SAĞLIK REHBERİ


Nistagmus



Çeşitli nörolojik sorunlar, vücuttaki diğer organlarda birtakım bozukluklara yol açarak farklı belirtiler şeklinde kendini gösterebilir. Sinir sistemiyle alakalı problemlerin neden olduğu durumlardan biri olan denge bozuklukları da gözde ortaya çıkan bazı belirtilerle kendini gösterebilir. Bu belirtilerin en sık görülenlerinden biri de nistagmus adı verilen rahatsızlıktır.

Nistagmus Nedir?

Nistagmus; bir veya her iki gözün, istemsiz olarak hızlı şekilde belirli yönlere doğru hareket etmesi olarak tanımlanabilir. Bazı durumlarda belirti göstermeden seyreden bir rahatsızlık olsa da genellikle bulanık görme gibi birtakım görme bozuklukları bu duruma eşlik edebilir. Nistagmus; hastanın bu şikayetle hastaneye başvurduğu bir durumdan ziyade, denge bozukluğu gibi şikayetlere yönelik yapılan muayeneler sonucunda tespit edilen bir bulgudur.

Nistagmus Nasıl Ortaya Çıkar?

Sağlıklı kişilerde vücut dengesinin korunmasını sağlayan birtakım mekanizmalar bulunur. Bu mekanizmalar farklı sistemlerde yer alan çeşitli organların birlikte ve düzgün çalışmasına katkıda bulunarak dengenin korunmasını sağlar. Bu organlar; beynin denge merkezi olan beyincik, beyin sapı ve beyin çekirdekleri, iç kulakta yer alan yarım daire kanalları, utrikül ve sakkül cisimcikleri, eklem ve tendonlarda yer alan reseptörler aracılığıyla beyne iletilen propioseptif duyu (özduyum) ve gözlerdir.

Dengenin sağlanmasına yardımcı olan her bir organ, farklı şekillerde bu sürece katılır. Örneğin, gözler, kişinin bulunduğu konum ve vücut pozisyonuna göre ilgili kasların kasılmasını tetiklemek için beyne birtakım uyarılar gönderir. Gözler, özellikle vücudumuz çeşitli yönlere doğru hareket ettiği sırada vücudun ilk pozisyonu ile aldığı yeni pozisyon arasındaki görüş farkından yola çıkarak, dengenin hangi tarafa verilmesi gerektiğini takip eder.

Denge kaybına neden olan çeşitli durumlarda, gözler, o sırada hareket eden vücudun yeni konumu ve eski konumunu kıyaslarken, denge kaybına bağlı olarak aksayabilir. Bunun sonucunda göz, vücudun eski konumu ile vücudun hareket yönü arasında hızlı sıçramalar yaşar. Bu sıçramalar tıp dilinde nistagmus olarak adlandırılır.

Nistagmusun yönü ve doğrultusu; altta yatan denge kaybına yol açan sağlık sorunu ile yakından ilişkilidir. Aynı şekilde, nistagmusun yönü mevcut hastalığın hangi organı etkilediği yönünde de önemli ipuçları verebilir. Nistagmusun yönüne göre bu rahatsızlığın türleri şu şekildedir:

Horizontal Nistagmus

Gözün yatay düzlemde, sağa veya sola doğru yaptığı sıçramalar horizontal nistagmus olarak adlandırılır. Bu tür, en sık karşılaşılan nistagmus türüdür. Özellikle iç kulaktaki denge organlarına ilişkin hastalıklarda ilgili tarafa doğru horizontal nistagmus ile karşılaşılabilir. Bununla birlikte, nörolojik hastalıklarda da horizontal nistagmus ortaya çıkabilir. Horizontal nistagmus, hareket veya muayene yoluyla tetiklenebilir; nistagmusun şiddeti zamanla ve hareketin tekrarlanmasıyla azalır.

Vertikal Nistagmus

Gözün dikey düzlemde yukarı, aşağı veya çapraz yönlerde sıçramalar yapması vertikal nistagmus olarak adlandırılır. Bu durum özellikle beyin ve sinir sistemini etkileyen nörolojik hastalıklarda görülür. Horizontal nistagmus gibi muayene sırasında tetiklenebilen bu hastalık aynı zamanda spontane de gelişebilir. Şiddeti hareketle birlikte artabilir ve horizontal nistagmusa göre daha uzun sürelidir.

Rotasyonel (Torsiyonel) Nistagmus

Rotasyonel nistagmus; gözün kendi ekseni etrafında rotasyon hareketiyle dairesel sıçrama yapmasına verilen isimdir. Vertikal nistagmusa benzer şekilde sinir sistemiyle alakalı rahatsızlıklarda görülebilir.

Nistagmus Nedenleri Nelerdir?

Nistagmus; etkilenen denge organına bağlı olarak farklı türlerde görülebileceğinden, çok farklı hastalıklardan kaynaklı olabilir. Bu anlamda, altta yatan tipe göre, aşağıdaki hastalıklarda nistagmus ortaya çıkabilir:

    • Aşağıdaki durumlarda horizontal nistagmus görülebilir:

    Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV): Halk arasında kulak kristalinin oynaması veya hareket etmesi olarak da bilinen BPPV adı verilen hastalıkta, sakkülde bulunan kristallerin yarım daire kanallarına kaçması sonucu baş dönmesi ile birlikte şiddetli nistagmus görülür. Özellikle kulağın etkilenen tarafındaki ilgili kanalın hareket etmesi sonucu nistagmus tetiklenir.

    Vestibüler nörit: Kulak içindeki denge organlarında bulunan sinirin iltihaplanması sonucu denge kaybı ve baş dönmesi ile birlikte nistagmus da görülebilir.

    Akut labirentit: İç kulakta işitme ve denge organlarının yer aldığı bölgeye labirent adı verilir. Bu bölgenin iltihaplanması işitme kaybı ile birlikte baş dönmesi ve nistagmusa neden olur.

    Akustik nörinom: İç kulakta yer alan organlara ait sinirlerde görülen iyi huylu tümör olarak tanımlanan akustik nörinom, ilgili organların fonksiyonlarını bozarak nistagmusa yol açabilir.

    • Aşağıdaki durumlarda ise horizontal, vertikal veya torsiyonel nistagmus görülebilir:

    Serebrovasküler hastalıklar: Beyin damar hastalıklarında; beyin çekirdekleri, beyin sapı veya beyinciğin etkilendiği durumlarda, çeşitli nörolojik belirtilerin yanında nistagmus da görülebilir.

    Beyin tümörleri: Beyinde görülen iyi veya kötü huylu tümörler, denge merkezlerine bası yaparak nistagmusa yol açabilir.

    Ensefalit, menenjit gibi enfeksiyonlar: Enflamasyon sonucu denge merkezlerinin etkilenmesine bağlı olarak nistagmus görülebilir.

    Multipl skleroz: Beyinde bulunan denge merkezlerinde bu hastalığa bağlı olarak plak oluşumunun görülmesinin ardından nistagmus ortaya çıkabilir.

    Kafa travması: Baş kısmına alınan şiddetli darbeler, beyinde hasara yol açarak nistagmusa neden olabilir.

    Alkol kullanımı: Alkol, beyin hücrelerinin fonksiyonunu bozarak denge kaybı ile birlikte nistagmusa yol açabilir.

    Göz hastalıkları: Gözdeki kasların düzgün çalışmasını engelleyen strabismus ve katarakt gibi çeşitli göz hastalıkları nistagmusa yol açabilir.

Tüm bu rahatsızlıkların yanı sıra, sağlıklı kişilerde de nistagmus görülebilir. Fizyolojik nistagmus adı verilen bu durum; sıklıkla yakın mesafedeki bir cismin hareketinin takip edilmeye çalışılması veya muayene nedeniyle kulak içine sıcak veya soğuk su damlatılması gibi durumlarda ortaya çıkabilir.

Son olarak, yeni doğan çocuklarda kalıtımsal olarak nistagmus ortaya çıkabilir. İnfantil nistagmus sendromu veya konjenital nistagmus adı verilen bu hastalıkta, 6-12 haftalık bebeklerde nistagmus görülebilir. Bu hastalığın nedeni çoğunlukla genetik faktörlerdir ve aynı zamanda bazı durumlarda hastalarda albinizm de görülebilir.

Nistagmus Belirtileri Nelerdir?

Nistagmus çoğu durumda denge kaybı ile ilgili problemler sonucu ortaya çıktığından, eşlik ettiği belirtiler bu duruma yol açan hastalıkların belirtileri ile yakından ilişkilidir. Bu anlamda, nistagmus tespit edilen bir hastada aşağıdaki belirtiler görülebilir:

    • Baş dönmesi
    • Vertigo
    • Denge bozukluğu
    • Yürüyüş bozukluğu
    • Bulanık görme
    • Çift görme
    • İşitme kaybı
    • His ve güç kaybı
    • Konuşma güçlüğü
    • Baş ağrısı
    • Halsizlik ve yorgunluk

Nistagmus Tedavisi Nasıl Yapılır?

Nistagmus; çok farklı sağlık sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkabilen bir durum olduğundan, doğru ve etkili bir tedavi planının oluşturulması için altta yatan sağlık sorununun doğru tespit edilmesi büyük önem taşır. Bu doğrultuda, uzman bir doktorun hastadan ayrıntılı bir hastalık öyküsü almasının ardından yapılacak detaylı fiziksel muayene oldukça önemlidir. Aynı zamanda, gerekli görüldüğü takdirde, çeşitli görüntüleme ve laboratuvar tetkiklerine başvurulabilir.

Nistagmusun tedavisi temelde, bu incelemeler sonucu tanısı konulan hastalığın tedavi edilmesine dayanır. Bunun yanında, nistagmusa yol açan denge kaybı şikayetini azaltacak veya ortadan kaldıracak çeşitli ilaç tedavileri de uygulanabilir. Bu kapsamda, özellikle betahistin, pirasetam gibi ilaçlar nistagmus tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlar arasında yer alır.

Tüm bunların yanı sıra, altta yatan hastalığa bağlı olarak antibiyotik tedavisine veya cerrahi yöntemlere de başvurulabilir. Bulanık görme gibi şikayetlerin giderilmesi için özel gözlük camları tavsiye edilebilir. Şiddetli göz hareketlerinin önüne geçmek için göz kaslarına botoks yapılabilir. Ağır vakalarda, göz kaslarına tenotomi adı verilen yöntemle cerrahi olarak müdahale edilmesi de söz konusu olabilir.

Op. Dr.
Fatih Kenar
Göz Hastalıkları
MEDICANA KADIKÖY
Profili Gör
Oluşturma: 21.11.2020 11:40
Son Güncelleme: 21.11.2020 11:40
Oluşturan: Fatih Kenar
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri