Sanrısal bozukluk türleri
Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.
Sanrısal bozukluk, kişinin gerçeğe uymayan bir inanca güçlü biçimde bağlandığı ve bu inancın kanıtlara rağmen değişmediği, süreğen bir psikotik bozukluktur. Sanrısal bozuklukta sanrıların dışında kişinin günlük işlevleri uzun süre büyük ölçüde korunabilir; belirgin ve sürekli halüsinasyonlar, ağır düşünce dağınıklığı veya yaygın işlev kaybı varsa şizofreni, şizoaffektif bozukluk ya da başka bir durum araştırılır. Tanı, sanrının içeriğine göre sınıflandırılabilir. Aşağıdaki türler DSM-5-TR’de kullanılan sanrı temelli belirleyicilerdir; kesin tanı yalnızca psikiyatri değerlendirmesiyle konur.
Sanrısal bozukluk türleri
Zulmedilme türü
Kişi kendisinin veya yakınının takip edildiğine, izlendiğine, zehirlendiğine, kandırıldığına, hakkında komplo kurulduğuna ya da zarar görmek üzere olduğuna inanır. Bu tür, sanrısal bozukluğun en sık görülen biçimlerinden biridir. Kişi polise, mahkemeye, iş yerine veya çeşitli kurumlara tekrar tekrar başvurabilir. Bazı kişiler kendilerini korumak amacıyla saldırgan davranışlara yönelebileceğinden risk değerlendirmesi önemlidir.
Erotomanik tür
Kişi, genellikle kendisinden daha yüksek sosyal konumda, tanınmış veya ulaşılması zor bir kişinin kendisine âşık olduğuna inanır. Gerçek iletişim, nötr davranışlar veya medya paylaşımları bu inancın kanıtı olarak yorumlanabilir. Kişi mesaj gönderme, takip etme veya sürekli iletişim kurmaya çalışma davranışları gösterebilir. Bu durum hem kişinin kendisi hem de inancın hedefindeki kişi açısından güvenlik sorunlarına yol açabilir.
Büyüklenmeci tür
Kişi kendisinin olağanüstü bir yeteneğe, bilgiye, güce veya özel bir kimliğe sahip olduğuna inanır. Tanınmış bir kişi olduğunu, önemli bir keşif yaptığını veya özel bir görev için seçildiğini düşünebilir. Büyüklenmeci sanrılar mani döneminde de görülebilir. Bu nedenle kişide uyku ihtiyacında azalma, aşırı konuşma, dürtüsel harcama, yoğun hareketlilik veya belirgin taşkınlık varsa bipolar bozukluk açısından ayrıntılı değerlendirme yapılır.
Kıskançlık türü
Kişi, partnerinin kendisini aldattığına dair gerçekçi bir kanıt bulunmasa bile bundan kesin biçimde emin olur. Telefon kontrolü, sürekli sorgulama, takip etme veya partneri suçlama davranışları görülebilir. Kıskançlık türü; ilişki içi çatışma, kontrol davranışı ve şiddet riski açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Kişinin inancına katılmak veya kanıt sunarak uzun tartışmalara girmek çoğu zaman yardımcı olmaz.
Bedensel tür
Sanrı, bedenle veya sağlıkla ilgili bir konuya odaklanır. Kişi ciddi bir hastalığı olduğuna, vücudunda bozukluk bulunduğuna, kötü koktuğuna, cildinde parazitler yaşadığına veya bir organının çalışmadığına inanabilir. Kişi tekrar tekrar sağlık kuruluşlarına başvurabilir; tetkikler normal çıktığında bile rahatlamayabilir. Bu tablo, gerçek bir tıbbi hastalıkla birlikte de bulunabileceği için belirtiler “tamamen psikolojik” kabul edilmeden önce uygun tıbbi muayene yapılmalıdır.
Karma tür
Birden fazla sanrı teması bulunur ve bunlardan hiçbiri diğerine açık biçimde baskın değildir. Örneğin kişi aynı anda takip edildiğine, partnerinin kendisini aldattığına ve özel bir güce sahip olduğuna inanabilir.
Belirlenmemiş tür
Sanrının baskın teması net biçimde belirlenemediğinde veya sanrı, özel türlerden birine tam olarak uymadığında bu sınıflandırma kullanılabilir.
Sanrı ile yanlış düşünce arasındaki fark
Günlük hayatta herkes yanlış değerlendirmelerde bulunabilir. Bir kişinin bir olay hakkında yanılması, yeterli açıklama veya kanıt sunulduğunda fikrini değiştirebiliyorsa tek başına sanrı değildir.
Sanrıda ise:
- İnanç kişi için kesin gerçeklik taşır
- Karşı kanıtlar genellikle kabul edilmez
- İnanç kültürel veya dini çevrede paylaşılmayan, gerçeğe uymayan bir niteliğe sahiptir
- Kişi davranışlarını bu inanca göre düzenleyebilir
- İnanç ciddi sıkıntı, çatışma veya işlev kaybı oluşturabilir
Ancak kültürel ve dini inançlar sanrı olarak değerlendirilmemelidir. Psikiyatrist, kişinin inancını yaşadığı toplumun ve kültürel çevrenin bağlamı içinde ele alır.
Sanrısal bozukluk nasıl teşhis edilir?
Tanı tek bir kan testi veya beyin görüntülemesiyle konulmaz. Psikiyatri uzmanı, kişinin düşüncelerini, davranışlarını, duygu durumunu, günlük işlevlerini ve belirtilerin süresini değerlendirir.
Tanıda şu noktalar önemlidir:
- Sanrının en az bir ay sürmesi
- Sanrının ana belirti olması
- Kişinin genel işlevselliğinin sanrı dışında uzun süre görece korunması
- Belirgin ve sürekli halüsinasyon veya ağır düşünce dağınıklığının bulunmaması
- Mani ya da majör depresyon dönemlerinin sanrıyı açıklayıp açıklamadığının değerlendirilmesi
- Madde, ilaç veya başka bir tıbbi hastalık etkisinin dışlanması
İlk kez ortaya çıkan sanrılarda özellikle ileri yaşta başlayan belirtiler, demans, epilepsi, beyin tümörü, inme, tiroit hastalıkları, B12 eksikliği, enfeksiyonlar ve madde kullanım bozuklukları araştırılabilir. Gerekli görülürse kan testleri, idrar incelemesi, nörolojik muayene ve beyin görüntüleme yapılır.
Sanrısal bozukluk tedavisi
Tedavi, kişinin belirtilerine, içgörüsüne, risk durumuna ve eşlik eden hastalıklarına göre planlanır.
İlaç tedavisi
Antipsikotik ilaçlar sanrıların yoğunluğunu ve bunlara bağlı sıkıntıyı azaltmak amacıyla kullanılabilir. İlacın seçimi; yaş, kalp-damar durumu, diyabet riski, kilo, diğer ilaçlar ve yan etki profiline göre yapılır. Antipsikotik tedavinin etkisi hemen ortaya çıkmayabilir. İlacın düzenli kullanımı, doz değişiklikleri ve yan etkilerin takibi psikiyatri uzmanı tarafından yürütülmelidir. İlaçlar doktor önerisi olmadan bırakılmamalıdır.
Psikoterapi ve destek
Sanrıyı doğrudan tartışarak ortadan kaldırmaya çalışmak yerine kişinin kaygısını, korkusunu ve günlük işlevlerini ele alan psikoterapötik yaklaşımlar kullanılabilir. Bilişsel davranışçı terapi, kişinin sanrıya bağlı sıkıntıyı azaltmasına ve alternatif açıklamaları değerlendirmesine yardımcı olabilir. Aile eğitimi de önemlidir. Yakınlara sanrıyla tartışmadan iletişim kurma, erken uyarı işaretlerini tanıma ve kriz anında yardım çağırma becerileri kazandırılabilir. Psikoz tedavisinde, psikolojik müdahaleler ve aile müdahalesinin tedavi planına dahil edilmesi önerilmektedir.
Aile üyeleri nasıl iletişim kurmalı?
Sanrısı olan kişi için inancı gerçek olabilir. Aile üyesi:
- “Bunların hepsi saçmalık” diyerek kişiyi küçümsememeli
- Sanrıyı doğru kabul edip inancı güçlendirmemeli
- Uzun süre kanıt göstererek tartışmamalı
- Kişinin korku veya sıkıntısını dinlemeli
- “Senin için çok korkutucu olduğunu anlıyorum; ben aynı şeyi görmüyorum” gibi sakin ifadeler kullanmalı
- Doktor randevusuna ve tedaviye destek olmalı
- Tehdit, takip, silah veya kendine zarar riski varsa güvenliği önceliklendirmeli
Kişi tedaviye karşı isteksiz olabilir. Aile üyeleri ilaçları gizlice vermemeli; acil risk varsa 112 veya en yakın acil servisten destek almalıdır.
Ne zaman acil yardım alınmalı?
Aşağıdaki durumlarda acil psikiyatrik değerlendirme gerekir:
- Kişinin kendine zarar verme veya intihar düşüncesi olması
- Başkasına zarar verme tehdidi
- Sanrı nedeniyle birini takip etme, saldırma veya tehdit etme
- Emir veren sesler duyma
- Yemek, su veya ilaç almayı tamamen reddetme
- Günlerce uyumama ve aşırı taşkınlık
- Bilinç bulanıklığı, nöbet veya ani davranış değişikliği
- Ateş, yeni nörolojik bulgu veya ciddi tıbbi belirti
Kişi acil tehlike oluşturuyorsa yalnız bırakılmamalı, ortamda silah, bıçak veya zarar verici nesneler varsa güvenli biçimde uzaklaştırılmalı ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.














































































































































































































