SAĞLIK REHBERİ


Kardiyoloji İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular



Tansiyon Hangi Nedenlerden Dolayı Yükselir?

Yüksek tansiyonun pek çok sebebi olmakla birlikte genel geçer bazı nedenleri bulunmaktadır. Tuz oranı yüksek olan ayran, turşu, şalgam suyu, kahve ve kafein içeren içeceklerin aşırı tüketilmesi ani tansiyon yükselmesinin başlıca nedenleri arasındadır. Şehir değişikliğinde yaşanabilecek hava çarpıntısı da büyük ve küçük tansiyon oranlarının yükselişine sebep olabilmektedir.

Bu unsurların yanı sıra psikolojik olarak üzüntü, sinirlenme, stres ve kaygı gibi unsurların da tansiyonu olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Tansiyonun tehlikeli şekilde yükselmesinden kaçınmak için ani duygu değişimlerinden uzak durmak önerilmektedir.

Düzensiz Kalp Atışları Neleri Tetiklemektedir?

Kalbin düzensiz atması sonucu meydana gelen aritmi, çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden ortaya çıkmaktadır. Ancak aritminin belirtilerinden daha çok doğurduğu sonuçlar daha önemlidir. Kalp atışındaki düzensizlikler, yüksek ihtimalle ani çarpıntı ve baş dönmesi ile sonuçlanmaktadır. Nedensiz yere vücudun yorgun düşmesi ve bitkinlik durumu da düzensiz kalp atışı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Düzensiz kalp atışının doğurduğu en büyük sonuç ise bayılmadır. Baygınlığın kalp ritmindeki düzensizlikten dolayı gerçekleşmesi, aslında daha ciddi bir rahatsızlığın belirtisi de olabilir. Dolayısıyla kalp çarpıntısı eşliğinde bayılan hastanın mutlaka daha detaylı tetkiklerden geçmesi gerekmektedir.

Kalp Krizi Nedir?

Kalbi kan ve oksijen ile besleyen damarlar, sağlıksız bünyelerde bir süre sonra tıkanmaya başlar. Oluşan tıkanmanın büyüklüğüne göre kalpteki kaslar bir süre sonra oksijensiz kalır ve kasılma hareketini yavaş şekilde gerçekleştirir. Damarların bir ya da birkaçının tamamen tıkanması ise kalbin doğrudan oksijensiz kalmasına neden olur. Kalp krizi de oksijensiz kalan kalbin anlık olarak durmasını tanımlayan bir tıp terminolojisidir.

Ani gelişen kalp krizi, tıkanan damarın durumuna göre ölümcül olmaktadır. Dolayısıyla sağlık biliminde en tehlikeli hastalıklar arasında yer almaktadır. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ani gelişen ölümlerin büyük kısmı kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir.

Kalp Krizi Neden Kaynaklanmaktadır ve Nasıl Önlenir?

Günümüzde kalp krizi geçiren hastaların oransal sayısı giderek artmaktadır. Bu artışın perde arkasında ise pek çok neden bulunmaktadır. Kalıtsal hastalıklar, hareketsizlik, aşırı kilo artışı, kolesterol ve sigara/alkol kullanımı gibi etkenler damar tıkanıklığı riskini artırmakta, dolayısıyla kalp krizine zemin hazırlamaktadır. Ayrıca stres, aşırı heyecan ve panik gibi ani psikolojik etkenler de kalp krizini tetiklemektedir.

Kalp krizi riskini tamamen önlemek mümkün olmasa da alınacak önlemler sayesinde riski en aza indirmek mümkün olmaktadır. Düzenli spor yapmak, dengeli beslenme ve aşırı stresten uzak durmak gibi belli başlı faaliyetlerin kalp ve damar hastalığı riskini en aza indirdiği belirtilmektedir. Bunun yanında sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin tüketilmemesi de kalp sağlığını koruyan diğer bir önlem olarak yer alıyor.

Stent Nedir? Kalbe Neden Stent Takılır?

Kalp damar tıkanıklığı yaşayan bir hastanın hayatını eskisi gibi sürdürmesi için cerrahi müdahale çoğu zaman zorunluluk oluyor. Kalp ameliyatında tıkanan damar açılarak damarın iç kısmına boruya benzeyen metal bir tüp yerleştirilir. Tıkalı damarlara takılan bu tüpe ise stent adı verilir. Stent sayesinde kalbe giden damarlar açılarak kan akışı yeniden sağlanır. Böylece hastanın yeniden hayati fonksiyonlarını kazanması amaçlanır.

Kalp stenti her ne kadar damardaki tıkanıklığı açsa da hastalık için kesin çözüm değildir. Stentin etkisini yitirmesi, cerrahi işlem yapılan damarın bir süre sonra yeniden tıkanmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı hasta operasyon sonrası hayatına özel tedbirler ile devam etmeli, ilaç tedavisi ile stent sağlığı korunmalıdır.

Çocuklarda Kalp Hastalığı Görülme Sıklığı Nedir?

Kalp hastalıklarının her ne kadar yetişkinler için büyük bir tehdit olduğu belirtilse de aynı tehdit çocuklarda da geçerlidir. Dengesiz beslenmeden kaynaklı olan obezite, çocuklar için en büyük sağlık problemlerinin başında yer almaktadır. Obezitenin kalp damar hastalıklarını davet ettiği de bilinen bir gerçektir. Özellikle aşırı şişman ve obez olarak nitelendirilen çocuklar için kalp hastalığı görülme sıklığı tehlikeli boyutlardadır.

Aşırı kilonun haricinde genetik yolla geçen kalıtsal hastalıklar da yeni doğan bebekler için risk teşkil etmektedir. Anne ya da babada var olan bir kalp hastalığı, çocuğa gen yoluyla geçebildiğinden dolayı bazı yeni doğan bebeklerde doğuştan kalp sorunları görülüyor. Ancak günümüzün modern tıp koşullarında bu tür kalp hastalıkları doğumdan hemen sonra tespit edilebilmekte ve buna uygun tedaviler uygulanabilmektedir.

Kalp Hastalığı Teşhisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Kalp şikayetiyle hastaneye başvuran hastalar, ilk etapta uzman doktor tarafından fiziksel muayeneye alınır. Bu ilk muayenede kalp hastalığına ilişkin belirtiler görülmesi durumunda ise tam teşhis koyulması için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır.

EKO ve EKG, kalp hastalığı teşhisinde en çok kullanılan iki tanı yöntemidir. Elektrokardiyografi (EKO), ultrason dalgalarından yararlanarak kalbin çalışma aralığını analiz eder. Ses dalgalarını kullanan EKO’nun herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kesin sonuca yönelik elektrokardiyogram (EKG) ise göğüs, kol ve bacaklara yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kalpteki ritim aktivitesini tespit eder. Anlık sonuç veren EKG ile kalpteki ritim bozuklukları kolay bir şekilde saptanır.

EKO ve EKG’nin kesin sonuç vermediği durumlarda ise tanıyı koymak adına göğüs röntgeni ve efor testinden yararlanılır. Vücut organlarının detaylı görüntüsünü veren göğüs röntgeni ile kalp ve damarların durumu detaylı olarak gözlemlenir. Efor testi ise kalp ile ilgili anlık sonuçları veren fiziksel bir aktivitedir. Koşu bandında yürüyen hastanın kalp durumu anlık olarak kontrol edilir ve bunun sonucunda uzman doktor kesin bir teşhis koyabilir.


Oluşturma: 06.11.2020 11:53
Son Güncelleme: 07.11.2020 12:06
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu
+A A-