyüyen iyi huylu tümörlerin sınırları bellidir; bu sayede cerrahi operasyonla beyin dokusu üzerinden tümü ya da bir kısmı kolay bir şekilde çıkarılabilmektedir. Genellikle çevresindeki dokulara yayılım göstermeyen iyi huylu tümörler çok büyük boyutlara ulaştığında yakındaki dokulara baskı uygulayarak beynin bazı işlevlerini yerine getirmesine engel olabilmektedir. Aynı zamanda, çok nadir de olsa iyi huylu tümörler kötü huylu tümörlere dönüşebilmektedir. Tekrar oluşma ihtimali düşük olan bu tümörlerin yayılma riski de oldukça düşüktür.

Başta en sık görülen meningioma olmak üzere iyi huylu tümörler arasında dermoid ve epidermoid tümörler, kolloid kist, hipofiz adenomları, nörinomlar, hemanjioblastom ve astrositom bulunmaktadır.

Kötü Huylu (Malign) Tümörler

Hızlı bir şekilde büyüyen ve yayılan kötü huylu tümörler beyin kanserinin başlıca nedenidir. Sınırları net olarak bilinemeyen kötü huylu tümörler çevresinde bulunan beyin dokusuna da zarar vererek beynin işlevini yerine getirememesine neden olmaktadır. Beyin fonksiyonlarını yerine getirmekle görevli olan hücrelerin oluşturduğu bu tümörlerin cerrahi operasyonlarla tamamen çıkarılması tercih edilen bir yöntem değildir. Bu hücrelerin tümünün çıkarılması beyin aktivitelerinin de kayba uğraması anlamına gelmektedir. Cerrahi operasyon sonrasında kötü huylu tümörler tekrar büyüyebilmektedir.

Kötü huylu tümörler arasında yaygın olarak glial tümörler ve metastatik beyin hücreleri görülmektedir. En sık görülen beyin tümörlerinden biri olan ve kansere yol açan glial tümörler kontrolsüz bir şekilde çoğalmaktadır. Kanserli hücreler, bu hızlı büyüme sonucunda çevresindeki sağlıklı hücreleri de etkisi altına almaktadır. Derece I, derece II, derece III ve derece IV olarak ayrılan bu süreçte hastalara çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Metastatik hücreler ise vücudun beyin dışında farklı bir bölümünde görülen kanserli hücrelerin beyne yayılması ile oluşmaktadır. Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık %10’unu oluşturan metastazlar akciğer, mide, pankreas gibi farklı organlardan kaynaklanabilse de bazı hastalarda bu kanserli hücrelerin kaynağı tespit edilememektedir.

Nasıl Teşhis Edilir?

Beyin tümörü tanısı görüntüleme yöntemleri, hastaların tıbbi öyküsü ve nörolojik muayene sonucunda konulmaktadır. Özellikle Manyetik Rezonans (MR) ve beyin tomografisi teşhis sırasında öncelikle başvurulan yöntemlerdir. MR sayesinde hem beynin anatomik durumu hem de biyokimyasal yapısı hakkında bilgi sahibi olunabilmektedir. Aynı zamanda tümörün büyüklüğü, şekli ve yerinin tespitinde de görüntüleme yöntemlerinden faydalanmak mümkündür. Bazı durumlarda anjiyografi, beyin grafisi, BT ve biyopsi de uygulanmaktadır. Patolojik incelemeler sonucunda ise beyin tümörü kesin olarak teşhis edilmektedir.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Beyin tümörü tedavisinde cerrahi operasyonların yanı sıra ışın tedavisi (radyasyon) ve ilaçlı tedavi (kemoterapi) de uygulanmaktadır. Doğru tedavi yönteminin seçiminde ise tümörün boyutu, yeri, tipi ve hastaların durumu göz önünde bulundurulmaktadır.

Cerrahi Operasyon

Günümüzde oldukça başarılı olan cerrahi operasyonlar tümörlerin bir kısmını ya da tamamını çıkarmak amacıyla uygulanmaktadır. Cerrahi operasyonlar biyopsi ve mikroskop yardımıyla uygulanan mikrocerrahiden oluşmaktadır. Biyopsi, özellikle tümörün tipini öğrenmek amacıyla tümöre yakın bir noktadan iğne yardımıyla yapılmaktadır. Mikrocerrahi ise genellikle tümörün tümünü çıkarmak amacıyla uygulanmaktadır. Hem kafa içi basıncını düşürmek hem de tümörün neden olduğu semptomları ortadan kaldırmak için mikrocerrahi yöntemi tercih edilmektedir.

Radyoterapi

Genellikle kötü huylu tümörlerde tercih edilen yöntemlerden biri olan radyoterapi, belli aralıklarla tümörlü bölgeye X ışınları ya da gamma ışınları uygulanmasını içermektedir. Tümörlerin çevresindeki sağlıklı dokulara zarar vermeden uygulanan radyasyon tedavisinde amaç hücrelerin büyümesinin önüne geçmek ya da bu hücreleri tamamen yok etmektir.

Kemoterapi

Kemoterapi kapsamında hastalara belli aralıklarla verilen ilaçlarla hücrelerin çoğalmasının önüne geçmek amaçlanmaktadır. Kanserli, kötü huylu tümörlere yaygın olarak uygulanan kemoterapi, genel olarak hastaların yaşam sürelerini uzatmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Beyin tümörü kimlerde daha çok görülür?

Beyin tümörü doğumdan itibaren her yaşta görülebilmektedir. Bununla birlikte, 70 yaş üstü bireylerde ve 10 yaşından küçük çocuklarda daha çok ortaya çıkmaktadır. Yaşın yanı sıra cinsiyet ve beyaz ırka dahil olma da risk faktörleri arasında sayılmaktadır. Beyin tümörü, erkeklerde kadınlara göre daha yaygın olarak görülmektedir. Ailesinin tıbbi öyküsünde beyin tümörü bulunanların da tümöre yakalanma riski daha fazladır.

Her baş ağrısı beyin tümörü belirtisi midir?

Hayır. Baş ağrısının migren, aşırı stres ya da yüksek tansiyon gibi çok çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Beyin tümörü belirtisi olarak gösterilen baş ağrısı çok şiddetli, ani ve kontrol edilemezdir. Bu şiddetli ağrı, aynı zamanda beyin kanamasının da habercisi olabilmektedir. Bazı durumlarda ise ağrılar şiddetsiz olsa da çok uzun süre devam etmektedir. Bu durumlarda mutlaka tetkik için uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir.

Beyin tümörlerinin hepsi alınmalı mıdır?

Hayır. İyi huylu ya da doğuştan gelen bazı tümörler için cerrahi uygulanmadan takip yeterli olabilmektedir. Bu tümörlerin belli aralıklarla takip edilmesi yeterlidir. Kötü huylu tümörlerde ise mutlaka uygun tedavi yönteminin uygulanması gerekmektedir.

Beyin tümörü ne sıklıkta görülür?

Günümüzde 5/100.000 şeklinde görülen beyin tümörü için uzmanların öngörüsü ilerleyen yıllarda hastaların artış göstereceğidir. Bunun önemli nedenleri arasında ileri yaştaki bireylerin hızla artması ve görüntüleme tekniklerinin gelişmesi bulunmaktadır.


Medicana Samsun Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Doç. Dr. Enis Kuruoğlu

Sağlıklı Günler Dileriz.

Randevu Almak için Tıklayınız

Oluşturma: 14.05.2020 04:15
Son Güncelleme: 14.05.2020 04:15
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu