Narkolepsi

Narkolepsi



Vücudumuzda meydana gelen çeşitli sağlık sorunları, iş ve sosyal hayatı ciddi anlamda olumsuz etkileyerek, kişilerde bedensel zararlar ortaya çıkarabilecek sıkıntılı durumlar yaratabilmektedir. Özellikle sinir sistemi temelinde gelişebilen bu rahatsızlıklardan biri gün içinde sık sık uykuya dalma atakları ile seyreden narkolepsi hastalığıdır.

 

Narkolepsi nedir?

Narkolepsi hastalığı, kişinin istemsiz olarak gün içinde sık sık uyku isteği hissetmesi, uyku davranışı göstermesi ve bazı hastalarda vücuttaki kasların tonusunu kaybederek boşalmasına bağlı yığılması durumudur. Anormal uyku davranışı olarak da tanımlanabilen narkolepsi nadir görülen bir kronik hastalık olsa da; kişilerin günlük hayat kalitesine ciddi olumsuz etkileri olan, tedavi ile kontrol altına alınabilir bir rahatsızlıktır.

Narkolepsisi olan kişiler gün içinde, uygunsuz ortamlarda aniden uykuya dalabilir, uykulu ruh haline girebilir veya uyumaya karşı aşırı istek hissedebilir. Yine narkolepsi hastaları gün içinde gelişen uyku atakları nedeniyle, gece sık sık bölünen bir uyku periyodu geçirebilir. Bazı hastalarda ise vücuttaki kasların kasılma gücünü (tonus) geçici olarak kaybetmesi sonucu kişi aniden yığılabilir. Bu duruma katapleksi adı verilir.

Tüm bu nedenlerle, narkolepsi kişinin sağlığına doğrudan etki etmese de; hastalarda ciddi yaralanmalara ve hayatı tehdit edebilen problemlere yol açabilmesi açısından son derece önemlidir. Yine narkolepsiye bağlı gündüz vakitlerinde yoğun uyku hali ve konsantrasyon eksiklikleri nedeniyle; kişilerin sosyal hayatları, iş performansları ve eğitim durumları olumsuz etkilenebilir.

Narkolepsi neden olur?

Narkolepsinin temelde sinir sisteminde uyku düzenini sağlamakla görevli merkezlerde hipokretin adı verilen bir proteinin yetersiz sentezlenmesine bağlı geliştiği düşünülmektedir. Buna bağlı olarak, uyku merkezleri düzgün çalışamaz ve kişi istemsiz olarak gün içinde uyku ihtiyacı hisseder. Bununla birlikte bazı hastalarda hipokretin seviyesi normal olmasına rağmen narkolepsi görülebilmektedir.

Bu doğrultuda narkolepsi temelde iki ana form içinde değerlendirilir:

  • Tip I narkolepsi en sık görülen formdur. Bu durumda hastada hipokretin yetersizliği söz konusudur ve buna bağlı olarak uyku atakları ile birlikte katepleksi gelişebilir.
  • Tip II narkolepsi ise hipokretin düzeyinin normal olduğu ve katepleksinin görülmediği uyku atakları ile karakterizedir.

Araştırmalar hipokretin eksikliğinin narkolepsiye yol açtığı üzerinde dursa da; uyku-uyanıklık döngüsünden sorumlu merkezleri etkileyen toksinler, enfeksiyonlar, stres ve travmaların da narkolepsiye yol açabildiği kabul edilir. Hipokretin üretimi genetik faktörlerle ilişkili olduğundan narkolepsi kalıtsal olabilir; bu açıdan aile öyküsü oldukça önemli bir diğer faktördür. Son olarak, narkolepsi sıklıkla 10 ila 30 yaşları arasındaki gençler ve genç yetişkinlerde ortaya çıkar. Bu anlamda yaş faktörü de bir diğer önemli parametre olarak karşımıza çıkar.

Narkolepsi belirtileri nelerdir?

Narkolepsi genel itibariyle uyku davranışının ortaya çıkması ve kas gücünün kaybı ile izlense de; aşağıdaki klinik belirtiler narkolepsi hastalarında sıklıkla izlenir:

  • Belirgin gündüz uykululuk hali
  • Gün içinde ciddi konsantrasyon kaybı
  • Katapleksi adı verilen ani kasların boşalması durumu. Katapleksi sadece göz kapaklarının aniden kapanmasından tüm vücudun yığılmasına kadar değişen şiddetlerde gelişebilir. Yine gülme, öfkelenme veya korku gibi ani duygu değişimlerinin yaşandığı anlarda katepleksi tetiklenebilir.
  • Gün içindeki uyku ataklarında hızlı bir şekilde REM uykusuna geçilmesi. Normal kişilerde uyku süresince aralıklarla REM adı verilen gözlerin hızlı hareket ettiği ve aktif rüyaların görüldüğü aşamaya geçilir. Normal uykuda 90 dakika içinde ortaya çıkan REM uykusu; narkolepsi hastalarında ataklar esnasında 15 dakika içinde görülebilir.
  • Uykuya dalış veya uyanış süresince hastalar geçici olarak felç yaşanması
  • Uykuya dalış veya uyanış süresince halüsinasyon görülmesi
  • Gece uykusunda sık sık bölünmeler
  • Uykuya dalış veya uyanış esnasında çiğneme, araç sürme gibi anormal davranışlar gösterme

Bunların yanında narkolepsi; obstrüktif uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu ve insomnia gibi çeşitli uyku bozukluklarıyla ilişkili olabilir veya birlikte görülebilir.

Narkolepsi tedavisinde ne yapılır?

Narkolepsi genç yaşlarda görülen kronik bir problem olduğundan, sıklıkla tanıda atlanan durumlardan biridir. Bu bakımdan narkolepsinin uzman bir hekim tarafından değerlendirme sonrası tanısının konulması son derece önemlidir. Hekim ayrıntılı bir hastalık öyküsü aldıktan sonra, detaylı fizik muayene yapar. Ardından genellikle uyku bozukluğunun incelenmesi için birtakım uyku testleri ve nörolojik incelemeler tanıda yardımcı veriler sunması için tercih edilir. Hekim gerekli gördüğü takdirde ek görüntüleme ve laboratuvar tetkiklerine başvurulabilir. Tüm bunlardan elde edilen veriler doğrultusunda narkolepsi tanısı konur ve gerekli tedavi planlaması yapılır.

Her ne kadar narkolepsinin kesin tedavisi bulunmasa da; hastalık semptomları kontrol altına alınarak hayat kalitesi yükseltilebilir. Bu bağlamda aşağıdaki tedavi yöntemleri sıklıkla narkolepsi tedavi süresince uygulanır:

  • İlaç tedavisi en sık kullanılan yöntemdir. Bu doğrultuda amfetaminler ve çeşitli stimülan ilaçlar sıklıkla reçete edilmektedir. Bunun yanında antidepresanlar, sodyum oksibat ve pitolisant gibi tedavi yöntemleri de narkolepsi semptomlarının kontrolünde başvurulan diğer ilaç tedavilerini oluşturur.
  • Yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin bir diğer önemli ayağını oluşturur. Bu bakımdan kişiyi tehlikeye sokacak aktivitelerden kaçınılması, sosyal ve iş çevresinin hastalık hakkında bilgilendirilmesi ve kişinin kendi rahatsızlığının farkında olarak önlemler alması faydalıdır.
  • Narkoleptik kişiler hareketsiz yaşam tarzına yatkın olduklarından obezite sık görülen problemler arasındadır. Bu bakımdan sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığının kazanılması ve düzenli egzersiz yapılması oldukça önemlidir.
  • Gün içinde kısa şekerlemeler planlanması faydalıdır. Öğünler sonrası 15 dakikalık kısa uykular gün içindeki atakların sıklığını azaltır.
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarına son verilmelidir.
  • Sürücülük gibi bazı hayati tehdit oluşturacak aktiviteler narkolepsi hastaları için kısıtlanabilmektedir. Bu bakımdan hastanın gerekli araştırmaları yapması ve buna göre tedbir alması gerekebilir.
  • Narkolepsi kişinin sosyal hayatını olumsuz etkilediğinden, çeşitli psikiyatrik hastalıkların gelişiminde etkili olabilir. Bu bakımdan hastaların depresyon ve anksiyete gibi rahatsızlıkları varsa, profesyonel yardım alarak gerekli tedavileri alması önemlidir.
Uzm. Dr.
Oğuzhan Onultan
Nöroloji
MEDICANA KADIKÖY
Profili Gör
Oluşturma: 31.05.2024 10:52
Son Güncelleme: 05.06.2024 02:30
Oluşturan: Oğuzhan Onultan
+A A-