SAĞLIK REHBERİ


Uçuk Ve Uçuk Virüsü



Herpes simpleks virüsü halk arasında uçuk olarak da bilinen viral enfeksiyona neden olan bir virüs çeşididir. Virüsün uçuk hastalığına neden olan iki farklı çeşidi bulunur: Herpes Simpleks Tip-1 ve Herpes Simpleks Tip-2. Hastalığın vücudun hemen hemen her bölgesinde ortaya çıkma ihtimali bulunsa da Herpes virüsü sıklıkla oral ve genital bölge çevresinde su dolu kabarcıklara, ileri safhada ise iltihaplı yaralara ve kabuk oluşumuna neden olur. Doğal kaynağı insan olan virüs, insandan insana temasla kolaylıkla bulaşabilir. Virüs, kişiye bir kere bulaştığında ömür boyu vücutta kalır. Asemptomatik (belirti göstermeyen) vakalar oldukça yaygın olmasına rağmen yenidoğanlarda görülen uçuk vakalarının ölümcül olabileceği unutulmamalıdır.

Uçuk Virüsü Nedir?

Herpes virüsünün bilinen 8 çeşidi insanlarda enfeksiyona neden olabilir. Bu virüsün uçuk hastalığına neden olan 2 çeşidi ise Herpes Simpleks Tip-1 ve Herpes Simpleks Tip-2 adı verilen virüs çeşitleridir. Her iki tip virüs de özellikle ağız ve genital bölge çevresinde hastalığa sebep olabileceği gibi bu virüs, göz ve diş eti gibi vücudun farklı kısımlarında da görülebilir.

Enfeksiyon, çoğu durumda kişiye ilk kez bulaştığında belirti gösterir. Tedavi süreciyle belirtilerin tamamen ortadan kalkması mümkündür, ancak uçuk ömür boyu vücutta kalır. Çoğu kişinin asemptomatik olarak Herpes virüsüyle yaşadığı söylenebilir. Bazı dış faktörler ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak belirtiler tekrar ortaya çıkabilir. Bu durumda, belirtiler gittikçe daha hafif seyreder. Belirtilerin görüldüğü dönemde bulaşıcılık oldukça yüksektir. Asemptomatik dönemde de kişinin bu virüsü başkalarına bulaştırma ihtimali vardır.

Hastalığı ve bulaştırıcılığı önlemek amacıyla geliştirilmiş onaylı bir aşı ya da tedavi bulunmamaktadır. Mevcut tedavilerin tamamı belirtileri ve bulaşıcılığı mümkün olan en az seviyede tutmayı hedefler.

Herpes Simpleks Virüs Tip-1

Tip-1 Herpes enfeksiyonu genellikle ağız ve çevresinde görülür. Parmakların uç kısmı, diş etleri ve genital bölgede de enfeksiyon oldukça yaygındır. Oral/deri temasıyla ya da enfeksiyonlu kişilerin kişisel eşyalarının kullanılmasıyla uçuk virüsü insandan insana bulaşabilir. Çocukluk döneminde yetişkinlerden çocuğa bulaşan virüs, vücuda yerleşir ve ileri yaşlarda belirti gösterebilir.

Herpes Simpleks Virüs Tip-2

Tip-2 Herpes enfeksiyonu sıklıkla genital bölgede görülür. Enfekte kişide herhangi bir belirti görülmeyen durumlarda bile cinsel ilişki sırasında genital veya anal bölge temasıyla virüsün kolaylıkla başkasına bulaşabileceği unutulmamalıdır. Tip-1 enfeksiyonda olduğu gibi Tip-2 de yine temas sonucunda uçuk vücudun farklı bölgelerine yayılabilir.

Uçuk Belirtileri

İlk belirtiler genel olarak virüs vücuda girdikten sonra ilk 3 hafta içerisinde ortaya çıkar. Virüs, ilk kez vücuda girdikten sonra sinir uçlarına yerleşerek enfeksiyon tedavi edilse bile ömür boyu vücutta kalır.

Yaygın olarak rastlanan en önemli belirti, ağız ya da genital bölge çevresinde görülen kabarcıklı yaralardır. Yaraların oluşmasından yaklaşık olarak 24 saat öncesinde bölgede kaşıntı, yanma ya da sızlama hissedilebilir. Devamında içi sıvı dolu kabarcıklar oluşur ve ağrı hissedilir. Kabarcıklar ilerleyen evrelerde patlar ve zamanla kuruyup kabuk bağlar.

Enfeksiyon sürecinde grip benzeri belirtilerle karşılaşılabilir. Yüksek ateş, kas ağrıları, yutkunma zorluğu gibi belirtilerin görülmesi mümkündür. İdrar sırasında ağrı ve yanma hissi ise sıklıkla Tip-2 Herpes enfeksiyonlarında karşılaşılan belirtiler arasında yer alır.

Belirtilerin göz ve çevresinde ortaya çıktığı vakalarda ağrı, kaşıntı, yanma, ışığa karşı hassasiyet ve akıntı gibi belirtiler görülebilir. Zamanında ve doğru tedavinin uygulanmadığı durumlarda, gözde çıkan bu enfeksiyon görme kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.

Uçuk Tanısı

Hastalığın tanısı için çoğu durumda klinik bulguların saptanması yeterlidir. Karakteristik yaralara neden olan enfeksiyon uzman bir doktor tarafından çıplak gözle teşhis edilebilir.

Şiddetli geçen vakalarda ve gebeler ya da bağışıklık sistemi kronik olarak zayıf olan kişilerde, tedavinin etkisini artırmak amacıyla uçuktan parça alınıp laboratuvar testi yaptırılması gerekebilir.

Sıklıkla asemptomatik vakaları tespit etmek amacıyla çeşitli kan testlerinden de yararlanılır.

Uçuk Tedavisi

Enfeksiyonun ortaya çıktığı döneme ve şiddetine göre farklı antiviral ve sistemik ilaçlar uçuk tedavisinde kullanılabilir. İlaç tedavisi, belirtilerin görülme sıklığı ve şiddetinin azaltılmasını hedefler. Ancak, bu ilaçların enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmayacağı unutulmamalıdır.

Her iki çeşit enfeksiyon türü için de kullanılan ortak antiviral ilaçlar şu şekildedir:

•Asiklovir

•Famsiklovir

•Valasiklovir

Sıklıkla krem formunda olan bu ilaçlar, belirtilerin vücudun hangi bölgesinde ortaya çıktığına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Belirtilerin görüldüğü dönemde doktor tavsiyelerine uyulması, uçuğun daha hızlı geçmesine ve ağrının azalmasına yardımcı olur. Genel olarak aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi önerilir:

•Uçuklu bölgeyi temiz ve kuru tutmak

•Yaranın üzerini kapatmayacak giysiler giymek

•Yaraya soğuk kompres (buz vb.) uygulamak

Ağız çevresindeki yaraların 1-3 hafta, genital bölge yaralarının ise genellikle 2-6 hafta arası sürdüğü söylenebilir. Bu süreler, kişinin bağışıklık sistemine göre değişiklik gösterebilir.

Uçuktan Korunma

Enfekte kişiler ve bu kişilerin kişisel eşyalarına temas etmemek uçuk virüsü ve enfeksiyonundan korunma açısından alınabilecek en etkili yöntemdir. Bu kişilerle temas edilmesi durumunda, temaslı bölgenin temizlenmesi virüsün bulaşma ihtimalini düşürür. Ağız çevresinde yaraları olan kişilerle ortak çatal, kaşık ya da bardak kullanmak ise virüse yakalanma riski arttırır. Yine yüz bölgesinde yaraları olan kişilerin makyaj malzemesi, havlu vb. kişisel ürünlerini kullanmak da hastalığın bulaşma riskini artıran faktörler arasında yer alır.

Genital bölgede yaraları olan kişilerin herhangi bir cinsel aktiviteye girmemeleri, bu konuda partnerini bilgilendirmeleri ya da cinsel ilişki sırasında korunmaları şiddetle tavsiye edilir.

Bu durumlara ek olarak aşağıdaki faktörler de enfeksiyonu aktive edebilir:

•Yoğun stres altında olmak

•Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk

•Ateşli hastalıklar

•Aşırı güneşe maruz kalma

•Cerrahi operasyon geçirmek

HIV ve Uçuk

Uçuk, oral ve genital bölgede açık yaralara neden olduğu için bu dönemde kişinin vücuduna HIV virüsü bulaşma ihtimalinin normal zamana göre yaklaşık olarak 3 kat arttığı söylenebilir. Aynı şekilde, HIV ile yaşayan kişilerin bağışıklık sistemlerinin zayıflaması nedeniyle uçuk virüsü belirtileri bu kişilerde çok daha şiddetli seyredebilir. Bu durum nadiren de olsa meningoensefalit, hepatit, yemek borusunda tahriş ve retinal nekroza neden olabilir. Genital bölgede uçuk belirtileri görülen kişilerin erken teşhis amacıyla HIV testi yaptırması önerilir.

Yenidoğanlarda Uçuk

Doğum sırasında annenin bebeğe Herpes virüsü bulaştırma ihtimali vardır. Ortalama her 100,000 doğumdan yalnızca 10 tanesinde görülen bu durum, bebek sağlığını ciddi olarak tehdit eder ve bazı vakalar ölümle sonuçlanabilir. Genital bölgede uçuk belirtileri ortaya çıkan hamile bireylerin bu konuda kesinlikle uzman bir doktora danışması gerekir.

Bu noktada, bebek sağlığı için en tehlikeli durum, anne adayına hamileliğin sonlarına yakın dönemde ilk kez Herpes virüsünün bulaşmasıdır. Ancak, annenin doğumdan önce enfeksiyonu atlatması durumunda virüsün bebeğe bulaşma riski oldukça düşüktür.

Özellikle yenidoğanlarda ve HIV ile yaşayanlarda şiddetli ve ölümcül olabilen uçuk hastalığı için onaylı aşı araştırmaları hâlen devam etmektedir. Şu an için hastalığa karşı en etkin korunma yönteminin kişisel hijyene dikkat etmek ve toplum genelinde hastalıkla ilgili farkındalık yaratmak olduğu söylenebilir.

Prof. Dr.
Neslihan Şendur
Dermatoloji
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR, HİZMETİNİZDE!
Profili Gör
Oluşturma: 28.10.2020 05:50
Son Güncelleme: 28.10.2020 05:50
Oluşturan: Neslihan Şendur
+A A-