SAĞLIK REHBERİ


Mide Yanması



Mide ve bağırsak problemleri günlük hayatta neredeyse her bireyin sıkça karşılaştığı rahatsızlıklar arasında yer alır. Günlük beslenme alışkanlıklarının yanı sıra, kişide görülen diğer rahatsızlıklar ve yaşam tarzı ile yakından ilişkili olan sindirim problemlerinin önemli bir kısmını mide rahatsızlıkları oluşturur. Bu rahatsızlıklarda en yaygın görülen belirtilerden biri de mide yanmasıdır.

Mide Yanması Nedir?

Mide yanması; hastaların genel anlamda karnın sol üst kısmı veya göbek deliğinin hemen üst kısmında yanma, ekşime veya batma şeklinde hissettiği ağrı şekline verilen isimdir. Yanma şikayeti bazı vakalarda göğüs veya boynu da etkileyebilir ve göğüs ağrısı ya da karın ağrısı ile karıştırılabilir. Mide yanması, çoğu hastalıkta belirli dönemlerde şiddetlenir ve belli bir süre boyunca azaldıktan sonra gün içinde tekrarlayabilir. Bu anlamda, mide yanması şikayeti; kişinin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir ve gıda alımını güçleştirerek halsizlik veya kilo kaybına neden olabilir.

Mide Yanması Neden Olur?

Mide yanması şikayeti temelde mide ile ilişkili rahatsızlıkların seyrinde görülse de başka sağlık sorunları da midede yanmaya yol açabilir. Mide yanmasına neden olabilecek faktörler şu şekilde sıralanabilir:

    Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH): Mide yanmasının en yaygın nedeni; mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonrası, dokuların tahriş olmasıyla ilişkili bir durumdur. Halk arasında reflü olarak da bilinen GÖRH adı verilen bu hastalık; kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Temelde yemek borusunun mide ile birleştiği bölgede doku kalınlaşması ile karakterize olan bu hastalık; gıda geçişini kontrol etmekle görevli olan ve sfinkter adı verilen bölgede yeterli izolasyon sağlanamadığı durumlarda, mide içeriğinin tekrar yukarı doğru çıkmasına neden olur. Hastalığın şiddetine bağlı olarak; mide, göğüs, boyun veya genizde yanma görülebilir.

    Gastritler: Midenin çeşitli faktörlere bağlı olarak iltihaplanması veya mide yüzeyinin tahriş olması sonucu gelişen gastritler, hastalığın seyrine göre akut (ani) veya kronik (uzun dönem) olarak ikiye ayrılır. Akut gastritler, kontrolsüz anti-inflamatuar kullanımı veya mideyi tahriş edebilecek yiyecek/içeceklerin tüketimiyle ilişkili bir rahatsızlıktır. Kronik gastritler ise H.pylori gibi bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonlar başta olmak üzere, safra reflüsü gibi sindirim sisteminde görülen bazı sağlık sorunlarına bağlı olarak gelişebilir. Gastrit vakalarında, yanma şikayeti genellikle midenin de yer aldığı karnın sol üst kısmında görülür.

    Peptik ülser: Mide veya onikiparmak bağırsağı dokusunun çeşitli faktörler sonucu zarar görmesi ve bu dokularda ülser ortaya çıkmasına neden olan peptik ülser hastalığında; gıda alımına bağlı olarak midede şiddetli yanma ve ağrı hissedilebilir. Bu hastalık, genellikle kronik gastrit sonucu ortaya çıkar. Ancak, bazı durumlarda kontrolsüz ilaç kullanımı sonucu da peptik ülser gelişebilir. Ülserin uzun süre boyunca devam etmesi; hastalığın görüldüğü bölgede kanama, tıkanma veya delinmeye yol açabilir.

    Kalp krizi: Özellikle başka kronik hastalıkları da bulunan ileri yaştaki bireylerin kalp krizi geçirmesi sonucu, bazı vakalarda mide yanması belirtisi ortaya çıkabilir. Bu nedenle, kalp hastalığı olan ileri yaştaki bireylerde mide yanması şikayetinin görüldüğü durumlarda, kalp krizi olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır.

    Diyabetik gastroparezi: Şeker hastalarında uzun süre boyunca kan şekerinin kontrol altında tutulamamasına bağlı olarak, mide-bağırsak sisteminin düzenlenmesinden sorumlu olan sinir hücreleri zarar görebilir ve bunun sonucunda, birtakım sindirim problemleri ortaya çıkabilir. Bu problemler arasında ishal veya kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık ve mide yanması şikayetleri yer alır.

    Fonksiyonel dispepsi: Bazı hastalarda herhangi bir organik rahatsızlık tespit edilememesine rağmen, mideyle ilişkili sindirim sistemi sorunları ortaya çıkabilir. Huzursuz (irritabl) bağırsak sendromu gibi bu rahatsızlıklarda dispepsiden söz edilebilir. Bu rahatsızlık; hazımsızlık, şişkinlik, geğirme ve mide yanması gibi şikayetlerle kendini gösterir.

Tüm bu faktörlerin yanı sıra; sigara kullanımı, obezite, gebelik, fazla kafein alımı ve baharatlı veya asitli yiyecek/içecekler de mide yanmasına neden olabilir.

Mide Yanması Hangi Belirtilere Eşlik Edebilir?

Mide yanması genel anlamda sindirim sistemi problemleri ile ilişkili olduğundan, mide yanması görülen hastalarda altta yatan nedene bağlı olarak başka belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu anlamda, mide yanmasına eşlik eden belirtiler şu şekildedir:

    • Özellikle sol üst kadranda olmak üzere, kolik tarzda (aralıklı) ve bıçak saplanır gibi karın ağrısı
    • Bulantı ve kusma
    • Halsizlik ve yorgunluk
    • Şişkinlik ve hazımsızlık
    • İshal veya kabızlık
    • İştah kaybı, kilo kaybı
    • Geğirme
    • Ağza acı su veya gıda artıklarının gelmesi
    • Kötü ağız kokusu


Mide Yanması Nasıl Tedavi Edilir?

Mide yanması şikayetinin tedavisinde öncelikle altta yatan nedenin tespit edilmesi gerekir. Buna yönelik yapılan tetkiklerin ardından belirlenen sorunu ortadan kaldırma amacıyla uygulanan spesifik tedavi, mide yanması şikayetinin giderilmesinde etkilidir. Mide yanmasının en yaygın nedeni olan GÖRH hastalığının tedavisinde genellikle ilaç tedavisine başvurulurken, bazı vakalarda cerrahi yöntemlerin uygulanması gerekebilir. İlaç tedavisinde ise genel anlamda antiasitler, antihistaminikler ve proton pompa inhibitörleri kullanılır. Bunun yanı sıra, hastanın hayat tarzında birtakım değişikliklere gitmesi de gerekebilir. Örneğin; hastalara baharatlı ve asitli yiyecek/içeceklerden kaçınmaları, az ve sık öğünler halinde beslenmeleri, yatmadan 2 saat önce gıda alımını kesmeleri ve stresten uzak durmaları önerilir. Aynı zamanda, fazla kilosu olan hastaların düzenli egzersiz ve sağlıklı bir beslenme düzeniyle kilo vermesi de kritik önem taşır.

Gastrit veya peptik ülser gibi rahatsızlıkların görüldüğü durumlarda, altta yatan nedene bağlı olarak hastaların kullandığı ilaçlar yeniden düzenlenebilir, hastalara mide koruyucu ilaçlar reçete edilebilir veya enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisine başvurulabilir.

Oluşturma: 03.06.2021 10:02
Son Güncelleme: 05.07.2021 03:06
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu
+A A-