SAĞLIK REHBERİ


El Ayak Ağız Hastalığı



Çocukluk çağında ateşli ve döküntülü hastalıklar, çocuk sağlığını etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında gelir. Bu hastalıklar birbirine oldukça benzese de çeşitli özellikleri bakımından ayırt edilmesi ve tedavi planının buna göre şekillendirilmesi büyük önem taşır. Bu hastalıklardan biri de el-ayak-ağız hastalığıdır.

El Ayak Ağız Hastalığı Nedir?

El ayak ağız hastalığı; Enterovirüs ailesine mensup koksaki virüs adı verilen RNA virüslerinin neden olduğu, çocukluk çağında görülen ateşli ve döküntülü bir enfeksiyon hastalığıdır. Adından da anlaşılabileceği üzere, başta el, ayak ve ağız bölgelerinde olmak üzere kaşıntı ve kızarıklığa yol açan döküntülerle karakterize olan bir hastalıktır. Sıklıkla kendi kendini sınırlayan enfeksiyon süresince çocuklarda boğaz ağrısı, iştahta azalma, halsizlik ve ateş gibi belirtilere neden olabildiğinden, yakın takip edilmesi gereken bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkar.

El Ayak Ağız Hastalığı Nasıl Gelişir?

Koksaki virüsler; çocuklar ve yetişkinlerde çeşitli türde hastalıklara yol açan önemli mikrobiyolojik etkenlerden biridir. Bu anlamda, koksaki virüsler neden oldukları hastalıklar ve biyokimyasal özelliklerine göre koksaki A ve koksaki B olarak iki sınıfa ayrılır. El ayak ağız hastalığına neden olan etken ise koksaki A virüsüdür.

Koksaki A virüsü sıklıkla kontamine olduğu yüzeylere temas yoluyla, tuvalet sonrası hijyen koşullarına dikkat edilmemesine bağlı olarak veya dışkı artıklarına temas nedeniyle, nadiren de olsa havada asılı kalabilen solunumla ilişkili damlacık ve tükürük artıklarıyla bulaşabilir. Bu bakımdan, koksaki A virüsüyle mücadelede el ve yüzeylerin temizliği büyük önem arz eder.

Temas yoluyla vücuda giren koksaki virüsü, mide-bağırsak sistemine ulaşarak burada çoğalmaya başlar ve kan yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılım gösterir. Bunun sonucunda etki edeceği organa yerleşen virüs, burada gelişen çeşitli enflamasyonlara bağlı olarak farklı belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

El Ayak Ağız Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

El ayak ağız hastalığı görülen hastalarda sıklıkla görülen belirtiler şu şekildedir:

    • Yüksek ateş
    • El ve ayakta kaşıntılı, kızarık, ciltten kabarık döküntüler
    • Ağız içi ve bademcik bölgesinde yaygın döküntü ve kabarcıklar
    • Boğaz ağrısı
    • Yutma güçlüğü
    • Boğaz şişliği
    • İştahta azalma
    • Halsizlik ve yorgunluk

Hastalık genel olarak grip benzeri belirtilerle başlar ve ateşin çıktığı ilk veya ikinci gün sonunda cilt döküntüleri ateşe eşlik eder. Belirtilen semptomlar sıklıkla 3 ila 7 gün boyunca devam eder ve kendi kendini sınırlama eğilimindedir. Bu dönem boyunca takip edilen hasta hastalık süresi sonunda tamamen iyileşir.

El Ayak Ağız Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

El ayak ağız hastalığı, tıpkı çoğu çocukluk döneminde görülen döküntülü hastalıklarda olduğu gibi viral bir enfeksiyondan kaynaklanır. Burada asıl etken koksakivirüs A16 adı verilen virüstür. Virüsün vücut dokularında neden olduğu hasara bağlı olarak belirtiler ortaya çıkabileceği gibi, vücudun virüsle mücadele ettiği sırada gelişen çeşitli biyokimyasal mekanizmalar ve enflamasyonlar da dokularda hasara yol açarak farklı belirtilere neden olabilir. El ayak ağız hastalığı sıklıkla çocukluk döneminde ortaya çıkan bir hastalıktır, ancak nadiren de olsa yetişkinlerde de görülebilir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, el ayak ağız hastalığı koksaki virüslerin neden olduğu hastalıklardan biridir. Koksaki virüslerin neden olduğu diğer hastalıklar ise şu şekilde özetlenebilir:

    Herpanjina: Koksaki A virüsünün neden olduğu bir diğer döküntülü hastalık olan herpanjina hastalığında, genellikle ağız içi dokular ve bademciklerde döküntü ve kabarcıklar gözlenir. Bu duruma ek olarak, boğaz ağrısı, iştahta azalma ve ateş de görülebilir. Yutma güçlüğü ve ağrı, çocuklarda beslenme problemlerine neden olabilir.

    Plörodini: Koksaki B virüsüne bağlı ortaya çıkan ve şeytan gribi olarak da adlandırılan plörodini, şiddetli göğüs ağrısına neden olan bir hastalıktır.

    Myokardit: Koksaki B virüsü bazı durumlarda kalp kasında enfeksiyon ve iltihaplanmaya yol açarak kalpte ritim ve fonksiyonel bozukluklarının görülmesine neden olabilir.

    Menenjit: Koksaki virüsler kan yoluyla beyin zarlarına ulaşarak burada iltihaplanmaya neden olabilir. Bu durumda çeşitli nörolojik belirtiler meydana gelebilir.

El Ayak Ağız Hastalığı Hangi Hastalıklarla Karıştırılabilir?

El ayak ağız hastalığı oluşturduğu klinik tablo bakımından kızıl, suçiçeği, kızamık gibi çocukluk çağında görülen döküntülü hastalıklar ile karıştırılabilir. Bu anlamda, aşağıdaki hastalıkların el ayak hastalığından farklı olarak görülen ayırt edici özellikleri şu şekilde özetlenebilir:

    Kızamık: Rubeola olarak da adlandırılan kızamık, paramiksovirüs sınıfından bir virüsün yol açtığı viral bir enfeksiyondur. Hastalar sıklıkla virüsün bulaşmasından sonraki 10 günlük kuluçka süresinin ardından kafa bölgesinden başlayarak vücudun gerisine yayılan döküntü, ateş ve boğaz ağrısı gibi belirtiler gösterir. Belirtiler 14 gün boyunca devam edebilir ve döküntüler ciltte soyulma ile sönerek kaybolur.

    Kızamıkçık: Diğer ismi rubella olan kızamıkçık hastalığında, virüs 3 ila 7 gün süren ateş, boğaz ağrısı, gözlerde kızarıklık ve yüzde başlayıp gövdeye yayılan cilt döküntüsü belirtileri ile kendini gösterir. Hastalarda uzun süreli eklem ağrısı şikâyeti de izlenebilir.

    Suçiçeği: Varicella zoster virüsünün neden olduğu suçiçeği; ateş, vücutta saçlı deri dahil yaygın görülen, rastgele gelişen ve dağılma gösteren ciltten kabarık döküntü, kabuklanma ve soyulma ile karakterize olan bir hastalıktır. Diğer döküntülü hastalıkların aksine, suçiçeği döküntüsü rastgele ve farklı zamanlarda gelişebilir; bu hastalığa çeşitli enfeksiyonlar eşlik edebilir ve hastalık oldukça bulaşıcı seyredebilir.

    Kızıl: Diğer döküntü hastalıkların aksine bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanan kızıl; halk arasında beta mikrobu olarak bilinen Streptococcus pyogenes bakterisinin salgıladığı toksinler nedeniyle gelişen bir hastalıktır. Yüksek ateş, boğaz ağrısı ve ciltte soyulmayla seyreden gövdede yaygın döküntü hastalığın en sık görülen belirtilerindendir.

    Beşinci hastalık: Parvovirüs B19 kaynaklı ortaya çıkan ve eritema infectiosum olarak da adlandırılan beşinci hastalık, tokatlanmış yüz görünümü ve ateş ile kendini gösterir. Özellikle yanaklarda kızarıklık ve döküntü ile ayırt edilir.

    Altıncı hastalık: Herpes virüs 6 kaynaklı ortaya çıkan ve roseola infantum olarak da adlandırılan altıncı hastalık, birkaç gün süren yüksek ateşin düşmesinin ardından vücutta yaygın döküntü ve ciltte soyulmaların görülmesi ile karakterize olan bir hastalıktır. Özellikle yüksek ateşin görüldüğü dönemde, havalelere neden olabilir.

El Ayak Ağız Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

El ayak ağız hastalığı; benzer yaşlarda sık görülen diğer döküntülü hastalıklarla karıştırılabileceğinden, tedavi planının belirlenmesinden önce hastalığın doğru teşhis edilmesi büyük önem taşır. Bu kapsamda, döküntü ve yüksek ateşle seyreden hastalık tablosunda, uzman bir hekim tarafından hastanın ayrıntılı öyküsü alınarak detaylı fizik muayene yapılması gerekir. Aynı zamanda, gerekli görülen görüntüleme ve laboratuvar tetkiklerinin sonuçlarıyla genel bir değerlendirmenin yapılması da oldukça önemlidir. Elde edilen veriler ışığında tanı kesinleştirilerek gerekli tedavi adımları planlanır.

El ayak ağız hastalığı temelde viral bir enfeksiyon olduğundan, tedavide antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Ayrıca, hastalık kendi kendini sınırlayıcı özellik gösterdiğinden; tedavide asıl hedeflenen nokta, hastalık atlatılana kadar hastanın semptomatik tedavisinin yapılmasıdır. Bu semptomatik tedavi de hastalık kaynaklı ortaya çıkan belirtilerin hafifletilmesi veya tamamen ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Hastalık sıklıkla takip altında 10 gün içinde kendiliğinden iyileşir.

Ateş ve halsizlik gibi belirtilerin giderilmesinde sıklıkla antienflamatuar ilaçlardan faydalanılır. Bunun yanı sıra, boğaz ağrısı ve iştah kaybı nedeniyle beslenme düzeni bozulabileceğinden, sindirim ve tüketimi daha kolay besinlerin tercih edilmesi önerilir. Hastalık süresince ağzı tahriş edici gazlı içeceklerle birlikte, baharatlı ve tuzlu yiyeceklerin tüketilmesi önerilmez.

Hastalıktan korunmaya yönelik olarak alınması gereken en önemli tedbir el hijyenine dikkat edilmesidir. Bu bağlamda, yemek öncesi ve sonrası ile tuvalet sonrası ellerin temizliğine mutlaka özen gösterilmeli, eller bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Aynı şekilde, meyve ve sebzeler başta olmak üzere gıdaların bol suyla temizlendikten sonra tüketilmesi de oldukça önemlidir. Son olarak, ortak kullanım alanlarının düzenli olarak dezenfekte edilmesi ve yüzeylerin temizliğine dikkat edilmesi de hastalığın bulaşmasının önlenmesinde alınabilecek önemli tedbirler arasında yer alır.

Uzm. Dr.
Cansever Aydın
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
MEDICANA INTERNATIONAL İZMİR, HİZMETİNİZDE!
Profili Gör
Oluşturma: 29.12.2020 02:12
Son Güncelleme: 29.12.2020 02:12
Oluşturan: Cansever Aydın
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri