Düşük FODMAP diyeti nedir? İrritabl bağırsak sendromunda beslenme

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Düşük FODMAP diyeti, bağırsaklarda emilimi sınırlı olan ve sindirim sistemi şikâyetlerini tetikleyebilen belirli karbonhidratların beslenmede azaltılmasını temel alır. Özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi fonksiyonel gastrointestinal hastalıklarda, şikâyetlere yol açan besinleri belirlemek amacıyla belirli bir süre uygulanabilen eliminasyon diyeti olarak kullanılır. Düşük FODMAP diyeti, temel olarak kilo kaybını değil, sindirim sistemi şikâyetlerini azaltmayı ve semptomları tetikleyen besinleri belirlemeyi amaçlar.

entry image

FODMAP nedir, düşük FODMAP diyeti nasıl işler?

FODMAP, bağırsaklarda tam olarak emilemeyen ve fermente olabilen kısa zincirli karbonhidratlardan oluşan bir grubu ifade eder. FODMAP kısaltması; fermente olabilen oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve poliolleri kapsar.  Bu bileşenler ince bağırsakta yeterince emilemeyen, kolona ulaştığında bakteriler tarafından hızla fermente edilen küçük ve ozmotik açıdan aktif moleküllerdir. Bu karbonhidratlar ince bağırsakta yeterince emilmeden kalın bağırsağa ulaşabilir.

Bu süreç kolonda su içeriğini artırır, gaz üretimini tetikler ve bağırsak duvarında gerginlik hissi oluşturarak şişkinlik, kramp ve rahatsızlık gibi belirtilere yol açabilir. Soğan, sarımsak, buğday, bazı baklagiller, laktoz içeren süt ürünleri, elma ve armut gibi bazı meyveler ile şekersiz sakızlarda bulunan tatlandırıcılar yüksek FODMAP içeriğine sahip başlıca besin gruplarıdır.

Düşük FODMAP diyeti kimler için uygundur?

Derleme çalışmalarında, düşük FODMAP diyetinin özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS) olan bireylerde semptomların yönetimine yönelik olarak araştırıldığı ve kullanıldığı belirtilmektedir.

Türkiye Klinikleri bünyesinde yayımlanan bir derlemeye göre düşük FODMAP diyeti; ön aşama, kısıtlayıcı aşama ve FODMAP'ların yeniden diyete tanıtılması aşaması olmak üzere üç bölümden oluşan yapılandırılmış bir süreçtir. Aynı kaynakta, bu diyetin İBS semptomlarını azaltmasının yanı sıra Crohn hastalığı, ülseratif kolit, çölyak dışı gluten duyarlılığı, divertikülit ve fonksiyonel dispepsi gibi bazı gastrointestinal tabloların semptomlarında da yararlı olabileceğine dair kanıtlar bulunduğu belirtiliyor.

Güncel Gastroenteroloji Dergisi'nde yer alan bir derleme makalesinde ise İBS için en sık önerilen beslenme tedavisinin düşük FODMAP diyeti olduğu, ancak uzun vadeli etkinliğe ilişkin kesin sonuçların henüz netleşmediği vurgulanıyor. Bu nedenle diyetin bir diyetisyen ve gastroenteroloji uzmanı eşliğinde, kişiye özel şekilde planlanması öneriliyor.

Düşük FODMAP diyeti nasıl uygulanır?

Düşük FODMAP diyeti, besinlerin kademeli olarak kısıtlandığı ve yeniden diyete eklendiği üç aşamalı bir eliminasyon diyetidir:

1. Aşama

Eliminasyon aşaması genellikle 2–6 hafta uygulanır. Bu süre boyunca yüksek FODMAP içeren besinler kısıtlanarak semptomlardaki değişim takip edilir. Bazı kişilerde şikâyetlerdeki düzelme birkaç hafta içinde belirginleşebilir.

2. Aşama

Semptomlarda iyileşme görülürse ikinci aşamaya geçilir; burada FODMAP grupları (fruktanlar, laktoz, fruktoz, galakto-oligosakkaritler ve polioller gibi) tek tek ve kontrollü miktarlarda yeniden diyete eklenir. Böylece hangi besin grubunun semptomu tetiklediği belirlenmeye çalışılır.

3. Aşama

Son aşamada ise kişiye özel, sürdürülebilir ve mümkün olduğunca az kısıtlayıcı bir beslenme planı oluşturulur. Bu üç aşamalı yapı, diyetin sadece kısa süreli bir eliminasyon değil, kişiselleştirilmiş bir tanı-tedavi süreci olduğunu gösterir.

Hasta perspektifinden sık yapılan yanılgılar

Düşük FODMAP diyeti hakkında hastalar arasında yaygın olan bazı yanlış inanışlar, tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir.

"Düşük FODMAP diyeti süresiz olarak uygulanması gereken kalıcı bir beslenme şeklidir." (Yaygın yanılgı)

Diyet aslında kısıtlayıcı aşamanın belirli bir süreyle sınırlı tutulup ardından besinlerin kademeli olarak yeniden eklendiği geçici bir süreçtir. (Gerçek)

"Gluten içeren her besin FODMAP açısından da yüksektir, bu yüzden glutensiz beslenmek düşük FODMAP diyeti uygulamak anlamına gelir."  (Yaygın yanılgı)

 Buğdayın FODMAP içeriği asıl olarak fruktanlardan kaynaklanır; glutensiz ürünler otomatik olarak düşük FODMAP olmayabilir, bu iki kavram birbirinin yerine geçmez. (Gerçek)

"Bu diyet herkes için kilo verdirici bir beslenme programıdır." (Yaygın yanılgı)

Diyetin amacı kilo kontrolü değil, İBS gibi durumlarda gastrointestinal semptomları azaltmaktır ve doğru uygulanmadığında beslenme yetersizliklerine yol açabilir. (Gerçek)

"Laktoz içermeyen tüm süt ürünleri güvenle tüketilebilir çünkü FODMAP problemi sadece laktozdan kaynaklanır." (Yaygın yanılgı)

Süt ürünlerinde laktoz dışında da FODMAP kaynağı bileşenler bulunabilir, bu yüzden ürün bazında değerlendirme yapılması gerekir. (Gerçek)

"Diyetisyen desteği olmadan internetteki listelere bakarak bu diyet güvenle uygulanabilir." (Yaygın yanılgı)

Uzun süreli ve kontrolsüz kısıtlama besin çeşitliliğini azaltabileceğinden, sürecin bir diyetisyen veya gastroenteroloji uzmanı gözetiminde yürütülmesi önerilir. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?

Karın ağrısı, şişkinlik veya bağırsak alışkanlığındaki değişiklikler birkaç haftadan uzun sürüyor, günlük yaşamı etkiliyor veya kendiliğinden geçmiyorsa bir iç hastalıkları veya gastroenteroloji uzmanına başvurulması uygundur.

Kilo kaybı, gece uyandıran karın ağrısı, dışkıda kan görülmesi, ateş, ailede kolorektal kanser veya inflamatuar bağırsak hastalığı öyküsü, 50 yaş sonrası yeni başlayan semptomlar ya da anemi bulguları varsa bu durum "alarm semptomları" olarak değerlendirilir ve diyet denemesi öncesinde altta yatan organik bir hastalığın dışlanması için gastroenteroloji değerlendirmesi gereklidir.

Şiddetli, ani başlayan karın ağrısı, sürekli kusma, ciddi kanama, yüksek ateş eşliğinde karın ağrısı veya bilinç değişikliği gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Diyet planlaması sürecinde beslenme yetersizliği belirtileri (aşırı kilo kaybı, halsizlik, saç dökülmesi gibi) fark edilirse bir diyetisyene danışılması önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

Sık sorulan sorular

Kısıtlayıcı aşama genellikle 2-6 hafta arasında sürer; bu süre kişiye ve semptomların seyrine göre uzman tarafından belirlenir. Bu süreçte yüksek FODMAP içeren besinler sınırlandırılarak sindirim sistemi şikâyetlerindeki değişim takip edilir. Semptomlarda belirgin bir iyileşme sağlandığında, sonraki aşamada kısıtlanan besinler kontrollü ve kademeli olarak yeniden beslenmeye eklenir.
Hayır. Glutensiz diyet çölyak hastalığı veya gluten duyarlılığına yönelikken, düşük FODMAP diyeti belirli fermente olabilen karbonhidratları hedefler ve farklı besin gruplarını kapsar. Düşük FODMAP diyetinde amaç gluteni tamamen ortadan kaldırmak değil, semptomları tetikleyebilen FODMAP içeren besinleri belirli bir süre kısıtlayarak kişinin hangi besinleri ve miktarları daha iyi tolere edebildiğini belirlemektir. Bu nedenle iki beslenme yaklaşımının uygulanma amacı ve kapsamı birbirinden farklıdır.
Yeme bozukluğu öyküsü olan, hamile veya emziren, altta yatan ciddi bir beslenme yetersizliği riski taşıyan kişilerde bu diyetin uygulanması dikkatli bir klinik değerlendirme gerektirir.
Pirinç, patates, havuç, salatalık, muz, portakal, yağsız et ve laktozsuz süt ürünleri genellikle düşük FODMAP grubunda yer alır; ancak porsiyon miktarı da önemlidir. Bunun nedeni, bazı besinlerin küçük porsiyonlarda düşük FODMAP olarak değerlendirilirken daha yüksek miktarlarda FODMAP içeriğinin artabilmesidir. Bu nedenle besinlerin yalnızca türüne değil, tüketilen miktara da dikkat edilmesi gerekir.
Hedef, tolere edilebilen besinlerin kademeli olarak geri eklenmesiyle mümkün olduğunca dengeli ve az kısıtlayıcı bir beslenme düzenine ulaşmaktır; tamamen eski düzene dönmek yerine kişiye özel bir plan oluşturulması önerilir.
Çocuklarda büyüme ve gelişme döneminde besin kısıtlaması ek riskler taşıdığından, uygulama ancak gastroenteroloji ve diyetisyen iş birliğiyle, yakın takip altında değerlendirilmelidir.

İlgili Bölüm Hekimleri

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın